Bir başkanvekilliği seçimi, iki parti arasındaki siyasi mesafeyi kapatmaya yeter mi?
Türkiye Belediyeler Birliği Başkanvekilliği seçimi, yalnızca belediye başkanlarının yarıştığı bir seçim olarak okunamaz. Bu seçim, CHP ile Yeni Parti arasındaki ilişkilerin geleceği, muhalefetin ortak hareket etme kapasitesi ve siyasi söylemle pratik arasındaki uyum açısından da önemli işaretler taşıyor. Seçim işbirliği en azından Eskişehir’de geliştirilebilecek mi? Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin 15 Ekim’de yapılan seçimde 417 oy alarak Türkiye Belediyeler Birliği Başkanvekilliğine seçilmesi, bu tartışmanın merkezine Eskişehir’i yerleştirdi. Üstelik bu sonuçta, Ünlüce’nin ayrıldığı CHP’nin desteği de vardı. CHP, kendi adayını çıkarmayarak Yeni Parti’nin adayı Ünlüce’yi destekleme kararı aldı. CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın açıklaması, bu tercihin arkasındaki gerekçeyi de ortaya koyuyordu. Sarı, birliğin Cumhur İttifakı’nın eline geçmesini önlemek ve muhalefetin ortak çıkarını gözetmek olarak, açıklamıştı. CHP Eskişehir örgütü de sessiz sedasız, CHP genel merkezinden aday çıkarılmamasını ve Ünlüce’nin desteklenmesini istedi. Ünlüce Eskişehir CHP’ye telefonla ve mesajla teşekkür etti. Ünlüce’nin Eskişehir CHP’ye teşekkür ziyareti de yapması nezaketen uygun olur.
SORUMLULUK ÜSTLENDİ
Burada gözden kaçırılmaması gereken nokta unutulmamalıdır. CHP, desteklediği adayın kendi partisinden olmadığını biliyordu. Buna rağmen seçimde sorumluluk üstlendi. Bu tutum, parti ilişkilerinde yaşanan kırılmaların bütün siyasi alanlarda ortak hareket etmeyi imkânsız kılmadığını gösteriyor. Daha sonraki aşamada, Özgür Özel’in sözleriyle sandıktaki tutum arasındaki mesafe konulması ise iki partinin ortak tabanında ümitsizlik yarattı. Özgür Özel, bundan sonra işbirliğine kapıyı kapattığını söyledi. Özel’in bu açıklaması nasıl yorumlanmalıdır. Bence, Özel’in söylediklerinin yaşamda karşılığı yok. Şartlar, hayat işbirliğini zorluyor.
SİYASETİN GERÇEKLERİ
Siyasi partiler arasında sert tartışmalar yaşanabilir. Ayrılıklar, karşılıklı eleştiriler ve güven sorunları da siyasetin gerçekleridir. Ancak bir partinin iş birliğine kapıyı kapatan söylemiyle, diğer partinin ortak bir kamusal sorumluluk adına attığı adım yan yana geldiğinde, ortaya cevaplanması gereken bir sorular çıkar. Siyasi rekabet, hangi noktada ortak sorumluluğun önüne geçmektedir? CHP’nin tercihi, Yeni Parti ile bütün anlaşmazlıkların sona erdiği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde bu destek, Yeni Parti’nin CHP’ye yönelik tutumunu değiştirdiğini de tek başına kanıtlamıyor. Bir seçimde aynı adaya oy vermekle iki parti arasında kalıcı bir siyasi uzlaşma kurulması farklı şeylerdir.Bununla birlikte, iş birliğinin kesin biçimde reddedildiği bir ortamda karşılıklı temasın ve ortak hareketin bütünüyle dışlanamayacağı da görülüyor. Türkiye Belediyeler Birliği seçimindeki tablo, siyasi açıklamalarla kurumsal ihtiyaçların her zaman aynı yönde ilerlemediğini ortaya koydu.
ESKİŞEHİR’İN KATKISI
Bu sürecin Eskişehir bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor. Ayşe Ünlüce’nin seçilmesinde CHP’nin genel merkez düzeyindeki tercihi kadar Eskişehir örgütünün yaklaşımı da siyasi anlam taşıyor. Kimsenin bilmediği bu konuda yoğun bir trafik yaşandı. Ünlüce, CHP çatısı altında yürütülen siyasi mücadelenin ardından Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilmiş, daha sonra partisinden ayrılarak Yeni Parti’ye katılmıştı. Dolayısıyla CHP örgütünün desteği, sıradan bir aday desteği olarak değerlendirilemez. Burada geçmişte birlikte siyaset yapmış olmanın yanı sıra Eskişehir’in temsil gücü ve belediyeler arasındaki kurumsal dayanışma da söz konusudur. Eskişehir örgütünün katkısı, yerel siyasetin genel merkezler arasındaki gerilimden ibaret olmadığını gösteren bir örnek olarak okunabilir. Kentin temsilcisi önemli bir göreve aday olduğunda, siyasi ayrılıkların yanında kentin ortak çıkarlarının da hesaba katılması gerektiği düşüncesi öne çıkıyor. CHP’nin katkısı, Ünlüce’nin parti değiştirme kararını onayladığı veya iki parti arasında yeni bir ittifak kurulduğu biçiminde yorumlanamaz. Ama, işbirliği ve yarının ne getireceği düşünülmelidir. Ünlüce en kısa zamanda CHP’ye bir teşekkür ziyareti yapmalıdır.