Rakamlar, uzun uzun anlatılan cümlelerden daha çok şey söyler. Bugün de sizlere rakamlarla derdimi anlatmaya çalışacağım.
Bursaspor’un son iki yılda ortaya koyduğu tablo tam da örnek alınılacak türden. 2 milyar liralık borç yüküyle mücadele eden yeşil-beyazlılar, bugün bu borcu 190 milyon lira seviyelerine kadar indirmiş durumda. Üstelik bu süreçte yapılan harcamalar da kulübün hanesine yeni borç olarak yazılmamış, bağış olarak kayda geçirilmiş.
Son iki yılda 70 bin kombine satılmış, 115 binden fazla forma ve lisanslı ürün taraftarla buluşmuş. Bilet satışlarından elde edilen gelir 540 milyon lirayı aşmış. Sponsorluk anlaşmaları ise artık Süper Lig seviyelerindeki rakamlarla yapılıyor. Bunun yanında 548 milyon liralık bağış toplanmış, 229 milyon liralık SGK ve vergi ödemesi gerçekleştirilmiş. Kısacası ortada önemli bir başarı var.
Peki Eskişehirspor camiası olarak biz neredeyiz?
Eskişehirspor’un 2026 yılı başında açıklanan borcu 517 milyon liraydı. O günlerde euro kuru yaklaşık 39 liraydı. Bugün ise 54 liraya dayanmış durumda. Haziran ayı sonunda yapılacak mali genel kurulda 600 milyon lira civarında bir borç açıklanırsa açıkçası şaşırmam.
İşin en çarpıcı tarafı ise şu. Bir zamanlar Bursaspor’un, Eskişehirspor’un yaklaşık üç katı kadar borcu vardı. Bugün ise tablo tersine döndü. Şimdi Eskişehirspor’un borcu, Bursaspor’un yaklaşık üç katı seviyesinde. Matematik ortada.
Demek ki mesele sadece borç değil. Mesele birlik ve beraberliği sağlayabilmek. Komşumuz bunu başardı. Şehir kenetlendi, iş insanları taşın altına elini koydu, taraftar üzerine düşeni yaptı ve ortaya bu sonuç çıktı.
Eskişehirspor yönetimine güven konusunda şehirde ciddi bir problem olduğunu düşünmüyorum. Herkes iyi niyetle çalıştıklarına inanıyor. Ancak güvenmek başka, destek olmak başka. Taraftar üzerine düşeni yapıyor diyoruz ama satılan forma sayıları da, kombine rakamları da aradaki farkı açıkça gösteriyor.
Elbette Eskişehirspor ile Bursaspor’un şartları birebir aynı değil. Ancak bazı gerçekleri görmek gerekiyor. Birlik ve beraberliği sağlayabildiğimiz gün, borç meselesinin de çözümsüz olmadığını göreceğiz.
Neyse, darısı başımıza.