Eskişehir’de Çifteler denince herkesin aklına Sakaryabaşı gelir. Sakaryabaşı denilicence de su, yeşillik, huzur ve serinlik… Yıllardır Eskişehirlilerin hafta sonlarında nefes aldığı, ailelerin piknik yaptığı, çocukların suyla buluştuğu, doğayla iç içe birkaç saat geçirmek isteyenlerin soluğu aldığı bir yerden söz ediyoruz. Ama bugün Sakaryabaşı’na baktığımızda içimiz acıyor, hüzünleniyor, üzülüyoruz. Çünkü yine su çekilmeye başladı. Yine kuraklık var. Yine kokudan şikayet eden vatandaşlar var. Ve yine aynı soruyu bir defa daha sormamız gerekiyor. Sakaryabaşı eski günlerine ne zaman dönecek?
Hatırlayalım… Sakaryabaşı’nın susuz kaldığını, suyun çekildiğini, zeminin çatladığını, göletin adeta kaderine terk edildiğini hep birlikte gördüğümüz günlerde bu köşede, “Sakaryabaşı kuruyor, Sakaryabaşı can çekişiyor” demiştik. Sonra mesele ele alındı. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, milletvekilleri ve AK Parti heyeti Sakaryabaşı’na gitti. Devlet Su İşleri devreye girdi. Çalışmalar yapıldı. Sakaryabaşı’nda yeniden suyu gördük. Toplu olarak suyun başında açıklamalar yapıldı. Gerçekten umutlandık. ”Demek ki oluyormuş” dedik. Hatta o günlerde yine bu köşede, “Sakaryabaşı’nı canlandıranlara selam olsun” diye bir yazı da yazmıştım. Çünkü ortada gerçekten insanı mutlu eden sevindirici bir tablo vardı. Gördüğümüz kadarı ile su bekleyen Sakaryabaşı yeniden hayat bulmaya başlamıştı. Aradan birkaç ay geçti. Ne yazık ki; Sakaryabaşı’nda yine suyun çekilmeye başladığını öğreniyoruz. Temmuz ayından bu yana suyun olmadığı, bazı bölgelerde kötü kokunun hissedildiği, vatandaşların yeniden şikayetlerini dile getirdiği bir Sakaryabaşı’ndan bahsediyoruz.
Birkaç ay önce mikrofonların önünde, basına müjdeli açıklamaların yapıldığı, bizleri umutlandıran, sevindiren su nereye gitti? Yapılan çalışmalara rağmen, Sakaryabaşı yeniden mi kuruyacak? Yoksa bu yalnızca yaz aylarının geçici bir sonucu mu? Elbette bir doğal alanın su seviyesinin mevsimsel şartlardan etkilenmesi mümkündür. Bunu herkes biliyor. Ama mesele tam da burada başlıyor.
Çünkü Sakaryabaşı’nın yıllardır yaşadığı problem artık yalnızca “kuraklık” diyerek geçiştirilebilecek bir noktada değil. Susuz kalan bir Sakaryabaşı’ndan söz ediyoruz. Yapılan çalışmalar ve açıklamalar sonrasında kamuoyunda ciddi bir beklenti oluştu. Mesele Sakaryabaşı. Mesele Eskişehir’in doğal mirası. Mesele çocuklarımızın, torunlarımızın yıllar sonra da aynı yerde suyu, yeşili ve doğayı görebilmesi. Çok değil birkaç ay önce hep birlikte sevindik. Bugün ise endişeliyiz. Bu nedenle yetkililere açıkça sormak gerekiyor. Sakaryabaşı’na su gelecek mi? Gelecekse ne zaman? Yapılan çalışmaların devamı var mı? Yeni bir proje hazırlanıyor mu? Yoksa Sakaryabaşı’nda sürekli aynı kısır döngüyü mü yaşayacağız? Bugün yeniden kuruyan alanlara baktığımızda, birkaç ay önce yaşadığımız sevincin yerini soru işaretleri alıyor. Acaba gerçekten Sakaryabaşı’nı kurtardık mı, yoksa birkaç aylığına nefes mi aldırdık? Bir kez daha zeminin çatladığı, suyun çekildiği, vatandaşın umudunu kaybettiği görüntülerle karşılaşmak istemiyoruz. Bir kez daha “Sakaryabaşı kuruyor” diye yazmak istemiyoruz.
Ve yetkililerden cevap bekliyoruz. Sakaryabaşı’nda neler oluyor?