Eskişehir, Anadolu'nun su bakımından en avantajlı illerinden biri olarak gösteriliyor. Porsuk Barajı, Sakarya Havzası ve Çifteler'deki Sakarbaşı kaynakları, kentin elindeki en önemli stratejik değerler arasında yer alıyor. Ancak son yıllarda yaşanan içme suyu tartışmaları, zaman zaman gündeme gelen kesintiler ve kuraklık uyarıları önemli bir soruyu akla getiriyor: Bu zenginlik gerçekten doğru yönetiliyor mu?

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Su yönetimi yalnızca belediyelerin değil, Devlet Su İşleri'nin (DSİ), yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve merkezi idarenin ortak sorumluluğudur. DSİ bugüne kadar Türkiye'nin dört bir yanında barajlar, göletler ve sulama projeleriyle büyük hizmetler gerçekleştirdi. Ancak iklim değişikliğinin etkilerinin arttığı yeni dönemde klasik yatırımların ötesine geçmek gerekiyor.

ESKİŞEHİR İÇİN ÖNEMLİ

Porsuk Barajı yıllardır Eskişehir'in can damarıdır. Fakat artan nüfus, sanayi, tarım ve kuraklık baskısı altında bu tek kaynağa güvenerek geleceği planlamak mümkün değildir. Alternatif içme suyu kaynakları oluşturuluyor mu? İsale hatları geleceğin ihtiyacına göre yenileniyor mu? Şebekedeki su kayıpları kabul edilebilir seviyelere indirildi mi? Kamuoyunun bu sorulara açık ve düzenli cevap alma hakkı vardır.

TEDBİR ŞART

Sakarya Havzası yalnızca Eskişehir'in değil, Türkiye'nin en önemli su havzalarından biridir. Havzanın kirlenmesi, yeraltı sularının bilinçsiz kullanılması ve plansız yapılaşma gelecekte telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Bugün alınmayan tedbirlerin bedelini yarın çocuklarımız ödeyecektir.

DEVLET CİDDİYETİ ÖNEMLİ

Çifteler'deki Sakarbaşı ise sadece doğal güzelliğiyle değil, beslediği ekosistem ve su varlığıyla korunması gereken milli bir değerdir. Kaynağın çevresi, su kalitesi ve havza bütünlüğü bilimsel esaslarla korunmalıdır. Doğal kaynaklar günübirlik kararlarla değil, devlet ciddiyetiyle yönetilir.

ÖNLEM ALMAK

Bugün asıl ihtiyaç duyulan şey, "kriz çıkınca müdahale etmek" değil, kriz çıkmadan önlem almaktır. DSİ'nin, belediyelerin ve ilgili tüm kurumların Eskişehir için uzun vadeli bir *Su Master Planı* hazırlaması, bunu kamuoyuyla paylaşması ve düzenli olarak güncellemesi artık bir zorunluluktur.

MİLLİ PLANLAMA

Su, siyasi tartışmaların değil, milli planlamanın konusu olmalıdır. Çünkü suyu olmayan şehir büyüyemez; tarım gelişemez, sanayi sürdürülebilir olamaz. Türkiye geçmişte enerji ve ulaştırmada nasıl büyük projeler gerçekleştirdiyse, önümüzdeki dönemin en büyük kalkınma hamlesi de su yönetimi olmak zorundadır.

GELECEK 50 YIL

Eskişehir'in elinde Porsuk Barajı, Sakarya Havzası ve Sakarbaşı gibi büyük imkânlar vardır. Asıl mesele, bu imkânları günü kurtarmak için değil, gelecek elli yılı düşünerek yönetebilmektir. Bugün atılacak doğru adımlar, yarının su güvenliğini sağlayacaktır. İhmal edilen her yatırım ise geleceğe bırakılmış ağır bir fatura olacaktır.