Eskişehir’in en önemli su kaynaklarından biri olan Sakaryabaşı, bugün adeta can çekişiyor. Çok değil, birkaç yıl önce buradan Eskişehir’e su getirilmesi gündemdeydi. Burası artık yalnızca Çifteler’in değil, bütün Eskişehir’in meselesi durumunda. Mesele sadece suyun azalması değil. Elimizde bulunan bu değerli kaynağı nasıl koruyacağımız, nasıl kullanacağımız ve daha da önemlisi çocuklarımıza nasıl bırakacağımız.
Geçtiğimiz aylarda suyun yeniden birikmeye başladığı yönünde suyun başında sevindirici açıklamalar yapıldı. Bu açıklamalara hepimiz sevindik. “Demek ki sorun çözülüyor” diye düşündük. Bugünlerde ise biriken su da çekilmeye başladı. Yine bilindik görüntüler ve kokudan şikayetler gelmeye başladı. Görünen o ki; Sakaryabaşı’nda günü kurtaran müdahalelerle kalıcı bir sonuç almak mümkün olamayacak.
Sakaryabaşı ile ilgili fikir sahibi farklı kişilerle yaptığım görüşmelerde çoğunlukla iki seçenekten bahsediliyor. Ya sulu tarımdan vazgeçilecek, devlet destekli başka bir tarım politikası uygulanacak ve bölge korunacak. Ya da mevcut düzen bu şekilde devam edecek ve bunun bedelini Sakaryabaşı, Çifteler haliyle Eskişehir ödeyecek.
Burada üçüncü bir yola ihtiyacımız var. Bunun adı da ortak akıl. Eskişehir böylesine değerli, şehre katkı sunacak meselelerde siyaset dışı bir lobi oluşturmalı. Sakaryabaşı ve çevresindeki su kaynaklarının gerçek durumu bilimsel verilerle ortaya konulmalı. Tarımsal üretimin su ihtiyacı hesaplanmalı, yeraltı ve yerüstü su kaynakları birlikte değerlendirilmeli. Bölgenin su kapasitesi ile kullanılan su miktarı arasındaki denge açıkça ortaya çıkarılmalı. Bütün bunlar yapılırken bölge insanının ekonomik geleceği de hesabın dışında bırakılmamalı.
Bu nedenle Sakaryabaşı meselesinin acilen ele alınması gerekiyor. Sakaryabaşı ne bir partinin, ne bir belediyenin, ne de bir kurumun meselesi. Sakaryabaşı, Eskişehir’in meselesi.
Bugün; birilerinin suçlanma zamanı değil, bir masa etrafında çözüm için buluşma zamanı. Devlet kurumları, yerel yönetimler, bilim insanları, çiftçiler, bölge halkı ve Eskişehir’in ilgili bütün kesimleri bu masada olmalı.
Konunun uzmanları konuşmalı ve sonunda ortak bir yol bulunmalı. Çünkü Sakaryabaşı’nın ihtiyacı yeni polemikler, tartışmalar değil, ortak bir akıl. Bugün suyu biriktirmek elbette önemli.
Ancak kalıcı çözüm; suyun neden çekildiğini, kaynağın neden kuruduğunu anlamaktan ve buna göre sürdürülebilir bir çözüm planı ortaya koymaktan geçiyor. Aksi halde aynı sorunu bugün çözüp yarın yeniden yaşamak kaçınılmaz hale gelecektir. Ve o zaman da belki bugünden kaybettiğimiz fırsatları konuşuyor olacağız.
Buradan konuyla ilgili bütün yetkililere tekrar sormak istiyorum. Sakaryabaşı can çekişiyorken, çözüm için ne yapılıyor?