Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Eskişehir’de önemli bir cümle kurdu: “Türkiye Yüzyılı’nda mutlak surette ülkemizi enerjide bağımsız kılmak istiyoruz. ”Bu hedef, kuşkusuz Türkiye açısından son derece değerlidir.Çünkü enerjide dışa bağımlı bir ülkenin ekonomik bağımsızlığından söz etmek kolay değildir. Petrolü, doğal gazı ve enerjide kullandığı teknolojilerin önemli bölümünü dışarıdan alan Türkiye, her yıl milyarlarca doları enerji ithalatına harcamaktadır. Şu soru da akıllara gelir. Enerjide bağımsızlık yalnızca daha fazla petrol ve doğal gaz çıkarmak mıdır?
TEKNOLOJİNİN ÖNEMİ
Enerjide gerçek bağımsızlık; kendi kaynaklarını kullanmanın yanında, kendi teknolojisini üretmekten, enerjiyi verimli kullanmaktan, yenilenebilir kaynakları geliştirmekten, nükleer teknolojide yetkinleşmekten ve enerji politikalarını uzun vadeli bir kamu planlaması içinde yürütmekten geçer.
ESKİŞEHR’İN ROLÜ
Eskişehir yalnızca sanayisi, üniversiteleri ve ihracatıyla değil; bor başta olmak üzere yeraltı kaynakları, güneş enerjisi potansiyeli, jeotermal kaynakları ve güçlü mühendislik altyapısıyla Türkiye’nin enerji ve madencilik politikalarında daha önemli bir konuma gelebilir. Bakan Bayraktar’ın Eskişehir’de madencilik ve enerji yatırımlarının temel atma ve açılış törenlerinde yeniden bulunmayı istemesi de bu açıdan önemlidir. Yeraltından çıkan her kaynak, mutlaka ülkenin gerçek anlamda zenginleşmesi anlamına gelmez.
YÜKSEK TEKNOLOJİ
Bor madeni çıkarıp ham madde olarak satmak başka, yüksek teknoloji ürünü haline getirip dünya pazarlarında katma değer yaratmak başkadır.Güneş enerjisi santrali kurmak başka, güneş panelinin teknolojisini ve üretimini de Türkiye’de gerçekleştirmek başkadır.Maden çıkarmak başka, madencilik teknolojisini geliştirmek ve bu teknolojiyi ihraç etmek başkadır.Enerji bağımsızlığının ölçüsü burada ortaya çıkar.
TEKNOLOJİ DE BİZİM OLSUN
Kaynak bizim, teknoloji başkasının olmasın.Türkiye geçmişte enerji konusunda büyük ölçüde dışa bağımlıydı.Bugün Karadeniz doğal gazı ve Gabar petrolü önemli kazanımlardır. Akkuyu Nükleer Güç Santrali de Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından yeni bir dönem başlatabilir.Fakat Türkiye'nin gelecekte yalnızca “ne kadar petrol çıkardığına” veya “ne kadar doğal gaz ürettiğine” bakmaması gerekiyor.
İHRAÇ EDEN
Bu kaynaklardan elde edilen ekonomik değerin ne kadarı Türkiye’de kalıyor?Çünkü enerjide bağımsızlık, yalnızca kuyunun başında değil; laboratuvarda, fabrikada, üniversitede ve teknoloji merkezinde de kazanılır.Türkiye kendi sondaj gemisini yapabiliyorsa bunu daha ileri taşımak zorundadır. Kendi enerji depolama teknolojilerini üretmelidir.Yenilenebilir enerjide yalnızca santral kuran değil, teknoloji üreten ve ihraç eden ülke haline gelmelidir.
ESKİŞEHİR YAPAR
Eskişehir bunu yapabilecek kentlerden biridir Eskişehir’in en büyük avantajı yalnızca yeraltı zenginlikleri değildir Kentte üniversiteler, organize sanayi bölgeleri, havacılık ve savunma sanayisi, raylı sistemler, makine sanayisi ve nitelikli insan gücü bulunmaktadır.Bu nedenle Eskişehir, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı projesinde yalnızca kaynak çıkarılan bir kent olmamalıdır.
ESKİŞEHİR’E BAKIŞ
Eskişehir, enerji teknolojilerinin geliştirildiği, madenlerin katma değerli ürünlere dönüştürüldüğü, yenilenebilir enerji ekipmanlarının üretildiği ve üniversite-sanayi işbirliğinin güçlendirildiği bir merkez haline getirilebilir. Bunun için siyasi iktidarın Eskişehir’e bakışını da değiştirmesi gerekir. Yalnızca maden, enerji veya sanayi yatırımı beklemek yeterli değildir.
DÜŞEN GÖREV
Eskişehir’in Ar-Ge kapasitesine, üniversitelerine, mühendislerine ve sanayicilerine de yatırım yapılmalıdır.Enerji bağımsızlığı aynı zamanda ekonomik bağımsızlıktırTürkiye’nin enerji ithalatı için ödediği milyarlarca dolar, başka ülkelerin ekonomilerine değil, giderek daha fazla Türkiye ekonomisinin içinde kalmalıdır.Bu nedenle Bakan Bayraktar’ın ortaya koyduğu hedef önemlidir.Ancak bu hedefin gerçekleşmesi için sloganın ötesine geçmek gerekir.Enerjide bağımsız Türkiye; kendi petrolünü çıkaran Türkiye’den daha fazlasıdır.Elde ettiği katma değeri toplumun refahına dönüştüren Türkiye'dir.
Eskişehir de bu büyük dönüşümün dışında kalmamalıdır.Bakan Bayraktar’ın Eskişehir’de verdiği mesajın ardından şimdi kent olarak bizim de sormamız gereken soru şudur.Eskişehir’den hangi kaynakları çıkaracağımız kadar, Eskişehir’de hangi teknolojileri üreteceğiz?