Bir insanın profesyonelliği ve karakteri çalıştığı işyerinden veya oturduğu koltuktan ayrılık sürecinde kendini gösterir. Bir makamda bulunmak kadar, o makamdan nasıl ayrıldığınız da geride bıraktığınız iz açısından belirleyicidir. Öyle koltuklar var ki, oturan kalkmak istemiyor. Bazen kendisini, bazen de çevresini değiştiriyor. Koltuk için yıllar önce merhum Kemal Sunal’ın oynadığı “Koltuk Belası” filmi çekilmiş, adına maniler, türküler söylenmiş. Neden bunları yazıyorum?
Bu sene esnaf odalarında yapılan seçimlerde genç adayların uzun süre koltuklarında olan başkanları sürpriz bir şekilde koltuklarından ettiklerine şahit olduk. Bazen değişim kendini hissettiriyor. Yine hem odalarda hem de kamuoyunda değişim beklentisinin dile getirildiği Eskişehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde uzun yıllar başkanlık yapan Ekrem Birsen de koltuğunu Adnan Karamanlı’ya teslim etti. Değişim sesleri duyulmaya başladığında, bu kadar yeter denilmeye başladığında koltuğu haliyle odayı daha ileriye taşıyabilecek bir aday için çekilebilmek lazım.
Aynı tabloyu geçtiğimiz günlerde Eskişehir Ticaret Borsası seçimlerinde de gördük. Ömer Zeydan, uzun yıllar Eskişehir Ticaret Borsası’na hizmet etmiş bir isim. Seçimlerden birkaç gün önce muhabirlerimiz İlksen Akkan ve Esra Kahya’nın kendisiyle yaptığı röportajda birçok konu ele alındı ve keyifli bir sohbet gerçekleştirildi.Zeydan o röportajda projelerini, hedeflerini ve Eskişehir Ticaret Borsası için yapmak istediklerini anlattı. Uzun yıllara dayanan tecrübesini yeni döneme ilişkin hedefleriyle birleştirdi. Karşısına genç bir aday çıktı.
Benim görüşüm Ömer Zeydan’ın bu birikim ve tecrübesiyle mazeret beyan ederek adaylıktan çekilmesinin daha doğru olacağıydı. Olmadı, seçime girdi. Kaybetti. Seçimi Ahmet Oğuz kazandı. Beyefendi kişiliği ve çalışkanlığı ile yeni hedefler koyarak başarılı olacağını ümit ediyorum.
Ancak Zeydan açısından son zamanlarda örneğini pek az gördüğümüz bir durum yaşandı. Ömer Zeydan’ın seçim sonrasında ortaya koyduğu tavır da bence en az seçim öncesindeki söylemleri kadar önemliydi.
Sandıktan Ahmet Oğuz’un çıkmasının ardından Zeydan’ın yaptığı açıklamalarda seçim iradesine saygı göstermesi ve görevi devretme sürecindeki yaklaşımını önemli buluyorum. Uzun yıllar önemli bir koltukta oturan, görev yapan isimlerin değişim karşısında gösterdiği tavır çok önemli. Yıllarca emek verdiği bir odada görev değişimi yaşandığında, odaya olan bağlılığını ve sorumluluk duygusunu sürdürebilmek, seçimlerin ötesinde takdir edilmesi gereken bir olgunluk göstergesidir.
Benim söylemek istediğim; bir makamı kazanmak kadar, o makamı zamanında bırakabilmek de meziyettir.
Önümüzdeki süreçte daha çok seçimler yaşayacağız.
Yaşadığımız seçimler gösteriyor ki; zamanı geldiğinde çekilmesini bilmek ve öğrenmek gerekiyor.