Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde yer alan ve 1500’lü yıllarda inşa edilen tarihi Kurşunlu Külliyesi hakkında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tahliye kararı verildi. Yaklaşık 25 yıldır Odunpazarı Belediyesi’nin kiracısı olduğu külliyenin 3 Kasım tarihine kadar boşaltılması istendi.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki tarihi Kurşunlu Külliyesi bünyesinde yer alan müze ve sanat atölyelerinin tahliye edilmek istenmesine düzenlediği basın toplantısıyla sert tepki gösterdi. Konuşmasına külliyenin 1500’lü yıllara dayanan tarihine ve belediyenin bölgedeki geçmişine dikkat çekerek başlayan Kurt, şu ifadeleri kullandı; “Burası 1500’lü yıllarda inşa edilmiş tarihi Kurşunlu Külliyesi. Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan bu külliyenin bazı bölümlerinde Odunpazarı Belediyesi kiracı olarak faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 20-25 yıldır Odunpazarı Belediyesinde görev yapan bütün belediye başkanları, belediyenin kullanımındaki bu tarihi alanları korudu, kolladı ve bugünlere getirdi. 2014 yılında göreve geldikten sonra biz de buradaki faaliyetlerimizi sürdürdük.”

“SANATIN ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİ HALİNE GETİRDİK”
Külliye bünyesinde barındırılan kültürel zenginlikleri tek tek sıralayan Kurt, bu alanların sıradan yapılar olmadığını belirterek, “Ahşap Eserler Müzemiz yer alıyor. Dokuzuncusunu gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Ahşap Festivali kapsamında üretilen eserler burada sergileniyor. Yine külliye içerisinde belediyemizin işlettiği Fotoğraf Makineleri Müzesi bulunuyor. Burada 400’den fazla fotoğraf makinesi ve fotoğraf sanatıyla ilgili eser sergileniyor. Külliyenin bir başka bölümünde Lületaşı Müzemiz yer alıyor. Bu müzenin bulunduğu alanda, özellikle kadın girişimcilerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 15-16 işletmeci ticaret yapıyor. Arka binada ise Türkiye’de belediyelere ait tek cam atölyesi bulunuyor. Cam fırınlarının ve cam çalışmalarının yer aldığı bu alanda bugüne kadar 12 kez Uluslararası Cam Festivali gerçekleştirdik” dedi.

