Türkiye yıllardır enerji bağımsızlığını konuşuyor. Petrolde dışa bağımlılık, doğal gaz ithalatı, enerji faturası, döviz kaybına neden oluyor. Şimdi bu tartışmaya yeni ve stratejik bir maden de olan toryum ekleniyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın açıklaması bu nedenle sıradan bir enerji haberi değildir. TENMAK ile Danimarka merkezli Copenhagen Atomics arasında imzalanan mutabakat, toryumun yeni nesil nükleer teknolojilerde kullanılmasına yönelik araştırma ve geliştirme çalışmalarını başlatıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın birkaç gün önceki açıklaması bu nedenle sıradan bir enerji haberi değildir. Toryum bileşiklerinin Türkiye'de üretilmesi, yerli sanayinin ve araştırmacıların sürece katılması, yeni nesil teknolojiler üzerinde çalışılması ve Türkiye'nin ileride bu alanda uluslararası bir tedarikçi haline gelmesi hedefleniyor.
ESKİŞEHİR’İN DÜNYACA ÖNEMİ
Türkiye'nin toryum hikâyesinde Eskişehir'in adı yıllardır var. Sivrihisar-Beylikova bölgesi yalnızca toryum açısından değil; nadir toprak elementleri, açısından da stratejik bir saha olduğunu artık herkes biliyor. Enerji Bakanlığı'nın güncel verilerine göre Eskişehir-Sivrihisar'da geçmiş çalışmalarda 380 bin 141 tonluk toryum rezervi belirlenmişti. Eti Maden'in Beylikova-Sivrihisar sahasında ise 694 milyon tonluk toryum içeren kaynak tespitinden söz ediliyor. Bakanlık aynı zamanda bu rakamların ekonomik ve teknolojik kazanımının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
ESKİŞEHİRLİ TAKİP ETMELİDİR
Toryum bugün uranyum gibi doğrudan kullanılabilecek enerji üreten bir yakıt değildir. Nükleer yakıtı kullanmak için uygun teknoloji de gerekiyor. Uranyumun yerine toryum koyacağız, santral çalışacak, demek bilimsel açıdan karşılığı olmuyor. Bunun için bakanın açıklaması ve yapılan çalışma önem taşıyor. Eskişehirliler olarak Enerji Bakanlığının son açıklaması, belki ilgimizi çekmedi. Ama ilimizdeki nadir toprak madenlerinin varlığından yola çıkarak, bu konudaki çalışmaları Eskişehirliler olarak takip etmeliyiz.
ESKİŞEHİR MERKEZ OLMALIDIR
Eskişehir sadece maden sahası olmamalıdır. Maden çıkarmadan, üretime bütün zincir Eskişehir’de kurulabilmelidir. Türkiye geçmişte yeraltı kaynaklarının önemli bir bölümünü ham madde olarak değerlendirdi. Katma değerin büyük bölümünü başka ülkeler üretti. Eskişehir’de 60 yıldır bu şekilde çalışan madenlerimiz halen vardır. Toryumda aynı hata yapılmamalıdır. Eskişehir'den çıkan stratejik kaynak başka ülkelere gönderilip, Türkiye yıllar sonra o teknolojinin ürününü satın alan ülke durumuna düşmemelidir. Eskişehir toryumun çıkarıldığı yer değil, toryum teknolojisinin üretildiği merkez olmalı.
İKİ İLÇEMİZ ÖNEMLİ
Bunun için Sivrihisar ve Beylikova'da kurulacak madencilik ve endüstriyel tesisler kadar; Eskişehir'deki üniversiteler, araştırma merkezleri, mühendislik altyapısı ve sanayi kuruluşları da sürecin içine alınmalıdır. Eskişehir Teknik Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, sanayi kuruluşları ve kamu araştırma kurumları arasında toryum ve nükleer teknolojiler konusunda kalıcı bir araştırma sistemi kurulabilir.
ESKİŞEHİR’İN GELECEĞİ
Eskişehir'in geleceği yalnızca seramikte, havacılıkta, raylı sistemlerde veya savunma sanayiinde değildir. Nükleer teknolojide de olabilir. Türkiye teknoloji üretmelidir. Türkiye’nin ve dolayısıyla Eskişehir’in zorlu bir teknoloji geliştirme süreci vardır. Eskişehir için yeni bir dönem başlayabilir. Gelişmeler yalnızca Ankara'daki enerji politikaları açısından okunmamalıdır. Eskişehirlilerde süreci iyi takip etmelidir. Ankara'daki toryum hamlesi ve Eskişehir'deki maden yatırımları aynı stratejik çerçevede değerlendirilmeye başlanmalıdır.
KAMYONLARLA TAŞIMAYALIM
Eskişehir'in yeraltındaki zenginliği kamyonlarla başka ülkelere gönderilen bir hammaddeye dönüşmemelidir. Eskişehir, Türkiye'nin nükleer teknoloji hamlesinin laboratuvarlarından biri haline gelmelidir. Toryumda milli politika oluşturulmalıdır. Sonuçta, Türkiye yabancı teknolojiyi satın alan ülke değil, teknolojiyi öğrenen, geliştiren ve sonunda kendi teknolojisini üreten ülke olmalıdır. Bugün Eskişehir'in önünde çok önemli bir fırsat duruyor.Beylikova-Sivrihisar bölgesindeki stratejik madenler, Türkiye'nin nadir toprak elementleri politikasının yanında toryum ve nükleer teknoloji politikasıyla da birlikte düşünülmelidir. Önemli olan bu madenin üzerine teknolojiyi geliştirerek, milli sanayi kurabilmektir.