Dün Eskişehirspor’un 2026 yılı Temmuz ayı Mali Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel kurulun en çok konuşulan başlıklarından biri ise açıklanan borç tablosuydu.

Geçtiğimiz sezon yaklaşık 517 milyon lira olan borç, bu sezon 619 milyon liraya yükseldi. Elbette bu tabloya sadece rakam olarak bakmamak gerekiyor. Euro kurundaki artış, geçmiş dönem vergi borçlarının faizleri ve ekonomik şartlar göz önüne alındığında bu yükseliş çok da şaşırtıcı değil.

Ancak benim dikkatimi çeken konu borçtan çok salondaki tablo oldu.

Genel kurula katılan tek siyasetçi Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’tu. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yi vekaleten Hasan Ünal temsil etti. Eski başkanlarımızdan Mehmet Şimşek de salondaydı.

Ama…

AK Parti kanadından kimse yoktu.

Açıkçası hem milletvekilimiz hem de kulübümüzün eski başkanı Nebi Hatipoğlu’nu salonda görmeyi beklerdim. Sadece AK Parti değil, CHP kanadından da hiçbir milletvekili yoktu. İbrahim Arslan’ın da katılacağını düşünüyordum.

Bunun yanında Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler’i de göremedik. Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş’ı da… İsmini sayamadığım birçok sanayiciyi, iş insanını ve şehrin önde gelen isimlerini de…

Geçen yıl hep birlikte aynı fotoğraf karesindeydiniz.

“Hepimizin ortak değeri Eskişehirspor” deniliyordu.

“Kimse Eskişehirspor’dan büyük değildir.” deniliyordu.

“Kişiler geçicidir, Eskişehirspor kalıcıdır.” deniliyordu.

Şimdi ister istemez insan kendi kendine soruyor…

O sözler hâlâ geçerli mi?

Son günlerde kulislerde “Bu sezon Eskişehirspor’a eskisi kadar destek verilmeyecek.” şeklinde söylentiler dolaşıyor. Ne kadar doğrudur bilmiyorum. Umarım doğru değildir. Ama böyle görüntüler ortaya çıkınca insanlar da doğal olarak bu söylentileri sorgulamaya başlıyor.

Demek ki mesele gerçekten sadece Eskişehirspor değilmiş mi?

Demek ki kişilere göre tavırlar değişebiliyormuş mu?

Ben bunları düşünmeden edemiyorum.

Herkes “Eskişehirspor iyi olsun.” diyor. Ama iş kulübün en önemli genel kuruluna gelince aynı hassasiyeti göremiyoruz.

Yine de umudumu kaybetmiyorum.

Nebi Hatipoğlu’nun kulübe desteğini sürdüreceğine inanıyorum. Ana sponsorumuz ETİ’nin ve Firuz Kanatlı’nın da bugüne kadar olduğu gibi Eskişehirspor’un yanında olmaya devam edeceğine inanıyorum

Peki ya diğerleri?

Asıl merak ettiğim soru bu.

İnanın sezon sonunda bu satırları yazdığım için utanmayı çok isterim. Çünkü bu, şehirde yeniden birlik ve beraberliğin sağlandığı anlamına gelir. Hep birlikte kenetlenir, Eskişehirspor’u hak ettiği yere taşırız.

Bu kulüp hepimizin. O yüzden yükünü de birlikte taşımak zorundayız.

Önce kombinelerimize sahip çıkalım. Bu şehirde artık güçlü bir kombine kültürü oluşturalım. Çünkü kombine sadece tribünleri dolduran bir bilet değil, aynı zamanda kulübü ayakta tutan en önemli gelir kaynaklarından biridir.

Eskişehirspor Başkanımız Ulaş Entok’un da dediği gibi Bir çağrım da esnafımıza, sanayicimize ve iş insanlarımıza…

Eskişehirspor’un sponsorluk ve reklam alanlarında daha fazla yer alın. Bu kulüp, bu şehrin en büyük markasıdır. Verilecek her destek, sadece Eskişehirspor’a değil, aynı zamanda Eskişehir’in ortak değerine yapılmış bir yatırım olacaktır.

Bu şehrin tüm iş insanları başımızın tacıdır. Kimseyi küstürmeden, kimseyi ötekileştirmeden aynı masa etrafında buluşabilmeliyiz.

Çünkü Eskişehirspor’un başarıya ulaşmasının yolu sadece sahada kurulan kadrodan değil, tribünde kenetlenen taraftardan ve şehrin tüm dinamiklerinin vereceği ortak destekten geçiyor.

Bir de taraftarımıza değinmeden geçemeyeceğim.

Sezona birkaç maç seyircisiz başlayacağız. Buna rağmen kombine satışları hâlâ beklenen seviyede değil. Yanılmıyorsam bin adedi bile henüz aşamadık.

İşte bunu gerçekten anlamıyorum.

Biz, 30-35 bin kişilik tribünleri dolduran bir taraftar topluluğuyuz. Ama iş kombine almaya gelince aynı tabloyu göremiyoruz.

Kimse yanlış anlamasın…

Asla bir kıyaslama yapmak istemiyorum. Ama Bursaspor taraftarı her sezon kombinelerini kısa sürede tüketebiliyorsa, bizim neyimiz eksik?

Eksiğimiz yok.

Sadece biraz daha fazla sahip çıkmamız gerekiyor.

Çünkü kulübe ekonomik destek olmazsa güçlü transferler de olmaz. Güçlü transferler olmazsa şampiyonluk yolu da zorlaşır.

Bu yüzden bugün hepimize görev düşüyor.

Yönetime de…

Siyasetçiye de…

Sanayiciye de…

İş insanına da…

Ve en çok da biz taraftarlara…

Gelin kombinelerimize sahip çıkalım.

Çünkü günün sonunda şunu bir kez daha anlıyoruz:

Bizim bizden başka kimsemiz yok.