AK Parti İl başkanı Gürhan Albayrak, sosyal medyayı yerinde kullanıyor. CHP Milletvekili Jale Nur Süllü’nün davetli olduğu eylemde yuhalanmasından sonra,” Eskişehir; huzurun, nezaketin ve sağduyunun şehridir. CHP’lilerin kendi iç çekişmelerini şehrimizin huzur iklimine taşıması kimseye fayda sağlamaz. Şehrimizin huzuru, her türlü siyasi hesabın üstündedir. Herkese biraz sakinlik tavsiye ediyoruz” dedi.
ALTINI ÇİZİYORUM
Bazıları son yılların meşhur lafı ile ‘ironi’ yaptı diyorlar. Ben, başkan Albayrak’ın sosyal medyadaki bu açıklaması üzerine, hakkedenlerle kafa kırdığının altını çizmek isterim. Lafları düzgün kullanmak gerekiyor. Süslü laflara ihtiyaç yok. O gün mecliste görüşmeler vardı. Milletvekilimiz, Jale Nur Süllü Eskişehir’e gelirken, Sivrihisar’dan telefon ile aradı. Akşam buluşacaktık, DİSK Emekli Sen’in kendisini eyleme çağırdığını söyledi. Katıldıktan sonra, görüşecektik. Emekli sendikalarının tümü, emekli maaşlarını protesto etmek için, Hamamyolunda buluşuyor. Sonrada CHP milletvekili Süllü çağrılıyor. Emeklilerin bir kısmı ‘butlancı’ diye, Süllü’yü protesto ediyor. Süllü de oradan ayrılmak zorunda kalıyor.
SOLDAKİ HASTALIK
Süllü, destek için gittiği eylemi terk edince bu kez sendikalar birbirini suçluyor. Her şeyden önce, Türkiye’de emeklilerin sendika kurması ile ilgili bir yasa yok. Yasal düzenleme yapılmasının şart olduğu görülüyor. Peki, yasal düzenlemeyi kim yapacak? Meclis yapacak. Yani düzenlemeyi yapacak işi takip edecek milletvekiline ihtiyaç var. Sana yakın duran milletvekilini de, konuyla ilgisi olmayan bir olayla eleştiriyorsun. Milletvekili Süllü orada, desteğe geliyor. Demek ki, senin niyet yasa filan değil. Dostlar alış-verişte görsün.
EMEĞİN AVRUPASI
Solda böyle hastalıklar olabilir. Mesela yaşadığı çağda Lenin, Avrupa’daki solculara kızarak,” Sol komünizm çocukluk hastalığı’ kitabını yazdı. Avrupa solu sonuçta, turuncu devrimlere esir oldu. 68 kuşağının önemli isimlerinden Harun Karadeniz, yanlış yoldaki solcuları uyaran birçok kitabının yanında, çizgi roman gibi” Kapitalsiz kapitalistler’ kitabı ile de seslendi. Kitapların hepsi çizgi roman şeklindedir. 78 yılında okuduğum o kitabı saklarım. Ancak, 12 Eylül de sonra ülkemizde solcu olduğunu söyleyen çok sayıda grup, Amerikan ve Avrupa solcularının peşine takıldı, Buna isimde bularak’ Emeğin Avrupası’ dediler. Sonuçta, Soroz’un turuncu devrimleri ile buluştular. Ya da Avrupa solunun görüşlerini savundular.
HANGİ CHP?
CHP’nin kurucusu Atatürk’tür. Atatürk’ün aramızdan ayrılmasından sonra, ‘Ortanın Solu’, ‘Sosyal Demokrasi’, ‘Demokratik Sol’ kavramları ortaya çıktı. Atatürk’ün siyasi çizgi 6 Ok ile ifade edildi. Deniz Baykal dönemine kadar, çeşitli isimler ile gelen çizgi Baykal,” Altı Ok duvarda babaannemin resmi gibi asılı kalsın’ sözü ile başka bir evreye geldi. Özgür Özel döneminde CHP programına liberal görüşü savunan bazı maddeler ekledi. Büyük krizlerden Türkiye’yi kurtaran, bağımsızlığımızı kazanmamızı sağlayan çizgi duvarda asılı hatıra fotoğraflarına benzetildi. Özel Avrupa’nın bazı sosyal demokrat liderler kendisi ile görüşmekten kaçındığı için kızdı. Hatta sitemleri kamuoyunda tartışıldı. Türkiye Cumhuriyeti devleti Atatürk’ün 7 düvelle mücadele ettiğini söylediği konumdan çıktı. Bugün savunulmaya çalışılan batılı emperyalistler, Lozan da karşımıza çıkmıştı. O devletler Anadolu’ya Yunan’ı çıkarmışlardı.
Kemal Kılıçdaroğlu, mahkemenin kararından sonra özeleştiri yaparak, tekrardan CHP koltuğuna oturdu. Başka özeleştiri yapan oldu mu? CHP’nin içişlerine emekliyi savunmak için kurulan sendikalar niye karışır. Kimse konumunu aşmamalıdır. Bir kişinin ilerici veya gerici olmasını emperyalizme mücadelesi tayin eder. Mesela, son İran’ın konumu bu şekildedir. Yani, bilgilerini tazelemek isteyenler, tazelemelidir. Boş sloganlarla kitleler bir yere gelmez. Albayrak’a da mizah yapmak kalır.