Geçtiğimiz sezon boyunca hemen herkesin üzerinde birleştiği bir görüş vardı. Eğer Eskişehirspor sezona Hakan Şapçı ile başlanmış olsaydı, play-off oynamadan şampiyon olurduk.
Bu düşünce sadece tribünlerde dillendirilmedi. Bizler de köşelerimizde defalarca aynı noktaya dikkat çektik. Çünkü Hakan Şapçı'nın göreve gelişinin ardından takımın ortaya koyduğu performans, mücadele gücü ve puan ortalaması bu görüşü destekliyordu. Kırmızı Şimşekler kısa sürede toparlandı, yeniden yarışın içine girdi ve sezonu ikinci sırada tamamladı.
Bu nedenle yönetimin yeni sezonda Hakan Şapçı ile yola devam etme kararı son derece doğru bir tercih olarak değerlendirilebilir. Türk futbolunda sık sık yaşanan teknik direktör değişikliklerinin kulüplere ne kazandırdığı ortada. Başarı için istikrarın şart olduğu bir dönemde Eskişehirspor'un da bu istikrarı sağlaması gerekiyordu.
Ancak yeni sezon öncesinde göz ardı edilmemesi gereken önemli bir gerçek var.
Eskişehirspor, yeni sezona geçtiğimiz yılın iki önemli hücum gücü Akın Akman ve Christopher Jakob Aydemir'den yoksun başlayacak. Bu ayrılıkları yalnızca iki futbolcunun takımdan gitmesi olarak değerlendirmek doğru olmaz. Çünkü Akın Akman ve Christopher Jakob Aydemir, sezon boyunca skor yükünü taşıyan, rakip savunmaları zorlayan ve kritik anlarda maçların kaderini değiştirebilen isimlerdi.
Takımın başında Hakan Şapçı'nın bulunması önemli bir avantaj olacak. Ancak hiçbir teknik direktör, sahadaki kalite eksikliğini tek başına kapatamaz. Bunun yolu doğru transferlerden geçiyor.
Özellikle hücum hattına yapılacak nokta takviyeler yeni sezonun kaderini belirleyebilir. Eskişehirspor'un bu kez hata yapma lüksü bulunmuyor. Taraftarı heyecanlandıracak isimlerden çok, sahaya çıktığında doğrudan katkı verecek oyuncular tercih edilmeli.
Bir diğer kritik konu ise mevcut kadronun korunması.
Bora Göymen, Tayfun Tatlı ve takımın iskeletini oluşturan diğer oyuncular mutlaka elde tutulmalı. Çünkü her sezon sil baştan kadro kurmaya çalışmak kulüpleri başarıya değil, belirsizliğe sürüklüyor. Geçtiğimiz sezonun en önemli kazanımlarından biri sahada oluşan takım kimliğiydi. Yeni sezonda bu kimliğin korunması büyük önem taşıyor.
Eskişehirspor'un önünde yeni bir sezon ve yeni bir fırsat var. Teknik direktör konusunda doğru karar verilmiş olabilir. Ancak şampiyonluk hedefleniyorsa iş bununla sınırlı kalamaz.
Geçen sezon yapılan hatalardan ders çıkarılmalı, kadro planlaması doğru yapılmalı ve özellikle Akın Akman ile Jakub Aydemir'in bıraktığı boşluk en doğru şekilde doldurulmalı.
Çünkü bu şehir artık sezon sonunda dönüp "Acaba?" diye sormak istemiyor.
Bu şehir, play-off hesapları değil; sezon boyunca sürecek bir şampiyonluk yürüyüşü görmek istiyor.