Eskişehir’de gıda denetimleri sürüyor. Ancak kışa girerken yurttaşın önündeki iki temel sorun hâlâ ortada: Sofraya giren ürünün güvenilirliği ve her geçen gün artan gıda fiyatları insanlarımızı düşündürüyor. Havalar soğuyor, kış kapıya dayanıyor. Eskişehir’de vatandaş bir yandan kışlık hazırlıklarını yaparken diğer yandan pazarda, markette ve kasapta fiyatları hesaplıyor. Kışlık sebze, bakliyat, et, süt ve temel gıda ürünleri için alışveriş yapmak artık yalnızca bir mutfak meselesi değil; aile bütçesini ayakta tutma mücadelesi veriyor. Konu yalnızca gıdaya ulaşabilmek de değildir. Alınan ürünün sağlıklı, güvenilir ve mevzuata uygun olması gerekiyor. Çünkü yurttaşın sofrasına giren gıdanın hem cebine hem de sağlığına uygun olması, kamunun temel sorumluluklarından biri olarak karşımıza çıkıyor.
ÖNEM GÖRÜLDÜ
Eskişehir’de 15-21 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen gıda ve yem denetimleri, bu sorumluluğun önemini bir kez daha ortaya koydu. Eskişehir Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün haftalık raporuna göre, kent genelinde 248 işletme denetlendi. İnceleme amacıyla 6 numune alındı. Mevzuata aykırılık tespit edilen 3 işletmeye toplam 343 bin 470 lira idari para cezası uygulandı. Uygunsuz bulunan 2 ürünün imhasına, 1 ürünün ise piyasadan toplatılmasına karar verildi.Aynı dönemde 57 ithalat ve 195 ihracat işleminin de kontrolü tamamlandı.Bu rakamlar, denetimlerin sürdüğünü gösteriyor. Şu soruyu da sorarım. Denetimler, yurttaşın güvenli gıdaya erişimini sürekli ve etkili biçimde güvence altına alabiliyor mu?
SÜREKLİLİK ÖNEMLİDİR
Gıda güvenliği, yalnızca belirli tarihlerde yapılan kontrollerle sağlanamaz. Üretimden depolamaya, nakliyeden satış noktasına kadar bütün aşamaların denetlenmesi gerekir. Özellikle kış aylarında tüketimi artan ürünlerde saklama koşulları, soğuk zincir, son tüketim tarihi ve hijyen kuralları daha da önem kazanır.Et ve süt ürünleri başta olmak üzere kolay bozulabilen gıdaların uygun koşullarda muhafaza edilmesi, halk sağlığı açısından vazgeçilmezdir. Sebze ve meyvede ise üretim, ilaç kalıntıları, depolama ve satış koşulları dikkatle izlenmelidir.
ANINDA ÇÖZÜM
Üç işletmeye uygulanan ceza ve uygunsuz ürünlerle ilgili alınan kararlar, kurallara aykırı davrananlara karşı yaptırımın gerekli olduğunu gösteriyor. Fakat güvenli gıda politikasının başarısı, yalnızca kesilen cezalarla ölçülemez. Denetimlerin ne kadar düzenli yapıldığı, tespit edilen eksikliklerin giderilip giderilmediği ve tüketicinin şikâyetlerine ne kadar hızlı yanıt verildiği de önemlidir. Eskişehir’de kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi, denetim sonuçlarının anlaşılır biçimde açıklanması ve tüketicinin başvuru yollarını bilmesi bu nedenle değerlidir. Kışa girerken diğer büyük sorun ise fiyatlar. Pazar tezgâhlarında ve market raflarında vatandaşın ilk baktığı şey çoğu zaman ürünün kalitesi kadar etiketi oluyor. Bir aile, sağlıklı beslenmek için gereken ürünleri bütçesine sığdırmaya çalışıyor.
ÜRÜNÜN KALİTESİ
Güvenli ve dengeli beslenmenin herkes için temel bir hak olması gerekirken, yükselen fiyatlar yurttaşın tercihlerini daraltabiliyor. Daha ucuz ürüne yönelmek zorunda kalan tüketici, ürünün kalitesinden veya saklama koşullarından emin olamayabiliyor. Bu durum, her ucuz ürünün güvensiz olduğu anlamına gelmez; ancak fiyat baskısının tüketiciyi daha dikkatli seçim yapmaya zorladığı açıktır. Öte yandan üretici de maliyetlerle mücadele ediyor. Tohum, gübre, mazot, enerji, işçilik, nakliye ve depolama giderleri tarımsal üretimin maliyetini belirliyor. Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, tüketicinin ise ürünü pahalıya satın aldığı bir düzende sorunun yalnızca pazarcıyla ya da marketle açıklanması mümkün değildir. Üreticiden tüketiciye uzanan zincirin bütün halkaları incelenmelidir. Üretim maliyetleri, aracılık sistemi, nakliye giderleri, toptan ve perakende fiyatları birlikte değerlendirilmelidir. Böylelikle kalıcı çözümlerde ortaya çıkar.
ESKİŞEHİR NASIL HAZIRLANMALIDIR?
Eskişehir’de yerel yönetimlerin, ilgili kamu kurumlarının, üretici örgütlerinin ve tüketici temsilcilerinin birlikte hareket etmesi, gerekiyor. Kışlık gıda tedarikinde, fiyatların izlenmesi, temel ürünlerdeki değişimlerin kamuoyu ile paylaşılmasında fayda vardır. Belediyelerin sosyal destek uygulamaları, kent lokantaları ve uygun fiyatla gıdaya erişimi kolaylaştıran modellerin önemi vardır. Eskişehir’de üretici ve tüketiciyi buluşturan pazarın sayısı çoğaltılmalıdır. Güvenli gıda lüks değildir. Sağlıklı beslenmede aile bütçesini gücüne bırakılmamalıdır.