Kurtuluş savaşının ateşten gömlek günlerinde, işgal kuvvetleri Sivrihisar’a kadar ulaştı. Sivrihisarlılar, milli mücadelenin bir an önce başarıya ulaşması için Türk Ordusuna iki savaş uçağı aldılar. Milli mücadele başarıya ulaştı. Türkiye Cumhuriyeti devleti kuruldu. Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacağız. Son yıllarda, Sivrihisar ilçemiz kabuğunu kırıyor. Nasrettin Hoca ve Yunus Emre’nin yaşadığı ilçede olarak, Türkiye’de ön plana çıkıyor. Sivrihisar ayrıca günümüzde havacılık gösterileri ile de adından söz ediyor.

HİKAYELERİMİZ HATIRLANACAK

Sivrihisar’da 19-10 Eylül de gökyüzünde yalnızca uçaklar olmayacak. Ülkemizin havacılık hayali, mühendislik birikimi, cesareti ve yarım bırakılmış hikâyeleri de gökyüzünde yeniden hatırlanacak. Sivrihisar Hava Gösterileri, bu yıl 11’inci kez düzenleniyor. Sivrihisar Havacılık Merkezi Necati Artan Tesisleri’nde gerçekleştirilecek organizasyon, dünyanın farklı dönemlerine ait uçakları ve havacılık kültürünün önemli isimlerini Eskişehir’in gökyüzünde buluşturacak. Ancak bu etkinliği yalnızca bir hava gösterisi olarak görmek eksik kalır.

90 YIL SONRA

Çünkü Sivrihisar, Türkiye’nin havacılık tarihinin önemli duraklarından biri olmanın ötesinde, bugün de bu mirası yaşatabilecek bir merkez haline geliyor.

Bu yılın en anlamlı konuklarından biri ülkemizde Nuri Demirağ tarafından yapılan bir uçağın, bugünkü şartlarda yapılan kopyası da Sivrihisar Hava gösterilerde yerini alacak. Yapımının tamamlanmasının ardından 90 yıl sonra seyirci karşısına çıkması, aslında Türkiye’nin kendi uçağını üretme idealinin de yeniden hatırlanması anlamına geliyor.

KAHRAMAN HAVACILAR

Türkiye’de havacılık denildiğinde yalnızca uçakları değil, o uçakları yapmaya cesaret eden insanları da hatırlamak gerekiyor. Vecihi Hürkuş’un adı bu organizasyonda özel bir anlam taşıyor. Onun geliştirdiği uçaklarda gösterilere katılanlara tanıtılacak. Nuri Demirağ'ı da hatırlamak

Sivrihisar’da uçaklar gökyüzünde süzülürken, Türkiye’nin havacılık tarihindeki başka bir büyük ismi de hatırlamak gerekir. Nuri Demirağ’ın, Türkiye’nin kendi uçağını üretme girişimlerini, yalnızca bir mühendislik hikâyesi olarak görmemek gerekir. Aynı zamanda ekonomik bağımsızlık ve sanayileşme anlayışının bir parçasıydı. Hava gösterilerinde katılımcılara bunun da hatırlaması yapılacak.

HAVACILIK NEDİR?

Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki havacılık öncülerinin ortak özellikleri vardı. Bu havacılık kahramanları, Türkiye yalnızca uçak satın alan değil, uçak yapan bir ülke haline getirmeleridir. Sivrihisar’da tarihî uçakların uçuşunu izlerken bu düşünceyi yeniden hatırlayacağız. Çünkü havacılık, sadece gökyüzüne yükselmek değildir.

Eskişehir’in havacılık geçmişi de Sivrihisar’daki organizasyona ayrı bir anlam kazandırıyor. Eskişehir yıllardır Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayisinin önemli merkezlerinden biri. Bugün kentte uçaklara, motorlara, havacılık teknolojilerine ve nitelikli insan gücüne ilişkin önemli bir üretim ve bilgi birikimi bulunuyor. Sivrihisar’daki hava gösterileri ise bu sanayi kimliğinin toplumla buluştuğu yer olacak.

YENİ MENEKŞE

Semin Öztürk Şener’in “Yeni Menekşe” isimli akrobasi uçağıyla gerçekleştireceği gösteri ve Türk Yıldızları’nın katılımı, etkinliğin görsel boyutunu güçlendirecek. Ancak asıl mesele, bu organizasyonun Sivrihisar’ı uluslararası havacılık kültürünün buluşma noktalarından biri haline getirme potansiyelidir. Sivrihisar’ın tarihi, coğrafyası ve Eskişehir’in sanayi altyapısıyla birleştiğinde ortaya önemli bir fırsat ortaya çıktı.

HAVACILIK TURİZMİ

Dünyada insanlar yalnızca deniz, kum ve güneş için seyahat etmiyor.

Tarihi uçakları görmek, müzeleri gezmek, hava gösterilerini izlemek ve havacılık tarihinin izlerini takip etmek için de seyahat ediyor. Sivrihisar bunu başarabilir. Hatta daha ileri gidebilir. Havacılık müzeleri, eğitim programları, gençlik kampları, model uçak çalışmaları, üniversitelerle ortak projeler ve uluslararası organizasyonlarla Sivrihisar, Türkiye’nin önemli havacılık kültürü merkezlerinden birine dönüşebilir. Bunun için yapılması gereken, iki günlük gösteriyi beklemek değil; 365 günlük bir havacılık kültürü oluşturmak.