Bugün Porsuk'un kıyısında festivaller düzenleniyor. İnsanlar çayın kenarında yürüyor, oturuyor, eğleniyor. Eskişehir'in en önemli simgelerinden biri olan Porsuk, kentin sosyal yaşamının merkezinde yer alıyor. Porsuk'un bugünlere gelmesi hiç kolay olmadı. Hatta bir dönem mesele Porsuk'u temizlemekten öteye geçmiş, Porsuk'u şehir merkezinden çıkarmak bile tartışılmıştı. Porsuk’un bugünkü haline gelmesine ve festivaller düzenlenmesine mecliste bir oy neden olmuştu. ANAP’lı meclis üyesinin bir oyu Yılmaz Hoca’nın porsuk çayı projesini kurtarmıştı.

PORSUK'U ŞEHİRDEN ÇIKARMAK!

O yıllarda Porsuk'un şehir içinden geçen bölümü kirlilikten geçilmiyordu.Çaya yatak, yorgan ve çeşitli eşyalar atılıyordu. Çevre kirliliğini herkes görüyordu. Eskişehir'in tam ortasında kepazelik yaşanıyordu. Bazı siyasetçiler çözümü Porsuk'u kurtarmakta değil, Porsuk'un yatağını değiştirmekte görüyordu. Porsuk şehir dışından geçirilecek, boşalan yatak ise tramvay yolu veya metro hattı olarak kullanılacaktı. Kâğıt üzerinde kolay bir çözümdü. 1999 yılından önceki Eskişehir’in siyasetçileri, Porsuk’u şehir dışına çıkarmayı tartışıyordu. Bu siyasetçilerimiz, Eskişehir çok önemli bir değerini kaybedecekti. Bereket Eskişehirli bu siyasetçilere görev vermedi.

PORSUK'U HERKES KURTARAMAZ

Bugün bunu daha iyi anlayabiliyoruz. Tramvay yapmak önemli bir belediyecilik projesidir. Ama Porsuk'u kurtarmak başka bir şeydir. Çünkü Porsuk'u kurtarmak sadece bir inşaat projesi değildir. Bu bir şehircilik anlayışıdır. Bir gelecek projesidir. Siyasi irade ister. İşte 1999'dan hemen sonra Yılmaz Hoca'nın yaptığı tam olarak buydu. Porsuk'u şehirden çıkarmak yerine Porsuk'u Eskişehir'e kazandırmayı tercih etti.

PROJEYE İTİRAZ VARDI

Porsuk Çayı'nın ıslah projesi hazırlandı. Çevresi koruma altına alınmaya başladı. Ancak proje Büyükşehir Belediye Meclisi'nin onayına geldiğinde işler kolay olmadı. Dönemin DSP'li bazı meclis üyeleri projeye karşı çıktı. Üstelik bunlar Ahmet Ataç'a yakın isimlerdi. Dört meclis üyesinin itirazı projenin geleceğini tehlikeye soktu. Bugün bize inanılmaz gelebilir. Ama o günlerde Porsuk projesinin gerçekleşememe ihtimali gerçekten vardı . İşte tam o noktada mesele belediye meclisinden çıktı, Eskişehir'in kamuoyu meselesine dönüştü.

İKİ GAZETECİ VE BİR MÜCADELE

O dönemde Kanal 26'nın sahipleri Yaşar Abacı ve rahmetli İlhan Yalçın devreye girdi.Beni televizyon programına davet ettiler. Yaklaşık üç program boyunca Porsuk projesini anlattım. Neden gerekli olduğunu anlattım. Gazeteniz 2 Eylül de hem rahmetli Ömer Duru hem de ben yazılarımız ve haberlerimiz ile konuyu okuyucuya anlattık. Porsuk’un Eskişehir için ne ifade ettiğini yazdık çizdik, televizyon ekranlarından Eskişehirlilere düşüncelerimizi paylaştık. Ve projeye karşı çıkan meclis üyelerini de açıkça eleştirdim. Çünkü gazetecilik bazen sadece olup biteni yazmak değildir. Bazen bir şehrin geleceği için doğru bildiğiniz şeyi yüksek sesle söylemektir.

PROJE KURTULDU

Süreç kritik bir noktaya geldi. Ahmet Ataç izin aldı. Yerine rahmetli gazeteci Ömer Duru vekâlet etti. Rahmetli Duru'nun vekâlet döneminde Porsuk projesine karşı çıkanların belediyedeki direnci kırıldı. Tepkiler yükseldi. Karşı çıkanlar grup odasına gelmedi. Meclise katılmadılar. Ve o sabah yaşananlar benim için Porsuk hikâyesinin en unutulmaz anlarından biridir. Ömer Duru'nun yanından Yılmaz Hoca'yı aradım. Telefonda kendisine şöyle dedim: “Hocam, işgal kırıldı. Proje kurtuldu. ”Yılmaz Hoca da rahmetli Ömer Duru'yu ve beni kutladı. O anda aslında neyin kurtarıldığını tam olarak bilmiyorduk. Bugün biliyoruz. Eskişehir'in geleceği kurtarılmıştı.

SONRA OYLAMA GELDİ

Porsuk projesi büyük tartışmalardan sonra Büyükşehir Belediye Meclisi'ne geldi. İşte burada tarihin o küçük ama çok önemli ayrıntısı ortaya çıktı. Proje bir oyla geçti. ANAP'lı bir belediye meclis üyesinin verdiği oy, projenin kaderini değiştirdi. Bir oy. Bir kentin kaderini bazen böyle küçük görünen kararlar belirler. Bugün Porsuk'un kıyısında festival düzenlenirken, o bir oyun ne anlama geldiğini kaç kişi hatırlıyor? Kaç kişi biliyor? Kaç kişi, Porsuk'un bugün geldiği noktaya gelmesinin hiç de garanti olmadığını biliyor?

HERKES TARİHTE

O dönemin Tepebaşı meclis üyelerinden projeye “hayır” diyenler de tarihe geçti. Çünkü siyasetçinin tarihi yalnızca yaptıklarıyla değil, bazen yapılmasını engellemeye çalıştıklarıyla da yazılır. Bugünkü Porsuk'a bakmak, o günkü tartışmanın sonucunu görmek demektir. Bugün Porsuk'ta festival yapılabiliyorsa, Porsuk Eskişehir’in simgesi olmuşsa, arkasında büyük bir emek var olduğunu unutmayalım. O emeğin başında Yılmaz Hoca'nın kararlılığı gelir. Sonra projeye sahip çıkan meclis üyelerinin emekleri var. Porsuk’u kurtarmak zordu. O başarıldı.