ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy şöyle diyor, “Eskişehirliyim, ESOGÜ’lüyüm, Eskişehirsporluyum!” tam bir aidiyet duygusu sözcükleri… ne alakası var demeyin… Alakası çok… Eskişehir’de Eskişehirspor çok şeydir. Bunu defalarca ben yazdım, başkaları yazdı. Eskişehirspor bu ülkede yarım asrı aşan zaman diliminde o kadar çok yazılıp çizildiği ki?

Bir ara gözüme takıldı… Büyük büyük bir gazetenin Fenerli olmakla övünen bir köşe yazarı bir zamanların efsane futbolcusu ve sonrasındaki teknik adamı Ziya Doğan’a sosyal medya hesabından yaptığı söyleşi de şöyle bir soru soruyor, “Sizin oynadığınız dönemde bugünkü futboldaki VAR uygulaması (Video Yardımcı Hakem) olsaydı ne olurdu?” Ziya Doğan tereddütsüz şöyle söylüyor, “Eskişehirspor en az 4 kez ligi şampiyon tamamlardı!”

İşte o Eskişehirspor’un bugün ne anlama geldiğini en iyi anlatan sözlerden birisi… Kim ne kadar dikkate aldı veya alır bilinmez ama Eskişehirspor Türk futbolu için o kadar önemli işte… Derler ki, “Altın çamura düşmekle değerinden bir şey kaybetmez!” tam da o noktadayız… Eskişehirspor’un hangi ligde mücadele ettiği önemli değil. BAL Ligini de, 3. Türkiye Liginde de rekorları parçalayarak izlenme rekorları kıran ve taraflı tarafsız herkesin hayranlıkla takip ettiği Eskişehirspor.

Geçtiğimiz yıl nasıl şampiyonluktan olduğumuzu herkes biliyor… Ama aynı Eskişehirspor küllerinden yeniden doğmak için bu yılda aynı mücadeleyi vermek için kolları sıvadı. Söylenenlere göre şampiyon olacak bir kadro kuruldu. Geçtiğimiz yıl takımın başarısında pay sahibi olduğu düşünülen Hakan Şapçı ile yola devam kararı alındı..

Erkenden şampiyonluk türküleri söylenmeye başlandı. Ama ligin ilk üç haftasında tam anlamıyla alınan sonuçlar bakımından bir hayal kırıklığı yaşandı.. Evinde oynayacağı ilk üç maçı cezası sebebiyle taraftarından mahrum geçirecek olan Eskişehirspor ilk üç haftada bir galibiyet, bir beraberlik ve bir de mağlubiyet aldı. İş geldi tam bir sırat köprüsü diyebileceğimiz noktadayız. İlk 3 haftayı kayıpsız geçen ve geçtiğimiz yılda şampiyonluk yolunda önümüze taş koyan ve liderlik koltuğuna oturan Balıkesirspor ile yarın evimizde karşı karşıya geleceğiz. Bu maçta galibiyet olmazsa olmazlarımızdan birisi. Arkamızda taraftarımız olmayacak ve ilk üç haftanın verdiği bir motivasyon kaybı ile sahaya çıkacağız. Sonuç ne olur bilinmez ama bizim kayba tahammülümüz yok. İşte o sebeple bizim için karar maçı niteliğindeki bu maçı kazanmak toparlanmamız açısından bir fırsat.

Bu şehrin her şeyi, ciddi bir moral kaynağı ve kaynaştıranı olan Eskişehirspor için bu dar sokaktan hasarsız çıkmak en azından taraftarı ile buluşuncaya dek bundan sonrası için kayıpsız devam etmek o kadar önemli ki..

Umut ediyorum ve gönlümden geçeni söylüyorum; biz nice cenderelerden çıktık, nice badiler atlattık bunu da atlatacağız inşallah. Ama unutmayalım ki Eskişehir’in de Eskişehirspor’unda yeni bir hayal kırıklığına tahammülü kalmadı. Bir büyük hayal kırıklığını umutları bir başka bahara bırakacak ne imkanımz ne de sabrımız var….Çünkü bu kez mesele yalnızca üç puan değil. Mesele, yeniden umutlanmış bir şehrin umudunu ayakta tutabilmek. O yüzden yarın sadece futbolcular değil, bütün Eskişehir sahada olacak.

Haydi Es Es! Dualarımız ve bütün pozitif enerjimizle yarın hep birlikte Eskişehirspor’un yanında olacağız… Haydi Eskişehirspor…