Odunpazarı Orta Mahalle Muhtarı Erol Erdal Gürdoğan’la tanışıklığımız, üç yıl boyunca değiştirilmeyen bir elektrik direğinin hikâyesiyle başladı. Mahallesi için mücadele eden, kimsesizlerin elinden tutan, Ramazan sofralarını evlere taşıyan bir muhtardı. Şimdi geriye anılar, yarım kalan sohbetler ve doldurulması zor bir boşluk kaldı.Bazı insanları yaptıkları işlerle, bazılarını da geride bıraktıkları izlerle tanırsınız. Erol Erdal Gürdoğan benim için ikisiydi. 69 yaşında hayata veda eden Odunpazarı Orta Mahalle Muhtarı, yalnızca mahallesinin sorunlarıyla ilgilenen bir yerel yönetici değil, aynı zamanda dostluğu ve insanlığıyla hafızalarda yer edecek bir isimdi.

KAMYONUN ÇARPMASI

Onunla tanışıklığımız 2014 yılında başladı. Bir kamyonun çarpması sonucu devrilen, tehlike oluşturan bir elektrik direği vardı. Direğin değiştirilmesi için tam üç yıl beklendi. Gürdoğan ise mahalle sakinlerine zarar gelmesin diye bu sorunun peşini bırakmadı. Bazen direğin üzerine çıkarak fotoğraf verdi, bazen direğin yanından yetkililere seslendi. Sorunu gündemde tutmak için elinden geleni yaptı. Sonunda, üç yıl süren mücadelenin ardından direk yenisiyle değiştirildi.Bu olay, onun nasıl bir muhtar olduğunu anlatmaya yetiyordu. Sorun karşısında bekleyen değil, harekete geçen; yetkililerin dikkatini çekmekten çekinmeyen, mahallesinin hakkını arayan biriydi.

MUHTARLARIN MUHTARI

Gürdoğan’ın mücadelesi yalnızca kendi mahallesiyle sınırlı değildi. Odunpazarı bölgesindeki muhtarları bir araya getirmek, ortak sorunlarına çözüm aramak amacıyla Odunpazarı Muhtarlar Derneği’ni kurdu ve derneğin ilk başkanı oldu. Muhtarların sorunlarını yakından takip etti. Onlarla dayanışma kurmaya, aralarındaki bağı güçlendirmeye çalıştı. Hatta muhtar arkadaşlarına birer muhtar çakmağı hediye edecek kadar ince düşünceliydi. Küçük gibi görünen bu ayrıntı, onun insanlarla kurduğu ilişkinin sıcaklığını anlatıyordu. Çünkü Gürdoğan için muhtarlık, yalnızca bir makam değildi. İnsanlarla bir arada olmak, onların derdini dinlemek ve çözüm için çabalamaktı.

RAMAZAN SOFRALARI

Onu asıl farklı kılan özelliklerinden biri de kimsesizlere sahip çıkmasıydı. Mahallesinde yalnız yaşayan, desteğe ihtiyaç duyan insanları gözetirdi. Her Ramazan ayında hayırseverlerin katkısıyla sıcak yemek hazırlanmasını sağladı. Yemekler, Ramazan pideleriyle birlikte ihtiyaç sahiplerinin evlerine kadar ulaştırıldı.Bir tabak sıcak yemeğin, bir Ramazan pidesinin ötesinde bir anlamı vardı bu çabanın. Kapısı çalınan bir ev, hatırlanan bir insan, yalnız olmadığını hisseden bir mahalle sakini onu mutlu ederdi. Gürdoğan, dayanışmanın sözle değil, emekle kurulacağını bilenlerdendi. Mahalle kültürünün giderek zayıfladığı, insanların birbirinden uzaklaştığı bir zamanda onun yaptıkları, komşuluğun ve dayanışmanın hâlâ yaşatılabileceğini gösteriyordu.

SON TELEFON

Yaklaşık 15 gün önce muhtarlıkta bir araya geldik. Rahmi Çınar da yanımızdaydı. Bir süre sohbet ettik. Günlük meselelerden, hayattan konuştuk. O gün, sıradan bir buluşma gibi görünüyordu.Kalp krizi geçirdiğini ve hastanede tedavi gördüğünü öğrenince kendisini aradım. İki stent takıldığını söyledi. Hastaneden çıkıp evine geçtiğinde de yeniden aradım, hâlini hatırını sordum.Geçtiğimiz hafta sonu Ankara’daydım. Bu kez o beni aradı. Havadan sudan konuştuk. Sohbetimizin bir yerinde kendisine dikkat etmesini, sağlığına özen göstermesini ve sigara içmemesini söyledim. Sigarayı bırakmanın kendisini zorlayacağını ifade etti. O telefon konuşmasının ardından insanın aklına türlü şeyler geliyor. Şimdi geriye dönüp baktığımda, o aramanın benim için sıradan bir telefon görüşmesinden daha fazlası olduğunu düşünüyorum. Belki de farkında olmadan son kez konuşmuş, birbirimizin sesini son kez duymuştuk. İnsan bazı vedaların veda olduğunu ancak sonra anlayabiliyor.

HATIRALAR KALDI

Erol Erdal Gürdoğan, artık aramızda değil. Ama üç yıl boyunca peşini bırakmadığı o elektrik direği, muhtarları bir araya get,irmek için kurduğu dernek, Ramazan sofralarında yaşattığı dayanışma ve kapısını çaldığı insanların hafızası onun hikayesini anlatmaya devam edecek. Bir muhtarın başarısı yanlızca kaç sorunu çözdüğü ile ölçülmez. Kaç insanın hayatına dokunduğu, kaç kişinin derdini kendi derdi bildiği ve geride nasıl bir iz bıraktığı da önemldiir.

Gürdoğan bu yönüyle mahallesinde iz bırakan insanlardan biriydi. Eskişehir orta Mahalle ve Odunpazarı bir muhtarını kaybetti. Seni bir elektrik direğinin başında verdiğin mücadeleyle tanıdım. İnsanlara uzattığın el, kurduğun dostluklat v e geride bıraktığın güzel hatıralarla hatırlayacağım. Mekanı cennet olsun.