Eskişehir Sanayi Odası’ndan Eskişehir Ticaret Odası’na, esnaf odalarından diğer meslek kuruluşlarına kadar oda seçimleri yapıldı. Başkanları ve yönetimleri belirlendi. Bazı siyasi partilerin il ve ilçe kongreleri yapıldı. Seçim zamanı gelen sendikalar da başkanlarını seçtiler. Sandıklar kuruldu, oylar kullanıldı, yönetimler belirlendi. Veya eski yönetim tekrar güven tazeledi. Peki, geriye oy kullanan üyelerin heyecanını artıran hangi projeler, hangi vaatler ve hangi tartışmalar kaldı? Heyecanı olmayan, rekabetten uzak ve hafızalarda fazla iz bırakmayan bir seçim süreci yaşandı.
Benim anladığım seçim, farklı adaylar ve seçenekler arasında kurallarına göre tercih yapabilmenin adıdır. Son zamanlarda seçimler tek adaylı olmaya başladı. Bir bakıma rekabetin geri planda kaldığı süreçlere dönüştü. İki adayın yarıştığı süreçlerde bile şehrin gündemine damga vuracak projeleri ve üyeleri heyecanlandıracak vaatleri duymaz olduk.
Geçmişte, birden fazla adayın yarıştığı, farklı projelerin ortaya konulduğu ve üyelerin ya da delegelerin tercihlerinin güçlü bir yarışla şekillendiği seçimleri yaşadık. Son dönemde yapılan bazı seçimler, farklı tercihlerin ortaya konulduğu demokratik bir yarıştan çok, mevcut yönetimlerin yeniden güven tazelediği bir sürece dönüştü.
Rekabet olmayınca tanıtım da olmadı. Medya açısından da bu seçimler oldukça sönük, hatta verimsiz geçti diyebiliriz. Açıkçası yapılan ve benim gittiğim seçimlerden aklımda kavurmalı pilav, simit ve çay ikramları kaldı. Oysa seçimlerin hafızalarda ikramlardan çok, çözüm önerileriyle projelerle yer etmesi gerekir. Karşınızda rakip yoksa kendinizi anlatma, oy verenleri ikna etme ve daha iyisini yapma ihtiyacını ne ölçüde hissedersiniz? Rekabetin olmadığı yerde vaatler azalıyor, projeler geri planda kalıyor.
İşte asıl mesele burada başlıyor. Üye bir sorun yaşadığında başkanı olduğunuz oda onun için ne yapıyor? Ticari bir haksızlıkla karşılaştığında, alacağını tahsil edemediğinde, sektöründeki sorunlar ile boğuştuğunda ya da bürokratik engellere takıldığında ne kadar yanında duruyor? Ticaret dijitalleşiyor, e-ihracat büyüyor, rekabet sınır tanımıyor. İşletmelerin yeni pazarlara, finansmana, teknolojiye ve güvenilir bilgiye erişmesi oldukça önemli hale geldi.
Eskişehir gibi ekonomik potansiyeli yüksek bir şehirde üyeler, odalarından yeni pazarlara açılmayı kolaylaştıran çalışmalar, mesleki eğitimler, ortak sorunlara yönelik girişimler ve şeffaf biçimde açıklanan hizmet sonuçları görmek istiyorlar. Eskişehir’in meslek odaları daha fazla heyecanı, daha güçlü projeleri ve daha etkili hizmeti hak ediyor. Seçimler bitti. Simitler, pilavlar yenildi, çaylar içildi. Şimdi üyeler için neler yapılacak?
Bir oda başkanının başarısı aldığı oydan çok çözdüğü sorunlarla, kaç işletmeye dokunduğuyla ve şehir ekonomisine ne kazandırdığı ile ölçülmeli. Mesele yalnızca kimin başkan seçildiğinden öte, seçilen başkanın ve yönetiminin üyelerine ne kazandıracağıdır.
Basit bir örnek verecek olursak; üyeleri için odanın gerek maddi gücünü, gerekse üye sayısını kullanarak bir veya birkaç bankanın kendilerinden aldığı POS komisyon oranlarını veya hesabına geçecek gün sayısını aşağı çekmekte üyeleri için bir hizmet sayılmaz mı?
Elbette, tek aday ile seçime girilmesinde başlı başına bir sakınca yok. Önemli olan, sandıkta rakip bulunmadığında da hizmetteki yarışın sona ermemesi.
Netice olarak son dönemde yapılan seçimlerden benim anladığım; “Tek adaylı seçimler zevk vermiyor.”