“TAHLİYE KARARI AÇIKÇA KANUNA AYKIRIDIR”
Hukuki süreçte Vakıflar Kanunu'na eklenen geçici maddeye uygun hareket ettiklerini ancak kurumun bunu görmezden geldiğini savunan Kurt, tahliye kararının hukuki sakatlıklarını şu sözlerle dile getirdi; “21 Kasım 2025 tarihinde yapılan düzenlemeyle 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na geçici 15’inci madde eklendi. Bu maddeyle, vakıflarla kira sorunu yaşayan kiracıların, Vakıflar Genel Müdürlüğünün şartlarını kabul etmeleri halinde kira sözleşmelerinin beş yıl daha uzatılmasına ilişkin hüküm getirildi. Dedik ki biz kiracı olarak şartlarınız neyse kabul ediyoruz ve kira sözleşmemizin devam etmesini istiyoruz. Ancak başvurumuza olumlu ya da olumsuz herhangi bir yanıt verilmedi. 3 Kasım 2026 tarihinde Kurşunlu Külliyesi içerisinde belediyemizin kiracı olarak kullandığı müze, atölye ve diğer alanları boşaltmamız gerektiğine ilişkin yeni bir karar aldık. Kiracı, belirlenen şartları kabul ediyorsa kira sözleşmesinin devam edebileceği hükme bağlanmış. Odunpazarı Belediyesi de Vakıflar Genel Müdürlüğüne, ‘Biz bu şartları kabul ediyoruz, kira sözleşmemizi devam ettirmek istiyoruz’ demiş. Yani bu şartlar altında kira sözleşmesinin devam etmesi gerekirken, ‘Sözleşmeyi feshediyorum, sizi buradan çıkarıyorum’ demek açıkça kanuna aykırıdır.”
Kurt ayrıca mahkemenin savunma için 15 günlük süre tanıdığını hatırlatarak, “26 Ekim’den itibaren 15 gün saydığınızda kasım ayının 12’sine, 13’üne geliyorsunuz. Oysa bizden müze ve atölyelerimizin bulunduğu alanları 3 Kasım’da boşaltmamız isteniyor. Bu durum, adeta insanlarla dalga geçer gibi, ‘Size savunma hakkı veriyoruz’ demekten başka bir anlam taşımıyor” dedi.
“ÜÇ MÜZE KAPATILACAK, ÜÇ FESTİVAL SONA ERECEK”
Tahliyenin Eskişehir turizmi ve kültürel hayatında onarılamaz yaralar açacağını vurgulayan Kurt, faturanın ağır olacağını belirtti:
“Peki, belediyemizin kullanımındaki bu alanlar boşaltılırsa ne olacak? 3 Kasım’da üç müze kapatılacak. Cam atölyesi ve cam fırınları kapatılacak. Üç festival sona erecek. Bu alanlarda çalışan 18 kişi işsiz kalacak. Yaklaşık 20 esnafımız ticaret yapamaz hale gelecek. Odunpazarı’nın kültür ve sanat yaşamının önemli bir bölümü karanlığa gömülecek. Buralar, tıpkı Kanlıkavak’taki gölet gibi, tıpkı karşımızdaki Göç Müzesi gibi, tıpkı Dede Korkut Parkı gibi bakıma muhtaç, çözümsüz ve insanlara zarar veren bir noktaya gelecek.”

“SANAT ESERLERİNE ‘TAHTA PARÇASI’ DİYEN BİR ANLAYIŞ”
Geçmişte benzer bir süreçte direniş sergilediklerini ancak mevcut zihniyetle diyaloğun imkânsız hale geldiğini aktaran Kurt, sert eleştirilerde bulundu:
“Şimdi bazı arkadaşlarımız, ‘10 yıl önce eylem yaptınız, direndiniz. Peki, şimdi ne yapacaksınız?’ diye soruyor. Öyle bir aşamaya geldik ki artık eylem yapmaya bile değmez. Çünkü karşımızdaki anlayış, buradaki eserler için ‘Birtakım tahta parçalarını buraya yığmışlar’ diyor. Dünyada eşi benzeri olmayan sanat eserlerine ‘tahta parçası’ diyen bir anlayışa karşı eylem yapsanız ne olacak? Kafaya koymuşlar, bizi bu alanlardan çıkaracaklar. Hiçbir farklı düşüncenin yaşamasını istemiyorlar. Bizim olan binaları başkaları işgal ediyor. Bizim kiracı olduğumuz binalardan ise bizi zorla çıkarmaya çalışıyorlar.”
Kurt, açıklamasının sonunda Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkililere ve sanat camiasına çağrıda bulunarak, “Hangi gücünüz, hangi etkiniz varsa devreye girin. Vakıflar Genel Müdürlüğünün Kurşunlu Külliyesi içerisindeki bu müze ve sanat alanlarını yeniden Odunpazarı Belediyesine kiralaması konusunda yardımcı olun. Baskı oluşturalım, kamuoyu yaratalım. Aksi takdirde biz bu alanları büyük bir üzüntüyle terk etmek zorunda kalacağız. Buradaki malzemeler, müzelerdeki eserler Kültür ve Turizm Bakanlığımıza bizim hibemiz olsun. Değerlendirebiliyorlarsa değerlendirsinler. Değerlendiremiyorlarsa da bu eserleri koyacak bir yer bulsunlar” ifadelerini kullandı.



