Almanya’da denizi olmayan şehirdeki Denizcilik Müzesini dünyanın dört bir tarafından görmeye gelenler var. Emekli Amiral Cem Gürdeniz, Eskişehir’deki müzelerden etkilenerek, Eskişehir’e Almanya’daki gibi bir müze kazandırılması için girişimlerde bulundu. Yılmaz Hoca’nın belediye başkanlığı beklenmedik biçimde sona erince, proje yarım kaldı. Sayın valimiz Dr. Erdinç Yılmaz, Kabotaj Kanunun kabulünün 100 yılı nedeniyle bir açıklama yapınca, Osmanlı’nın yok oluşunun birinci nedeni olan donanmanın Haliç’e hapsedilmesi olayını hatırladım. Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra yani 100 yıl önce yürürlüğe giren Kabotaj, kanununu çoğumuz önemsemeyiz. Dünyadaki ve bölgemizdeki gelişmeler bize Cem Amiral tarafından herkese öğretilen Mavi Vatan kavramının üç yanı denizlerle çevrili olan bizlere çok şey anlattığının farkına vardık.

VALİMİZİN AÇIKLAMASI

Valimiz Yılmaz kısaca diyor ki:” Bu yasa ile haklarımız geri alındı. Denizlerimizdeki tam bağımsızlığımız tüm dünyaya ilan edildi. Bu önemli adım, sadece denizciliğimizin değil, aynı zamanda milli ekonomimizin de güçlenmesinde büyük rol oynadı.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Denizciliği Türk'ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız" sözü, vatanımızın her köşesinde olduğu gibi Eskişehir'de de kalbimizde yankı bulmaktadır. Bizler de bu şuurla, "Mavi Vatan"ımıza daima aynı kararlılıkla sahip çıkmaya devam edeceğiz”.

MAVİ VATAN HEDEFTE

Biz bugün lüzumsuz yere CHP olayını tartışıyoruz. Elbette, bu konuda düşüncelerimizi söyleyeceğiz. Ancak, CHP’nin görevden alınan il başkanı gibi değil. Sonuçta, mahkeme elindeki delilleri göz önüne alarak, son kurultayı iptal etti. Kurultaydan önce görevde olan Kılıçdaroğlu’na, genel başkanlık koltuğunu geri verdi. Mahkeme süreci devam ediyor. Ciddi iddialar sonuca bağlanacak.

AVRUPA PARLAMENTOSU

Çok daha kafa yoracağımız, üzerinde düşüneceğimiz olaylar var. Mavi Vatan kavramı bunların en başında gelendir. Geçtiğimiz ay Avrupa Parlamentosunda, 107’e karşı, 381 oy ile Türkiye karşıtı rapor kabul edildi. Avrupa’nın Ankara’ya istikamet çizme operasyonunun somut bir belgesi niteliğini taşıyor. Bağlayıcılığı bulunmayan ancak AB’nin tavrını gözler önüne seren taslağa verilen 55 değişiklik önergesiyle, doğrudan Türk yargısının egemenliği ve ‘Mavi Vatan’ doktrini açıkça hedef alındı.

YUNAN TEZLERİ

Kabul edilen raporda en çok öne çıkan unsurlardan biri, Doğu Akdeniz ve Ege’deki egemenlik haklarımızı güvence altına alan "Mavi Vatan" konusu oldu. Türkiye’nin meşru deniz yetki alanlarını koruma iradesi açıkça tanınmadı. Ankara'yı Akdeniz'de kıyılarına hapsetmek isteyen emperyalist kurgu, AP eliyle bir kez daha "hukuk" kılıfı altında Türkiye’nin karşısına çıkarıldı. Türk yargısının aldığı kararlar "muhalefete yönelik baskı" olarak nitelendirildi. Osman Kavala ile Selahattin Demirtaş’a açıkça sahip çıkılan metinde, İmamoğlu’na yönelik yargı süreçleri de kınandı. Yani, Atlantik ve batılılar, Türkiye’de Türk yargısının değil, bizim dediğimiz olur, anlayışı içindeler. AP'nin yayımladığı son rapor, Batı'nın Türkiye’ye karşı değişmeyen "çifte standartlı" ve düşmanca refleksini bir kez daha gözler önüne seriyor.

BARDAKTAN DÖKÜLEN SU

Bizde CHP önünde bardaktan dökülen suyu tartışıyoruz. Dünyada Ankara’nın jeopolitik ağırlığına ihtiyaç var. Ulus-devletlerin içine mevzilenmiş durumdaki emperyalist iş birlikçilerini görelim. İşbirlikçilere sahip çıkmayalım. İşbirlikçi Ali Kemal’in köşe yazılarında; “Daha ne bekliyoruz, İngiliz yönetimini ve adaletini sevmekle vatanımı sevmiş oluyorum!” diyordu. Mavi Vatan’a masal diyenleri çok yakın tarihimizden tanıyoruz.

Kısaca, “Mavi Vatan”, uğruna savaşmaya ve ölmeye değer bir meseledir.

BOZKIRDA MÜZE

Cem Gürdeniz amiralimizin girişimi ile Yılmaz Hoca’nın döneminde kesintiye uğrayan Denizcilik Müzesi, Ayşe Ünlüce döneminde açılabilir. Mavi Vatan’a bir katkımız ve dünyanın her tarafından da turist gelmesine vesile olabiliriz.