Eskişehirspor yeni sezona güzel bir başlangıç yaptı. Siyah-Kırmızılılar, sezonun ilk maçında sahasında Alanya temsilcisini 4-0 gibi net bir skorla mağlup ederek lige üç puanla başladı.
Üstelik bunu tribünlerin boş olduğu, taraftarından yoksun çıktığı bir karşılaşmada yaptı.
Ben ise bu kez Eskişehirspor’u tribünden ya da saha kenarından değil, kilometrelerce uzaktan takip etmek zorunda kaldım. Yurt dışında eğitimde olduğum için sezonun ilk karşılaşmasında takımın yanında olamadım. Ancak uzaktan da olsa maçı takip ettim ve yeni kurulan kadroya dair ilk izlenimlerimi edinme fırsatı buldum.
4-0 elbette güzel bir skor. Sezona böyle başlamak hem takımın özgüveni hem de camianın havası açısından önemli. Yeni transferlerin ve geçtiğimiz sezondan takımda kalan isimlerin ortaya koyduğu performans, önümüzdeki haftalar adına umut verdi.
Ancak benim için henüz oyuncular ve takım hakkında kesin yorumlar yapmak erken.
Çünkü bir takımı değerlendirirken yalnızca skora bakmayı doğru bulmuyorum. Özellikle Eskişehirspor gibi taraftar baskısının ve beklentinin yüksek olduğu bir camiada oyuncunun gerçek karakterini başka detaylarda görürsünüz.
Ben öncelikle bu oyuncuların Eskişehirspor taraftarının karşısına çıktıklarında o atmosferi ve stresi nasıl yöneteceklerine bakacağım. Maç içerisinde işler istedikleri gibi gitmediğinde nasıl reaksiyon vereceklerini, rakibi nasıl okuyacaklarını, oyunun gidişatına ne kadar hızlı cevap verebildiklerini görmek istiyorum.
Çünkü uzun bir sezonda her maç 4-0 bitmeyecek.
Bazen gol gelmeyecek, bazen geriye düşeceksiniz, bazen rakip sizi oyun olarak zorlayacak. İşte şampiyonluk hedefleyen takımların gerçek gücü de tam olarak böyle anlarda ortaya çıkar.
Şimdi önümüzde Uşak deplasmanı var.
İlk hafta tribünlerden uzak kalan Eskişehirspor taraftarının deplasmanda takımını yalnız bırakacağını düşünmüyorum. Aksine deplasman tribününün dolacağına ve Siyah-Kırmızılıların yine güçlü bir taraftar desteğini arkasında hissedeceğine inanıyorum.
Bu kez ben de orada olacağım.
Takımı uzaktan değil, sahada yakından izleyeceğim. Oyuncuların birbirleriyle iletişimini, oyun disiplinini, rakibe verdikleri reaksiyonları ve teknik heyetin maç içerisindeki hamlelerini daha yakından görme fırsatım olacak.
Eskişehirspor sezona güzel başladı.
Ama bu daha başlangıç.
Bir maçın ardından şampiyonluk ilan etmek de, kötü bir sonucun ardından karamsarlığa kapılmak da doğru değil. Önümüzde uzun bir maraton var. Bu takımın gerçek kimliğini haftalar ilerledikçe hep birlikte göreceğiz.
Yarın için ise inancım yüksek.
Uşak deplasmanından üç puanla döneceğimizden şüphem yok. İlk hafta atılan dört golün ardından şimdi sırada deplasmanda alınacak bir galibiyet var.
Dilerim bu güzel başlangıç bir galibiyet serisine dönüşür ve sezon sonunda bugün kurduğumuz cümlelerin çok daha güzelini kurarız.
Yol uzun, hedef belli.
Şimdi sıra Uşak’ta.