CHP’de ‘mutlak butlan’ kararı sonrası eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine yargı eliyle verilen genel başkanlığı kabul etti, olaylı bir şekilde CHP’nin başına geçti(!)
Takip edenler süreci bilir, burada tekrara düşmemek için yeniden yazıp sizleri sıkmayacağım.
Aradan geçen zamanda Kılıçdaroğlu, peyderpey ekibini kurdu, ekiptekilerin her birini her gün bir ekrana saldı!
Bu kişiler de TV kanallarında çeşitli polemik ve absürd iddialarla CHP’nin Özgür Özel dönemini her fırsatta yerden yere vuruyor. Hedeflerinde ne olduğu belli olamayan bu kişiler, (böyle diyorum çünkü hiçbir yola gelmiyorlar) CHP’yi henüz sonuçlanmamış yargı dosyaları üzerinden defalarca zan altında bırakmaktan çekinmiyorlar. Ana muhalefet partisinden iktidar politikacıları gibi, mensubu oldukları ana muhalefet partisini ağır sözlerle eleştiriyorlar, akıl almayacak imalarda bulunuyorlar.
Bunu yaparken de zaman zaman öyle saçmalıyorlar ki “Genel Başkanımız” dedikleri Kılıçdaroğlu’nun dönemini karaladıklarını bile fark etmiyorlar.
“Alın teri kutsaldır” tiradı atıp parti çalışanlarını tazminatsız işten atıyorlar…
Kısacası saçmalamakta sınır tanımıyorlar.
Üstelik bunları yaparken de aralarda CHP güzellemesinde bulunmayı ihmal etmiyorlar.
Giydikleri ceketin, taktıkları kravatın kendilerini beyefendiye dönüştürdüğünü, nazikçe konuşmalarının kendilerini haklı yaptığını zannedenler, çıktıkları ekranlarda bir kez olsun, enflasyondan, emekli aylıklarından, asgari ücret, açlık-yoksulluk sınırından ve geçim sıkıntısından bir cümle olsun bahsetmiyor.
Sabah operasyonları ile CHP’li başkanlar ve yönetimleri gözaltına alınırken, rüşvetten 5 yıl ceza alan iktidar siyasetçisinin neden hiç gözaltına alınmadığını, 1 bir gün bile tutuklu yargılanmadığını soramıyorlar.
Aksine, bunları konuşanların, soranların karşısına dikiliyorlar!
CHP’nin ‘oyundan düşürülme’ sürecine dört elle sarılan butlancıların ekranlardaki o yorumlarına, sosyal medyada seçmen gerekli cevabı veriyor. İçindeki öfkeyi, ne dediğini bilmeyenlere çok iyi yönlendiriyor. Yaptıkları yorumlarda o kadar ağır ve yerinde eleştirilerde bulunuyorlar ki, sövmeden sövüyorlar, küfretmeden küfrediyorlar, bağırmadan haykırıyorlar yüzlerine…
Ama belli ki birilerine göre cahillik erdem! Okumuyor, bakmıyor, görmüyor, duymuyor…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’yi “seçime sokmama riskini” alma hadsizliğini gösterenler, demokrasiye, çok partili sisteme ve en önemlisi halkın iradesine kastedenlerdir.
Unutulmasın… Tarih herkesi yazacak…
Çalınan hayalleri, umutları, tebessümleri yazacak. Çalanı da yazacak, çalanın eline vuranı da…