Bulgaristan’da geçtiğimiz yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri, yalnızca bir cumhurbaşkanının belirlenmesinden ibaret değildi. Seçim sonuçları, Bulgaristan’ın önümüzdeki dönemde izleyeceği dış politika, Avrupa ile ilişkileri ve Rusya başta olmak üzere Doğu dünyasıyla kuracağı ilişkiler açısından da önemli mesajlar taşıyor.
Halen Cumhurbaşkanı yardımcısı ve meslektaşımız olan İliyana Yotova oyların yüzde 57,4’ünü alarak seçimi kazandı. Rakibi Andrey Gyurov ise yüzde 39,6’da kaldı. Böylece daha önce cumhurbaşkanı yardımcılığı görevini yürüten ve Ocak 2026’da cumhurbaşkanlığı görevini devralan Yotova, Bulgaristan tarihinde halk oyuyla seçilen ilk kadın cumhurbaşkanı oldu.
BAĞIMSIZ DIŞ POLİTİKA
Ancak bu seçimin asıl anlamını yalnızca oy oranlarında aramak doğru değil. Seçim, Bulgaristan’ın dünyaya hangi pencereden bakacağı konusunda da bir tercih ortaya koydu.Atlantikçi yaklaşım mı, bağımsız dış politika mı?
Andrey Gyurov’u destekleyen çevrelerin yaklaşımı, daha çok Atlantik ve ABD merkezli dış politika çizgisiyle örtüşüyordu. İliyana Yotova ise Avrupa Birliği ve NATO üyeliğini reddetmeden, Bulgaristan’ın bu kurumlar içerisinde kendi ulusal çıkarlarını daha güçlü savunmasını, Rusya ve Çin gibi ülkelerle ilişkilerini geliştirmesini ve uluslararası sorunlarda daha bağımsız hareket etmesini savundu.Özellikle Ukrayna savaşı konusundaki açıklamaları dikkat çekiciydi. Yotova, savaşın askerî yöntemlerle çözülemeyeceğini, diplomasi ve müzakerenin zorunlu olduğunu dile getirdi. Bulgaristan’ın Ukrayna’ya askerî varlık gönderilmesi yönündeki girişimlere katılmasına karşı çıktı.
Bu yaklaşım, Avrupa’nın geleceği açısından da önemli bir tartışmayı beraberinde getiriyor: Avrupa ülkeleri kendi güvenliklerini ve geleceklerini Washington’un politikalarına göre mi şekillendirecek, yoksa kendi ulusal çıkarlarını esas alan bağımsız bir siyaset mi izleyecek?
ESKİŞEHİR’DEN BAKIŞ
Bulgaristan seçimleri Eskişehir’de de büyük ilgi gördü. Bunun elbette tarihsel ve toplumsal bir nedeni var.Eskişehir, Balkan göçmenlerinin yoğun olarak yaşadığı kentlerimizden biridir.
Bulgaristan’da yaşanan siyasi gelişmeler, Eskişehir’de sıradan bir dış politika haberi olarak karşılanmıyor. Sandık başına giden çifte vatandaşlar, aynı zamanda ailelerinin geçmişiyle, doğdukları topraklarla ve kültürel bağlarıyla ilgili bir sorumluluk da taşıyor. Eskişehir’deki seçim sürecinde sivil toplum kuruluşlarının tutumları da dikkat çekiciydi.
ES BAL-GÖÇ, Avrasya merkezli yaklaşımıyla dünyanın ekonomik ve siyasi ağırlık merkezinin yeniden Doğu’ya yöneldiği değerlendirmesini öne çıkardı. Avrupa Birliği dışında Rusya ve Çin gibi ülkelerle de ilişkilerin geliştirilmesi, uluslararası iş birliğinin çeşitlendirilmesi ve Bulgaristan’ın kendi çıkarlarını gözetmesi gerektiğini savunan Yotova’nın politikalarına destek verdi.
Buna karşılık Eskişehir’deki bazı daha küçük ölçekli Balkan derneklerinin tercihleri, Batı merkezli ve Atlantikçi politikalarla daha fazla örtüştü. Gyurov’a verilen destek, bu farklı yaklaşımın yerel ölçekteki yansımalarından biri olarak değerlendirilebilir. Burada önemli olan, Balkan derneklerinin yalnızca seçimlerde hangi adayı destekledikleri değil, Bulgaristan’ın geleceğine nasıl baktıklarıdır. Balkan Türklerinin çıkarları, herhangi bir büyük gücün politikalarına kayıtsız şartsız bağlanmakla korunamaz. Asıl mesele, Bulgaristan’da yaşayan Türklerin haklarının, kültürel kimliklerinin ve demokratik temsilinin güvence altına alınmasıdır.
ÜNLÜCE’DEN ZİYARET
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de seçimlere kayıtsız kalmadı. Çankaya Mahallesi’ndeki Yakup Satar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde kurulan sandığı ziyaret ederek çifte vatandaşlara seçimlerin hayırlı olmasını diledi.Ünlüce’nin cumhurbaşkanı adayının kadın olması konusundaki heyecanı da dikkat çekti.Bir kadın belediye başkanının, Bulgaristan tarihinde seçimle göreve gelen ilk kadın cumhurbaşkanı olma ihtimalini önemsemesi, kadınların siyasetteki temsili açısından anlamlıydı.
ESKİŞEHİR’E HAYRANLIK
Seçimler nedeniyle Bulgaristan’dan Eskişehir’e gelen sandık görevlilerinin kentimiz hakkındaki değerlendirmeleri de ayrıca dikkat çekiciydi.
Eskişehir’i bir Avrupa şehri olarak nitelendiren konuklar, görevlerinin yanı sıra kentin tarihî ve kültürel değerlerini tanıma fırsatı buldular. Müzeleri gezdiler, kentin gelişimini yakından gördüler.
Aile kökleri Bulgaristan’a dayanan eski Büyükşehir Belediye Başkanımız Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’i de ziyaret ettiler. Büyükerşen’i Filibe’ye davet etmeleri, iki kent ve iki toplum arasındaki kültürel bağların canlılığını gösteren güzel bir gelişmeydi.Bulgaristan seçimleri bize bir gerçeği yeniden hatırlattı: Balkanlar, Türkiye açısından sıradan bir coğrafya değildir.
Tarihsel bağlarımız, akrabalık ilişkilerimiz, kültürel ortaklığımız ve ekonomik ilişkilerimiz bu bölgeyi Türkiye’nin dış politikasında özel bir yere oturtuyor.
İliyana Yotova’nın seçim zaferi, Bulgaristan’ın önünde yeni bir dönemin kapısını açıyor.