Hafta sonu Seyyid Sultan Sücaaddin Veli’yi anmak için Seyitgazi’de buluşan insanlar, aslında yalnızca bir anma törenine katılmadı. Anadolu’nun farklı bölgelerinden ve Balkanlar’dan gelen insanlar aynı sofrada buluştu, aynı duyguları paylaştı. Bu yıl 30. Ulusal, 10. Uluslararası Seyyid Sultan Sücaaddin Veli’yi Anma Etkinlikleri bunun en güzel örneklerinden biri oldu.
Valimiz Dr. Erdinç Yılmaz’ın, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin’in, Seyyid Sultan Sücaaddin Veli Postnişini Mehmet Demirtaş’ın, Eskişehir Sücaaddin Veli Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Halil İbrahim Kızılarslan’ın ve çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlik, farklılıkların değil ortak değerlerin öne çıktığı bir buluşmaya dönüştü.
TEMELDE İNSAN VAR
Çünkü Sücaaddin Veli’nin mirasının temelinde insan vardır. Anadolu’dan Balkanlar’a uzanan yol vardır.Vali Dr. Erdinç Yılmaz’ın konuşmasında özellikle vurguladığı nokta önemliydi. Sultan Sücaaddin Veli’nin Horasan’dan Anadolu’ya uzanan gönül yolculuğu, yalnızca yeni bir coğrafyanın vatan kılınması olarak değerlendirilemez. Bu yolculuk aynı zamanda adaletin, merhametin, kardeşliğin ve sevginin yayılmasıdır. Seyitgazi’deki külliye de bu nedenle yalnızca tarihî bir yapı değildir.
Anadolu ile Balkanlar arasında kurulmuş güçlü bir manevi köprüdür. Yüzyıllar önce Anadolu’da kök salan bu kültürün Balkanlar’a kadar uzanması, bugün etkinliğe Bulgaristan’dan gelen konukların varlığıyla bir kez daha görüldü.
Bulgaristan’dan gelen belediye başkanı Nevriz Mustafa ve beraberindeki Türk ve Alevi vatandaşların etkinliğe katılması, bu gönül bağının hâlâ canlı olduğunu gösterdi.
BAŞKAN DİKKAT ÇEKTİ
Öyle ki Bulgaristan’dan gelen belediye başkanı Nevriz Mustafa ile fotoğraf çektirmek isteyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu.
Bu görüntü, protokol fotoğrafından çok daha fazlasını anlatıyordu. Balkanlar’daki soydaşlarımızla Anadolu insanının birbirini hâlâ
Etkinliğin en anlamlı taraflarından biri de hiç kuşkusuz sofraydı. Etkinliğe gelen her yurttaşa şifalı pilav ikram edildi. Çünkü Anadolu kültüründe sofra sadece yemek yenilen yer değildir. Sofra ve kardeşliktir. İnsanlar aynı meydanda buluştu, aynı etkinliği izledi, aynı sofraya oturdu. İhtiyacımız olan birlik anlayışı tam da budur. Bu nedenle Anadolu ile Balkanlar arasındaki tarihsel ve kültürel bağın yaşatılmasında Eskişehir’in özel bir yeri bulunuyor. Sücaaddin Veli etkinlikleri bu açıdan yalnızca bir inanç ve kültür etkinliği değil, aynı zamanda ortak tarihimizin hatırlanmasına vesile olan önemli bir buluşmadır.
SADECE GEÇMİŞ YOK
Ayşe Ünlüce’nin konuşmasında dile getirdiği sevgi, hoşgörü, dayanışma ve insan sevgisi de etkinliğin özünü ortaya koydu.
30 yıldır ulusal, son 10 yıldır uluslararası düzeyde sürdürülen bu etkinlik, artık Seyitgazi’nin sınırlarını aşmış durumda.
Kültür, birlik ve geleceğe taşınan miras olarak karşımıza çıktı. Sanatçıların katılımıyla akşam saatlerine kadar devam eden etkinlik, gençlerin ve ailelerin de yoğun ilgisini gördü. Seyyid Sultan Sücaaddin Veli’nin mirasını yaşatmak, yalnızca türbeyi, külliyeyi ve tarihî mekânları korumak değildir. Onun temsil ettiği insan sevgisini, kardeşliği, dayanışmayı ve birlikte yaşama kültürünü gelecek kuşaklara aktarabilmektir.
BELGE SİMGEDİR
Etkinliği düzenleyen Eskişehir Sücaaddin Veli Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Halil İbrahim Kızılarslan ve emeği geçenlere verilen plaketler, yalnızca bir teşekkür belgesi olarak görülmemelidir. Bu plaketler, 30 yıldır sürdürülen bir kültür emekçiliğinin de simgesidir. Bugün Türkiye'nin en fazla ihtiyaç duyduğu değerlerden biri birlik duygusudur. Anadolu’dan Balkanlar’a uzanan gönül yolu bugün hâlâ açık olduğu görülüyor. Seyitgazi’de kurulan sofra, Bulgaristan’dan gelen soydaşlarımızla kurulan dostluk, Eskişehir’den katılan yurttaşlarımızın coşkusu ve gençlerin etkinliğe gösterdiği ilgi aynı gerçeği ortaya koyuyor:
Bizi bir arada tutan yalnızca aynı topraklarda yaşamak değildir. Bizi bir arada tutan ortak tarihimiz, kültürümüz, değerlerimiz ve birbirimize duyduğumuz kardeşlik duygusudur.
Seyyid Sultan Sücaaddin Veli’yi anmak da işte bu büyük mirası hatırlamaktır.
Anadolu’dan Balkanlar’a uzanan o gönül köprüsünü ayakta tutmaktır.
Ve en önemlisi, geleceğe birlikte yürümektir. Kısaca, Seyitgazi’de Sücaaddin Veli’nin huzurunda kurulan o sofrada, aslında Anadolu’nun ve Balkanlar’ın ortak hafızası yeniden buluştu.