Eskişehir açısından yapay zekâ da en önemli hedef, yapay zekâ teknolojisini Eskişehir’in sanayisiyle, üretimiyle ve gençlerin geleceğiyle buluşturmak olmalıdır. Eskişehir, Cumhuriyet’in sanayi birikimine, köklü üniversitelerine ve yetişmiş insan gücüne sahip bir kent. Havacılıktan makine sanayisine, raylı sistemlerden eğitime kadar uzanan bu birikim, yapay zekâ çağında yeni bir atılımın temelini oluşturabilir. Bunun için atılması gereken adımlardan biri de Anadolu Üniversitesi bünyesinde Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezinin kurulmasıdır. TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez’in yakından takip ettiği süreçte, merkezin kurulmasına ilişkin yönetmeliğin Resmî Gazete ’de yayımlanması önemli bir gelişmedir. Dönmez’in, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in katkılarına dikkat çekmesi de üniversite yönetiminin bu süreçteki rolünü ortaya koyuyor.

STRATEJİK KONU OLDU

Ancak şimdi asıl mesele, bu adımın nasıl bir bilimsel ve ekonomik sonuca dönüştürüleceğidir. Yapay zekâ konusunu yalnızca bir teknoloji meselesi olarak görmemek gerekiyor. Yapay zekâ artık yalnızca bilgisayarların, yazılım şirketlerinin veya teknoloji merkezlerinin konusu olmaktan çıkmıştır. Yapay zekâ, sanayinin üretim biçimini, tarımın verimliliğini, sağlık hizmetlerini, eğitimi ve kamu yönetimini doğrudan etkileyen stratejik bir alan konumuna geldi. Bu nedenle yapay zekâda söz sahibi olmak, yalnızca yeni sistemleri kullanmakla mümkün değildir. Teknolojiyi geliştirmek, kendi ihtiyaçlarına göre uyarlamak, bilimsel bilgi üretmek ve bu bilgiyi ekonomik değere dönüştürmek gerekiyor.

TÜRKİYE AÇISINDAN

Türkiye açısından temel mesele de şöyle özetlenebilir. Dünyada geliştirilen yapay zekâ uygulamalarını tüketen bir ülke mi olacağız, yoksa kendi bilimsel birikimimizle teknoloji üreten, geliştiren ve ihraç eden bir ülke mi ? Eskişehir’de kurulacak merkezin başarısı, bu soruya verilecek yanıtın yerel ölçekteki karşılıklarından biri olabilir. Eskişehir’in sanayi birikimi büyük bir fırsat ortaya çıkmış bulunuyor. Eskişehir’in önemli avantajı, üniversitelerinin yanı sıra güçlü bir sanayi altyapısına sahip olmasıdır. Havacılık ve motor teknolojileri, makine imalatı, raylı sistemler ve diğer sanayi kolları, yapay zekâ uygulamalarının somut sonuçlar üretebileceği alanlardır. Üretim hatlarında verimliliğin artırılması, makinelerde arızaların önceden belirlenmesi, enerji tüketiminin azaltılması, kalite kontrol süreçlerinin geliştirilmesi ve lojistiğin iyileştirilmesi bu çalışmaların olası sonuçları arasında yer alıyor.

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇISINDAN

Anadolu Üniversitesi bünyesindeki merkezin, Eskişehir Teknik Üniversitesi ve kentteki diğer akademik kurumlarla, sanayi kuruluşlarıyla ve teknoloji girişimleriyle iş birliği geliştirmesi bu nedenle önem taşıyor. Üniversitelerde üretilen bilginin bilimsel yayınlarla sınırlı kalmaması, fabrikalarda, atölyelerde ve girişimlerde karşılık bulması gerekiyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin yapay zekâ teknolojilerine erişimini kolaylaştıracak projeler, Eskişehir’in rekabet gücüne katkı sağlayabilir. Gençler için yeni bir geleceğin için kapısı da açıldı. Yapay zekâ alanındaki gelişmeler, nitelikli insan gücüne duyulan ihtiyacı da artırıyor. Yazılım, veri bilimi, algoritma geliştirme ve ileri mühendislik alanlarında yetişmiş gençler, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığı açısından stratejik bir değer taşıyor. Eskişehir’in üniversite kenti kimliği, bu alanda önemli bir avantaj sunuyor. Araştırma merkezinin öğrencileri gerçek projelerle buluşturması, akademik çalışmaların sanayiyle ilişkilendirilmesi ve gençlerin girişimcilik faaliyetlerinin desteklenmesi, bu avantajı büyütebilir. Bununla birlikte yapay zekâ alanındaki gelişmelerin istihdam üzerindeki etkileri de göz ardı edilmemesi gerekiyor. Üniversite sanayi işbirliği bu alanda da önem kazanıyor.