Sakin şehri yalnızca yavaşlamak olarak görmemek gerekir. Sakin şehir aynı zamanda bir şehrin hafızasını, kültürünü geleceğe taşımaktır.Dünya hızlanıyor. Şehirler büyüyor, yollar kalabalıklaşıyor, beton yapılar çoğalıyor. İnsanlar bir yerlere yetişmeye çalışırken yaşadıkları kentin hikâyesini, sokağının geçmişini, komşusunun hatırını ve geleneklerini giderek daha az hatırlıyor. İşte tam da bu noktada, dünyada giderek önem kazanan bir anlayış öne çıkıyor, sakin şehirler ilgi topluyor. İtalyanca Cittaslow adıyla bilinen bu hareket, kentlerin birbirine benzemesine, yerel kimliklerin silinmesine ve yaşamın yalnızca hız üzerinden değerlendirilmesine karşı farklı bir yaklaşım sunuyor. Çevrenin korunması, yerel üretimin desteklenmesi, tarihî dokunun yaşatılması ve insanların yaşam kalitesinin yükseltilmesi bu anlayışın temelini oluşturuyor.
SİVRİHİSAR HER AÇIDAN
Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci’nin Antalya’da düzenlenen turizm platformunda, hızlanan dünyada sakin şehirler, yerel yaşam ve özgün deneyimler üzerine ilçenin turizme bakışını anlatması, bu açıdan üzerinde durulması gereken bir gelişme. Sivrihisar’ın sakin şehir adaylığı süreci de ilçenin geleceği açısından önem taşıyor. Mesele yalnızca ilçenin tanıtılması değil, sahip olduğu değerlerin nasıl korunacağı ve geleceğe nasıl aktarılacağıdır. Sivrihisar’ın en büyük zenginliği, tarihi ve kültürel kimliğidir.Sivrihisar’ı sıradan bir Anadolu ilçesinden ayıran özellik, geçmişin farklı dönemlerinden izler taşıyan güçlü tarihî dokusudur.
HER DÖNEM
Frig uygarlığının izlerini barındıran Pessinus Antik Kenti’nden Selçuklu döneminin önemli eserlerinden Ulu Camii’ye, tarihî konaklardan geleneksel el sanatlarına kadar uzanan geniş bir kültür mirası söz konusudur.UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Sivrihisar Ulu Camii, ahşap direkli mimarisiyle yalnızca ilçenin değil, Anadolu Türk mimarisinin de önemli eserlerinden biridir. Surp Yerrortutyun Ermeni Kilisesi ise Sivrihisar’ın tarih boyunca farklı kültürlerin izlerini taşıyan yapısını hatırlatır. Zaimağa Konağı, Millî Mücadele tarihimiz açısından ayrı bir değer taşır.Sivrihisar denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri kuşkusuz Nasrettin Hoca’dır. Sivrihisar’a bağlı Hortu köyünde, bugünkü Nasreddin Hoca Mahallesi’nde dünyaya gelen büyük halk filozofu, yüzyıllardır Anadolu insanının düşünce dünyasında yaşıyor. Onun fıkraları yalnızca insanları güldürmüyor; toplumsal çelişkileri gösteriyor, önyargıları sorgulatıyor ve insanı kendi davranışları üzerine düşünmeye çağırıyor.
NASREDDİN HOCA GÜNCEL
Nasreddin Hoca’nın mirasını sakin şehir anlayışıyla buluşturmak, Sivrihisar için önemli bir fırsattır.Çünkü Hoca’nın mizahında gösterişten çok akıl, üstünlük taslamaktan çok sağduyu, öfkeden çok düşünme vardır. Onun dünyasında insan, kendisine dışarıdan bakmayı öğrenir.Sosyal medyada birkaç saniyede hüküm verilen, insanların birbirini dinlemeye daha az zaman ayırdığı, tüketimin yaşamın merkezine yerleştiği bir çağda Nasreddin Hoca’nın düşünmeye çağıran mizahı hâlâ günceldir.Sivrihisar bu mirası yalnızca bir heykel, anıt park veya ziyaret noktası olarak değerlendirmemeli. Nasretddin Hoca’yı çocuklarla, gençlerle, eğitimle, tiyatroyla, edebiyatla ve uluslararası kültür etkinlikleriyle buluşturmalı.Hoca’nın fıkraları farklı dillerde anlatılabilir, mizah ve düşünce festivalleri düzenlenebilir, okullarla iş birliği içinde kültür programları hazırlanabilir. Böylece Sivrihisar, Nasrettin Hoca’nın doğduğu yer olmanın ötesinde, onun temsil ettiği düşünme ve sorgulama kültürünü yaşatan bir merkez hâline gelebilir.Sakin şehir demek, gelişmeye karşı çıkmak, teknolojiden uzaklaşmak ya da ekonomik hayatı durdurmak değildir. Asıl amaç, gelişmeyi kentin doğal ve kültürel değerlerini yok etmeden gerçekleştirmektir.Sivrihisar’ın geleneksel dokumaları, incili küpesi, beş bacalı kilimi ve yerel mutfağı bu açıdan önem taşıyor. Bunlar yalnızca geçmişten kalan kültürel hatıralar değil, aynı zamanda üretim, istihdam ve turizm için de birer imkân sunar.Pessinus’un antik geçmişi, Ulu Camii’nin mimarisi, Zaimağa Konağı’nın Millî Mücadele’deki yeri, geleneksel el sanatları, yerel mutfak ve Nasrettin Hoca’nın düşünce dünyası birbiriyle bağlantılı kültür rotaları oluşturabilir.
SAKİN ŞEHİR
Sakin şehir anlayışı, turizmin kentin önüne geçmesi değil, kentle uyum içinde gelişmesidir. Cittaslow adaylığı, belediyenin tek başına yürütebileceği bir tanıtım çalışması olarak görülmemelidir. Başarı için yerel yönetim, esnaf, üreticiler, sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları ve ilçe halkı aynı hedef doğrultusunda çalışmalı. Çevre koruma, atık yönetimi, yaya ulaşımı, tarihî yapıların bakımı, yerel üretimin desteklenmesi ve kültürel etkinliklerin sürekliliği ölçülebilir hedeflere bağlanmalıdır. Eskişehir’in merkezinde oluşan turizm hareketliliğinin ilçelere yayılması bakımından da Sivrihisar önemli bir potansiyele sahiptir. Bunun için ulaşım olanaklarının geliştirilmesi, ziyaretçilere yönelik bilgilendirmenin güçlendirilmesi ve çevredeki tarihî ve doğal alanlarla bütünleşen güzergâhların oluşturulması yararlı olacaktır.
DÜNYANIN MERKEZİ
Dünyanın merkezi neresidir? Nasreddin Hoca’ya atfedilen meşhur fıkralardan birinde dünyanın merkezinin neresi olduğu sorulur. Hoca, cevabını kendi bulunduğu yeri işaret ederek verir. Bu hikâyenin Sivrihisar için taşıdığı anlam üzerinde düşünmeye değerdir.