Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Eskişehir’de önemli bir rakam ortaya attı: 10 milyar dolar ihracat. Bugün 4,8 milyar dolar ihracat yapan bir kentin iki katından fazla ihracata ulaşması elbette küçümsenecek bir hedef değil. Ancak mesele yalnızca “10 milyar dolara ulaşmak” değil. Asıl mesele, Eskişehir’in bu ihracatı nasıl yapacağı, ne üreteceği ve elde edilen katma değerin ne kadarının kentte kalacağıdır. Çünkü Eskişehir zaten sıradan bir sanayi kenti değildir. Eskişehir’in önündeki mesele artık yalnızca daha fazla üretmek değildir. Daha akıllı üretmek, daha yüksek teknoloji üretmek ve kendi markasını dünyaya satabilmektir.
ESKİŞEHİR’İN HEDEFİ
Fatih Dönmez’in toplantıda söylediği “Ürettiğini tasarlayan, teknolojisini geliştiren, patentini alan, markasını oluşturan ve dünyaya satan bir Eskişehir” hedefi bu açıdan daha önemlidir. Çünkü 10 milyar dolarlık ihracatın niteliği, rakamın kendisinden daha değerlidir. Bir kentin ihracatı artarken ithalata bağımlılığı da artıyorsa, yüksek teknoloji yerine düşük katma değerli üretim yapıyorsa, kendi markalarını oluşturamıyorsa ortada bir başarı kadar bir soru işareti de vardır. Mevcut organize sanayi bölgelerinin yaklaşık 11 katı büyüklüğünde bir sanayi alanından söz ediliyor. Bu, Eskişehir’in ekonomik geleceğini değiştirebilecek ölçekte bir projedir.
KRİTİK SORU
Eskişehir büyürken kent de büyüyecek mi, yoksa yalnızca sanayi alanları mı büyüyecek? Yeni fabrikalar kurulacaksa bunların ihtiyaç duyacağı enerji, su, ulaşım, konut, okul, sağlık hizmetleri ve insan kaynağı da planlanmak zorunda. Yoksa sanayi büyür, fakat kent altyapısı bu büyümenin altında ezilir. Eskişehir’in bugün zaten konut, ulaşım, su ve çevre başlıklarında ciddi bir planlama ihtiyacı var. Yeni sanayi hamlesi bu sorunları büyütmek yerine çözümün parçası olmalı.
DEMİRYOLU
Hasanbey Lojistik Merkezi ile Eskişehir OSB arasındaki demiryolu bağlantısı ve Gemlik Limanı’na ulaşacak hat bu nedenle son derece önem taşıyor. Eskişehir’in denize kıyısı yok ama limana demiryoluyla ulaşabilmesi var. Bu avantajın çok daha etkin kullanılması gerekiyor.Eskişehir’de üretilen yüksek katma değerli ürünün dünya pazarına hızlı, güvenli ve düşük maliyetle ulaşması, 10 milyar dolarlık ihracat hedefinin temel koşullarından birini oluşturuyor.
TARIMI UMUTMAYALIM
Toplantıda dikkat çeken bir başka başlık da su oldu. Türkiye’de kullanılan suyun yüzde 70’ten fazlasının tarımda tüketildiğini belirten Yılmaz, kapalı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Eskişehir için bu konu sanayi kadar önemlidir. Eskişehir yalnızca bir sanayi kenti değildir. Aynı zamanda önemli bir tarım havzasıdır. Sanayileşme uğruna tarım alanlarının ve su kaynaklarının gözden çıkarılması, uzun vadede kentin ekonomik dengesini bozabilir. Yeni sanayi yatırımları yapılırken “su var mı?” sorusu, “arsa var mı?” sorusu kadar önemli hale gelmiştir.
TURİZM
Frig Vadisi, tarihi miras, termal kaynaklar, kültür ve doğa turizmi, hepsi Eskişehir’de mevcuttur. Eskişehir’in turizm potansiyeli gerçekten büyüktür. Cumhurbaşkanı yardımcımız Yılmaz’ın da söylediği gibi bu potansiyelin bölgesel bir anlayışla değerlendirilmesi gerekiyor. Eskişehir tek başına değildir. Kütahya, Afyonkarahisar, Ankara ve Bilecik hattıyla birlikte düşünüldüğünde çok daha güçlü bir turizm bölgesi oluşturabilir.
GÜZEL HEDEF
10 milyar dolar güzel bir hedeftir. Zor olan, o hedefe hangi sektörlerle, hangi teknolojiyle, hangi yatırımlarla ve hangi insan kaynağıyla ulaşılacağını ortaya koymaktır. Eskişehir’in ihtiyacı bir “10 milyar dolar seferberliği” ise bunun yalnızca siyasi bir slogan olarak kalmaması gerekir. Sanayici, üniversite, belediyeler, meslek odaları, sendikalar, tarım sektörü ve merkezi yönetim aynı masada olmalıdır. Eskişehir’in asıl hedefi, yalnızca 10 milyar dolar ihracat yapan bir kent olmak değildir. Teknolojisini üreten, markasını yaratan, nitelikli istihdam sağlayan, suyunu ve toprağını koruyan, ürettiği değeri kentte büyümeye dönüştüren bir sanayi ve teknoloji merkezi olmaktır.