Atasözlerimiz yüzyıllarca tecrübe edilen deneyimlere dayanır. Mesela, "Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak" sözü, Mısır’a pirinç almaya giderken, geminin ambarındaki bulgurları tüketerek, pirinç de alamadan İstanbul’a dönmeyi anlatır. Son günlerde seçim anketleri yayınlanıyor. Özel-İmamoğlu’nun kuracağı partinin anketlerde yüzde 35 oy oranına ulaştığı gösteriliyor. Ortada parti yok. Seçim yok. Yüzde 35 ile birinci parti var. Gazlamanın da böylesi görülmedi. Eğer, bu partiyi kurmayı düşünenler, bu 35 olayına inansalar, partiyi hemen kurarlar. Niye beklesinler?

CHP’yi 6 Oktan uzaklaştığını düşündüğümüz için bu köşeden eleştiriyoruz. Son yıllarda bizim dışımızda da bu eleştiriyi savunanlar arttı.Türk siyasi hayatında, en kritik zamanlarda yeni partiler kurulur. 100 yıllık tarihimizde başka partilerden ayrılarak kurulan ikş parti tutmuştur. Demokrat Parti ve AK Parti. Başka örnek yok. Daha sonraki yıllarda Demokrat Parti bölündüğünde, uzun yıllar ülkemizde hizmet eden Rahmetli Demirel, bölünmeyi önleyemediği için kendisini suçlamıştı. Bölünerek kurulan parti ve asıl parti eskiden alınan oyları bir daha alamıyor.

YENİ DEMOKRASİ PARTİSİ GİBİ

Cem Boyner Yeni Demokrasi Hareketi Partisini kurduğunda, solun bütün dönekleri Eskişehir’de bu partiye geçmişti. Aydın Doğan medyası da bu partiyi destekliyordu. İşin ilginci ben de Milliyet de çalışıyordum. Bana talimat verilerek,” İşi gücü bırak. Cem Boyner ve eşi ile gez” dediler. Çarşı- Pazar ben günlerde Boyner ile gezdim. Eşi de yanındaydı. Gezmeye başladığımdan birkaç gün sonra partinin tutmayacağını anladım. Eskişehirli sosyalist döneklerle kurulan parti doğmadan öldü gibi bir şey oldu.

BAŞBAKAN OLACAĞIMA İNANDIM

Sonra, DSP ikiye bölündü. Eskişehir’de bugün siyaset yapan çok kişi, DSP’nin yok olacağını düşünerek, Rahmetli İsmail Cem’in partisine geçmeye karar verdiler. İlk önce Yılmaz Büyükerşen tavır koyunca, ardından sağ gösterip sol vuran Kemal Derviş CHP’ye geçince, parti havada kaldı. Hepsi siyaseten yok oldular. Eskişehir’deki DSP’lilerde daha sonra rotayı CHP’ye kırdılar. Şimdi, İmamoğlu ve Özgür Özel mesafeli olmasına karşı, Yeniden Demokrasi Hareketi gibi bir parti kurmak istiyorlar. Türkiye İttifakı söylemini bu yüzden kullanıyorlar. CHP’de bir kısım, yeni partinin daha iyi olacağını düşünüyor. Hayal kırıklığına uğrayabilirler. Belki de yeni parti söylevcileri, son virajda tepki alacaklarını düşünerek, kürekleri hafif asılıyorlar.

Siyaset böyle bir şeydir. DSP’yi böldüler. Sonrada bölenler iktidara geleceklerine inandırıldılar. İsmail Cem de “ 15 gün sonra başbakan olacağıma inandım” demişti. Ortada parti yokken ankette yüzde 35 çıkıyor. Bence çok komik olaylara şahit oluyoruz. Sol dışında Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan da parti kurdu. Seçimlerde ne olduğunu gördük.

TOPLUMDA KARŞILIK

Siyasi partiler toplumsal taleplere cevap verdikleri ölçüde halka karşılıklarını buluyorlar. 12 Eylül sonrasında kurulan partilerden sadece AK Parti bunu başarabildi çünkü içinden çıktığı partinin yenilenmişi olmadığını, bambaşka bir toplumsal ihtiyaca yanıt verecek vizyona ve ideolojiye sahip olduğunu gösterebilmişti. Kimsenin elinde sihirli formül yok. Atatürk’ün denenmiş ideolojilerine dönülse, başarı gelecek.