Artık “kadro ne zaman tamamlanacak?” sorusunu geride bıraktık diyebiliriz. Gün gün resmi imzalar geliyor, takım şekilleniyor. Çok yakında topbaşı yapılacak, ardından kamp süreci başlayacak. Kadromuz neredeyse baştan aşağı yenilendi ve açık söylemek gerekirse yapılan transferler umut veriyor.
Hakan Şapçı önderliğinde Eskişehirspor’un yeni sezona oldukça iddialı gireceğine inanıyorum.
Geçtiğimiz sezonu hatırlayın… Şampiyonluk elimizin ucundaydı. Sonra Play-Off’ta kendi ellerimizle kaybettik. O günlerin üzüntüsünü hâlâ unutmuş değiliz ama artık geçmişe takılı kalmanın da kimseye faydası yok. O defter kapandı. Şimdi önümüzde yeni bir sayfa var ve bu sayfayı çok daha güçlü açmak zorundayız.
Bu sezon grubumuza yeni takımlar katıldı. Bunun yanında Balıkesirspor ve Ayvalıkgücü Belediyespor gibi geçen sezon bizi fazlasıyla zorlayan rakiplerle yeniden karşılaşacağız. Yalan söylemeyeceğim; o maçlar bende küçük de olsa bir travma bıraktı. Ama bu, yenemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Aksine o maçlardan ders çıkarmamız gerektiğini gösteriyor.
Bu sezon artık küçük-büyük rakip ayrımı yapmadan her maça galibiyet parolasıyla çıkmalıyız. Özellikle bizi geçen sezon zorlayan rakiplere karşı çok daha hazır, çok daha organize ve çok daha konsantre olmalıyız.
Bir başka önemli konu ise sezona taraftarımızdan yoksun başlayacak olmamız. Aldığımız ceza nedeniyle ilk üç iç saha maçını tribünlerimiz olmadan oynayacağız. Bence sezonun en büyük dezavantajlarından biri de bu.
Çünkü Eskişehirspor’un en büyük transferi hiçbir zaman futbolcular olmadı. Eskişehirspor’un en büyük gücü her zaman taraftarı oldu.
Tam da bu yüzden kombine meselesini yeniden açmak istiyorum.
Hâlâ istediğimiz seviyede değiliz. Evet, bunun ekonomik nedenleri olduğunu biliyorum. Ama yıllardır kombine kültürünün ne kadar önemli olduğunu anlatıyoruz. Kombine sadece bir bilet değildir; kulübe sezon başlamadan verilen en büyük destektir.
Umarım kombine almayanlar sezon içinde yine aynı bilet sıkıntısını yaşamaz. Çünkü o zaman “Keşke alsaydım” demenin kimseye faydası olmayacak.
Bu sezon sadece futbolcuların değil, hepimizin sınavı olacak.
Yönetim yalnız bırakılmamalı, takım yalnız bırakılmamalı. Bu şehir, geçmiş yıllardaki gibi yeniden tek yürek olmalı. Tribünde de sahada da aynı hedefe odaklanmalıyız.
Bir konuya daha özellikle dikkat çekmek istiyorum.
Saha olayları…
Geçtiğimiz sezon bunun bedelini ağır ödedik. İlk üç iç saha maçını seyircisiz oynayacağız. Aynı hataları tekrar etme lüksümüz yok. Tribündeki bir anlık öfke, aylarca verilen emeği boşa çıkarabiliyor. Bu yüzden artık çok daha bilinçli davranmalıyız.
Çünkü bu sezon sadece iyi futbol oynamak yetmeyecek. Akıllı olacağız, sabırlı olacağız ve birlikte hareket edeceğiz.
Ben inanıyorum…
Bu sezon Eskişehirspor’un yeniden ayağa kalktığı, şampiyonluk ateşinin yeniden harlandığı sezon olabilir.
Yeter ki herkes üzerine düşeni yapsın.
Çünkü bu arma, buna fazlasıyla layık.