Eskişehir'in göbeğinde yıllardır süregelen kronik bir mesele var. Küçük Sanayi Sitesi. Adı site olarak geçse de ne yöneticisi, ne başkanı ne de ilgileneni var.

Şehir büyürken, modernleşirken burası etrafı binalarla çevrilmiş devasa bir çöküntü alanı haline geldi. Ne altyapısı var, ne doğru düzgün hizmeti. Aracınız ile tamir hizmeti almaya giderken de, çıkarken de o trafik keşmekeşinden, bozuk yollardan hasarsız çıkabilirseniz kendinizi şanslı görebileceğiniz bir alandan bahsediyoruz.

Burası ; yetkinin ve de sorumluluğun adeta karşılıklı top çevirildiği bir alan durumunda. Yıllardır aynı sorunlar konuşuluyor, aynı cümleler kuruluyor, aynı beklentiler dile getiriliyor. “Taşınacak” deniliyor, “dönüştürülecek” deniliyor. Sonra zaman geçiyor, gündem değişiyor ve Küçük Sanayi yine kendi kaderine bırakılıyor.

Yetersiz altyapısı, bozuk yolları, düzensiz görüntüsü ve yıllardır çözülemeyen sorunlarıyla Küçük Sanayi Sitesi, bugün yalnızca orada ekmeğini kazanan esnafın değil, bütün Eskişehir’in meselesi haline gelmiş durumda.

Bence bu işin iki ayağı var. Birincisi siyasi, ikincisi ise teknik ayak. Siyasi ayağında; Büyükşehir, Odunpazarı Belediyesi, merkezi yönetim ve diğer ilgili kurumların aynı masada buluşması, teknik ayağında ise “Bu iş nasıl yapılacak?” sorusunun somut cevabı ortaya konulması gerekiyor.

Peki; özellikle her seçim döneminde gündeme gelerek yıllarca tartışılan bu çöküntü alanında hâlâ bir çözüm noktasına gelinememesi güzelim Eskişehir’imize yakışıyor mu?

Burada “kim haklı?” “kim haksız?” sorularından çok, artık “Bu işi nasıl çözeriz?” sorusunun sorulması ve cevabının verilmesinin zamanı geldi de geçiyor. Küçük Sanayi esnafının daha fazla beklemeye, Eskişehir’in de daha fazla “cek… cak” dinlemeye tahammülünün kalmadığını düşünüyorum.

Bu nedenle artık geçmişte kimin ne söylediğinden çok, bundan sonra ne yapılacağına bakmak gerekiyor. Aynı cümleleri yeniden kurarak yeni bir bekleme dönemi başlatmanın kimseye faydası yok.

Küçük Sanayi’de kepenkler her sabah açılıyor. Ustalar işlerinin başına geçiyor, çıraklar dükkânlara geliyor, insanlar akşam evlerine ekmek götürüyor. Her şeye rağmen hayat devam ediyor.

Bütün bu konuşmaların, yıllardır süren tartışmaların ardından sürekli bu köşeden sorduk. “Küçük Sanayi Sitesi sorunu ne zaman çözülecek?” İlgililerden topu taca atmanın ötesinde tatmin edecek bir cevap alamadık. Bu defa da söyle soralım.

Küçük Sanayi meselesi daha ne kadar ertelenecek?