Şehrimizde veya ülkede yapay gündemler ile uğraşıyoruz. Eskişehir’in gazetesi olduğumuz için, elbette Eskişehir önceliğimiz oluyor. Şehrimizdeki bazı meslektaşlarımız, yeni kurulduğu söylenen partinin Odunpazarı ilçe başkanının kim olacağını tartışıyorlar. AK Parti tarafından yapılan açıklamalara, yeni yeni kurulduğu varsayılan partinin il başkanı açıklama yapmasını istiyorlar. Her şeyden önce bu parti henüz kuruluşunu tamamlamadı. Devletin ilgili kurumları partinin tescilini yapmadı. Partinin adı konusunda tartışmalar sürüyor. Bir bakarsın, tescil edilmediği için, partinin milletvekilleri ve diğer seçilmişleri koltuklarından oluvermişler. Peynir gemisi batıvermiş.
GERÇEKLERE BAKMAK
Mesela şehrimizdeki bir gerçeği Eskişehir Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Fethi Özkara, dile getirdi. Kamuoyunun önüne çıkardı. Eskişehir’de esnafın çırak bulma konusundaki çabasını bize hatırlattı. Bir meslek öğrenmenin yolu, yalnızca okul sıralarından geçmiyor. Özellikle berberlik, kuaförlük, güzellik hizmetleri ve benzeri alanlarda meslek; ustanın yanında, işin içinde, alın teriyle öğreniliyor. Eskişehir Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Fethi Özkara’nın açıklamaları, mesleki eğitimin sahadaki sorununu açık biçimde ortaya koyuyor: Devlet katkısının kesilmesi, öğrencinin mesleki eğitime yönelmesini zorlaştırırken esnafın da çırak ve stajyer çalıştırma kapasitesini daralttığını söylüyor.
BUGÜNDEN YARINA DEĞİL
Burada mesele yalnızca bugünün esnafının yaşadığı sıkıntı değildir. Bugün dükkânda çırak yoksa, yarının ustası da yoktur.
Devlet katkısı neden önemli? Mesleki eğitimde devletin sağladığı katkı, öğrencinin ve ailenin üzerindeki ekonomik yükün azaltılması açısından önem taşıyor. Bu destek mekanizmasının zayıflaması, özellikle düşük gelirli ailelerin çocuklarının mesleki eğitime yönelmesinde yeni engeller oluşturabilir. Özkara’nın topladıkları imzaları ilgili mercilere ulaştırdıklarını açıklaması da sektörün talebinin yalnızca bireysel bir yakınma olmadığını gösteriyor.
TALEP GERÇEKÇİ
Ortada somut bir talep var. Çıraklık eğitimindeki devlet desteğinin yeniden sağlanması gerekiyor.Bu talebin karşılanıp karşılanmayacağı, yalnızca berber ve kuaför esnafını değil, mesleki eğitimin geleceğini de ilgilendiriyor.
Eskişehir’de bir başka sorun da, MESEM kapasitesi olarak ortaya çıkıyor. Meselenin ikinci boyutu ise Eskişehir’deki MESEM kapasitesinin ihtiyaca cevap vermiyor olmasıdır.Özkara, kentte iki MESEM bulunduğunu ve bunların ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığını belirtiyor. Kayıt yaptıramayan öğrenciler, işyeri bulmakta zorlanan stajyerler ve çırak arayan esnaf aynı tablonun farklı yüzlerini oluşturuyor. Okul kapasitesi yetersizse öğrenci kayıt yaptıramıyor. Öğrenci kayıt yaptıramazsa işletmelerle kurulması gereken eğitim ilişkisi de kurulamıyor. Sonuçta hem öğrenci hem esnaf kaybediyor. Eskişehir gibi sanayisi, ticareti ve güçlü esnaf kültürü bulunan bir kentte bu tablo sürdürülebilir olmadığı ortaya çıkıyor.
KONUŞMAK LAZIM
Soyut meseleler etrafında top çevirmenin, belediye başkanının bir adayı partinin ilçe başkanı yapıp yapamayacağını tartışmak, meselelerimizi çözmüyor. Şehir ve ülke olarak sorunlarımız var. Bu sorunların çözümüne kafa yormalıyız. Özkara’nın açıklamalarından yola çıkarsak, bir tarafta meslek öğrenmek isteyen gençler, diğer tarafta yetiştirecek eleman bulamayan esnaf varsa burada sistemin bütün halkalarını yeniden gözden geçirmek gerekir. Üstelik mesele yalnızca bugünün işgücü ihtiyacı değildir.
Bir berber dükkânında, kuaför salonunda veya başka bir meslek alanında yetişen çırak, birkaç yıl sonra kalfa; daha sonra usta olacaktır. Usta ise yeni çırakların yetişmesini sağlayacaktır. Bu zincirin bir halkası koptuğunda sorun birkaç yıl sonra çok daha görünür hale gelir.
MESLEKİ EĞİTİM PLANI OLMALI
Özkara’nın üçüncü MESEM talebi bu nedenle yalnızca bir oda talebi olarak görülmemelidir. Eskişehir’in hangi sektörlerde kaç meslek elemanına ihtiyaç duyduğu, hangi ilçelerde MESEM kapasitesinin yetersiz olduğu, hangi meslek dallarında öğrenci talebinin bulunduğu ve işletmelerin neden çırak çalıştıramadığı ortaya konulmalıdır. Bunun için İl Milli Eğitim Müdürlüğü, ilçe milli eğitim müdürlükleri, meslek odaları ve esnaf kuruluşları aynı masada buluşabilir. Mesleki eğitim, günü kurtaracak bir uygulama değil; ülkenin üretim gücünü belirleyen uzun vadeli bir insan kaynağı politikasıdır. Eskişehir’de bugün konuşulan çıraklık sorunu da bu büyük tablonun yerel bir yansımasıdır. Çırak yetişmezse usta yetişmez. Usta yetişmezse meslekler zayıflar. Meslekler zayıflarsa esnafın ve üretimin geleceği de zayıflar. Gençlerin meslek sahibi olduğu, esnafın yetişmiş eleman bulabildiği ve mesleki eğitimin üretimle buluştuğu güçlü bir sistem hepimizin isteğidir. Küçük bir grubun partiye ilçe başkanı tartışması, gazetecilerin bu işin peşine takılması Eskişehir’in gerçek sorunlarını çözmez.