Bayramda birkaç günlüğüne Ankara’ya gittim. Çoğunluğu CHP seçmeni olan akrabalarımla, bayram ziyaretlerinde, gazeteci olmam hasebiyle de, CHP’deki süreci konuştuk.
Kimileri, yaşananları iktidarın siyaseti dizayn etme çabası olarak görüyor. Bense sürecin elbette iktidarın elini güçlendireceğini ancak artık bu kaosun Kılıçdaroğlu tarafından yönetildiğini anlatmaya çalıştım. Görüşüm bu yönde çünkü, gerçekten CHP’yi, seçmenini ve partinin iktidar olma çabasını bir kenara atarak, kurultay kararı almayıp süreci daha da çıkmaza sokan Kılıçdaroğlu’nun ta kendisidir.
Böylelikle büyük bir kesimin nefretinin de odak noktası haline geldi. İnsanlar böyle düşünmekte haksız da sayılmaz gibi gözüküyor…
Çünkü, Kılıçdaroğlu bu hamlesi ile siyasete ve siyasetçilere olan güven duygusunu çok derinden sarstı. Deyim yerindeyse yerle bir etti.
Görüştüğüm kişilerin çoğu, partinin yıllardır sürdürdüğü iktidar yürüyüşünün kişisel hesaplaşmalara kurban edildiğini düşünüyor. Bu nedenle Kılıçdaroğlu'nun tutumu yalnızca parti içinde değil, siyasete duyulan güven açısından da ciddi bir kırılma yaratmış gibi görünüyor.
O bayram ziyaretlerine ilişkin açık söylemem gereken bir konu da CHP seçmeninin umutsuzluğuydu. Seçmeni hiç bu kadar umutsuz görmemiştim…
Akıllarında, Kılıçdaroğlu’nun böyle bir süreci nasıl başlattığına dair sorunun bir türlü oturmadığını şahit oldum. Dost sohbetlerinde Kılıçdaroğlu hakkında söylenen sözleri burada yazacak değilim. Ancak partinin içine düşürüldüğü durumun yarattığı hayal kırıklığını ve öfkeyi tarif edemediklerini fark ettim. Kılıçdaroğlu ve yanındaki birkaç vekilin desteği ile AK Parti’nin Anayasa değişikliğine gitme ihtimali ise CHP seçmenini son derece endişelendiriyor.
UMUT HEP VAR
Umutlu olanlar da var. Özgür Özel’e olan güven duygusunun yıkılmadığı, sapa sağlam durduğunu da gördüm. Ankara Güvenpark’taki miting ile bu güvenin de tüm Türkiye’ye gösterildiğine hepimiz şahit olduk.
Ancak dokunulmazlığın kaldırılması, yargı süreci ile hapse atılması gibi senaryolarınsa seçmeni epeyce rahatsız ettiğini de söylemeden geçemeyeceğim.
Süreç taze… Karşılıklı adımlar atılıyor…
Bugün yapılacak grup toplantısı gerilimin ne derece artacağının işaretçisi olacak.
Ve maalesef, önümüzdeki günlerde sadece CHP’lileri değil, tüm ülkeyi rahatsız edecek siyasi gelişmelerle karşı karşıya kalacağız.
YENİ PARTİ KURULURSA
Özgür Özel kanadında ve parti tabanında artık farklı senaryolar konuşulmaya başlanmış durumda. Bunların başında ise yeni parti formülü geliyor. Şu anda CHP’liler her ne kadar CHP’de kalmak istese de şartların zorlaşacağı ve yeni çözüm arayışlarına iteceği aşikar.
“Yeni parti kurulursa” ile ilgili GÜNDEMAR şirketi 60 ilde bir araştırma yapmış. 24-27 Mayıs 2026 tarihlerinde 60 ilde 2 bin 275 katılımcı ile yapılan ankete yanıt verenlerin yüzde 29,73'ü, Özgür Özel'in liderliğinde kurulacak yeni partiye oy vereceklerini belirtmiş.
Anketlere inan CHP’liler için sonuç son derece iç açıcı. Özel ve İmamoğlu'nun Mansur Yavaş’ı da yanına alarak yeni bir parti kurması halinde oy oranı, kararsızlar dağıtıldıktan sonra yüzde 35,65’e yükselirken, Kılıçdaroğlu'nun başında kaldığı CHP ise yüzde 5,61 ile baraj altında kalıyor. Kararsızlar dağıtılmazsa CHP, 4,68’e düşüyor. Aynı ankette AK Parti yüzde 28,79’da kalıyor.
Bu anket CHP’nin ana kadrolarının Özgür Özel’in yanında olduğunu gösteriyor. Ancak seçmenin sabrı, belki de hiç olmadığı kadar azalmış durumda.
Özgür Özel ve ekibi süreci nakış işler gibi irdeler, doğru adımları atar, en kısa sürede yolunu netleştirirse, bugün CHP'nin karşı karşıya kaldığı siyasi müdahalelerin bertaraf edilme ihtimali yüksek görünüyor.