Eskişehir’in termal tesise kavuşma isteği bir ütopyaya döndü. Bizim sıcak suyumuz iyi ve kaliteli olmasına karşın, tesisler Kütahya ve Afyonkarahisar da bulunuyor. Bu konuda bir aşağılık kompleksimiz yok. Sonuçta, iki il komşumuz ve ülkemizin önemli şehirlerinden ikisidir. Bizim şehir olarak derdimiz, bir çok konuda öncü ve ilklerin şehri olmamıza karşın, var olan termal kapasitemizi bir türlü geliştirmemiz olmasıdır. İlk ciddi çalışma Yılmaz Hoca’nın rektörlüğü döneminde oldu. Taşbaşı bölgesindeki yere modern anlamda termal tesisi Anadolu Üniversitesi eliyle kurulması amaçlandı. Turizm ve sağlık fakülteleri ile şehrin termal sularının değerlendirilmesi amaçlanmaktaydı. Ancak, bazı hemşerilerimizin içinde maalesef gazetecilerde var. Çalışma başlamadan bitti. Bugün saatçilerin bulunduğu alan ve erkekler hamamı bu çalışmanın neticesinde Anadolu Üniversitesinin mülkiyetindedir.

20 YIL SONRA

Kendisini her zaman Eskişehirli olarak nitelendiren ve bugünde Eskişehir’de yaşayan Kadir Çalışıcı’nın Eskişehir Valiliği döneminde Kızılinler köyünde üç kuyu açıldı. Kuyulardan ikisinden iyi netice alındığı kamuoyuna açıklandı. Dönemin valisi Çalışıcı biz Eskişehirli gazetecileri bir gün köye davet etti. Köyün Osmanlı- Rus savaşı çıktığında, Bulgaristan’dan gelen Türkler tarafından oluşturulduğunu öğrendik. Bu durum, Balkan genlerimizin coşmasına neden oldu. Vali Çalışıcı o gün açılan kuyuların karşısındaki tepeleri göstererek,” Can seneye bu tepeler otel ve turistlerle dolacak” dedi. Hatta Valimizin bu sözüne “yerli yatımcı olsun” diye cevap verince, valimizde “amma milliyetçisin” diye espri yaptı. O tarihten bu güne 20 yıl geçti.

TÜRK YATIRIMCI

Balkanlardan gelenlerin köyüne, Balkanlardan gelerek Eskişehir’e yerleşen Balkan kökenli işadamları dernekleri Eriad aracılığı ile bir şirket kurarak, termal tesis ve yanına da havaalanı yapmak istediler. O gün dönemin valilerinden Kadir Çalışıcı ile konuştuğumuz yerli yatırımcı da ortaya çıkmıştı. Eriad ve başkanı Rüştü Şentuna ve de derneğin Eskişehir’e katkı sağlayan işadamları, üç yıldır çaba gösteriyorlar. Çabalarının karşılığını henüz göremediler. Bizlerde tartışmaya devam ediyoruz. Hayata geçirilemeyen projenin yanlış olduğunu söyleyen bir kurum yetkilisi de yok. Bu konuda anlamsız bir tartışma devam ediyor.

BEKLİYORUZ

Eskişehir yıllardır aynı şeyi söylüyor. “Bu kentin büyük potansiyeli var.”

Peki, o potansiyel ne zaman yatırıma dönüşecek? İşte Kızılinler Termal Turizm Projesi bu sorunun en somut sınavlarından biridir. Tam 20 yıllık bir hikâye.

4 Aralık 2006’da turizm koruma bölgesi ilan edildi. Aradan geçen 20 yılda defalarca konuşulmuş, toplantılar yapılmış, projeler gündeme geldi.Bu konuda koca bir bekleyiş devam ediyor. Şimdi ilk kez ciddi sermayesi, şirketi, projesi ve yatırım iradesi olan bir girişim ortaya çıktı.Yaklaşık 100 Eskişehirli sanayici ve iş insanı bir araya geldi, ortak yatırım kararı aldı. Ortada gerçekleşmesi beklenen bir yatırım var.İşte tam burada durup sormak gerekiyor:

Bir yatırımcı daha ne yapmalı? Proje, ilk hesaplandığı dönemde yatırım maliyeti yaklaşık 277 milyon liraydı. Bugün 500 milyon liraya yaklaştı. Bir dosyanın masada beklemesi, sadece dosyanın beklemesi değildir. Eskişehir’de bekliyor.

Sermaye ürkektir ama yatırımcı da sonsuza kadar beklemez. Eskişehir’den başka kentlere gelin giden Eskişehirli kızların söylediğine inanılan bir söz vardır:” Başka şehirlere giden Eskişehirli kızlar "anam ve hamam” diye ağlar. Yani, hamamın gelişmişi, termal tesise ulaşmamız gerekiyor. Sonuçta, kaybeden şehir olur. Sonrasında, istihdam kaybolur. Vergi kaybolur. Yeni yatırımların gelme ihtimali azalır.