Uluönder, Zincirlikuyu, Şirintepe ile Batıkent, Çamlıca arasındaki ulaşımı sağlayan ve uzun süredir “deneme uygulaması” adı altında kapalı tutulan kavşak UKOME kararıyla kalıcı olarak kapatıldı. Kavşağın kapatılması ile bu mahalleler arasındaki ulaşım bütünlüğü de kalıcı şekilde zayıflatılmış oldu.

Daha önce “Batıkent Kavşağı Çözüm Bekliyor” başlıklı bir yazıyı kaleme almıştım. UKOME; çözümü yolu kapatmakta buldu. Bu kavşak kapatılırken yerine hangi alternatifler üretildi? Trafik yükü hangi güzergâhlara aktarılacak? Günlük yaşamda oluşacak zaman kaybı, yakıt tüketimi ve ekonomik maliyetler hesaplandı mı? Örneğin; yolun kapanmasıyla civarında olan esnafların durumu düşünüldü mü? Soruların cevapları bende yok.

Bugün saydığımız bu mahalleler büyük mahalleler. İnsanlar işe, okula, sağlık kuruluşlarına, alışveriş merkezlerine ve kamu kurumlarına ulaşmak için farklı yollar kullanıyorlar. Kavşağın kapatılmasıyla birlikte vatandaşlar gecikmeli olarak farklı yolları kullanırken aslında her gün ciddi bir toplumsal ve ekonomik maliyete katlanıyorlar. Üstelik konu sadece sürücüleri ilgilendirmiyor. Toplu taşıma araçları, okul servisleri, ticari araçlar, ambulanslar ve günlük işlerini yürütmeye çalışan vatandaşlar da bu kararın doğrudan etkisi altında kalıyor.

Şehir içi ulaşımda bir bağlantı noktasının ortadan kaldırılması, trafik yükünün başka noktalara taşınması anlamına geliyor. Eğer yeni bir alternatif oluşturulmazsa sorun çözülmüyor, sadece yer değiştiriyor. Ne yazık ki ülkemizde birçok ulaşım probleminde ilk tercih yeni çözümler üretmek yerine burada olduğu gibi mevcut bağlantıları kapatmak oluyor.

Eskişehir’in en önemli sorunlarından biri de yıllar önce şehir dışı ulaşım için planlanan çevre yolunun artık kentin merkezinde kalmış olmasıdır. Ankara, İstanbul, Bursa ve Kütahya yönlerine uzanan ana arterler bugün yalnızca şehirlerarası ulaşımın değil, kent içi hareketliliğin de ana omurgasını oluşturuyor. Bu nedenle bu güzergâhlar üzerindeki her bağlantı noktası, her kavşak ve her geçiş binlerce insanın günlük yaşamını doğrudan etkiliyor. Yoğun saatlerde uzayan araç kuyrukları, artan yakıt maliyetleri ve zaman zaman yaşanan trafik kazaları zaten mevcut durumun ne kadar zorlandığını gösteriyor.

Böyle bir tabloda çözüm, mevcut bağlantıları azaltmak değil; yeni bağlantılar oluşturmaktır. Eskişehir bunun olumlu örneklerini de gördü. Geçmişte yoğun tartışmalara konu olan Gündoğdu Alt Geçidi, tüm eleştirilere rağmen bölgenin şehirle bağlantısını önemli ölçüde rahatlattı. Yapım sürecinde farklı görüşler dile getirilse de sonuçta yeni bir ulaşım alternatifi ortaya konuldu. Sorun başka bir noktaya taşınmadı; çözülmeye çalışıldı.

Şehircilikte esas olan insanı merkeze almaktır. Eğer bir uygulama binlerce insanı daha fazla yol gitmeye, daha fazla yakıt harcamaya ve daha fazla zaman kaybetmeye neden oluyorsa burada düşünülmesi gerekiyor.

Gerçekten; cevabını merak ediyorum. Kalıcı olarak alınan UKOME kararı sonrası Batıkent kavşak sorunu çözüldü mü?