Eskişehir’e Avrupa’dan bir bayrak geldi. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi tarafından verilen Şeref Bayrağı, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye törenle takdim edildi. Bir kentin uluslararası alanda tanınması, kültürel ilişkiler kurması, kardeş kent bağlarını geliştirmesi, gençlere ve yerel demokrasiye yönelik çalışmalar yapması önemlidir. O bayrağın geldiği Avrupa değişiyor. Değişimde sessiz sedasız olmuyor. Sandıkta değişiyor. Eskişehir’de de 28 Ekim de Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı seçimi için sandık konulacak.

ALMANYA’YA BAKALIM

Türkiye'de Avrupa denildiğinde çoğu zaman Brüksel, Avrupa Birliği ve onun kurumları akla geliyor. Oysa Avrupa artık yalnızca Brüksel'den ibaret değildir. Avrupa'nın asıl değişimini Avrupa halklarının sandıkta verdiği mesajlarda görmek gerekiyor. Avrupa'nın ekonomik lokomotifi Almanya'da merkez siyasetin dengeleri sarsılıyor. Aşırı sağ olarak nitelendirilen AfD'nin yükselişi artık görmezden gelinebilecek bir gelişme olmaktan çıktı. Saksonya-Anhalt seçimleri bunun son örneğidir. Çünkü Avrupa insanı artık yalnızca “Avrupa değerleri” söylemini dinlemek istemiyor. Avrupalı, Sınırlarının kontrol edilmesini istiyor. Çocuklarının geleceğinden emin olmak istiyor. Avrupalı Seçmen sandıkta yeni adreslere yönelmeye başladı.

MİLLİ EGEMENLİK

Avrupa'nın kurumları demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve Avrupa değerlerinden söz ediyor. Avrupa'nın seçmeni ise giderek daha fazla milli egemenlik, sınır güvenliği, ekonomik bağımsızlık ve milli çıkar diyor. Bu iki Avrupa arasında giderek büyüyen bir mesafe var. Türkiye'nin bunu görmesi gerekiyor. Çünkü Türkiye'de hâlâ Avrupa'nın siyasi merkezlerini Avrupa halklarının tamamıymış gibi değerlendiren bir anlayış var.Oysa Avrupa'nın kendi içinde büyük bir mücadele yaşanıyor. Bu mücadele yalnızca sağ ile sol arasında olarak değerlendirirsek, yanılgıya düşeriz. Küreselleşmeci anlayış ile milli çıkarlar arasındaki çelişkiyi ve mücadeleyi görmemiz gerekiyor.

AVRUPA BİRLİĞİ BAŞKA, AVRUPA BAŞKA

Eskişehir'in aldığı Şeref Bayrağı, Avrupa Birliği'nin verdiği bir ödül değildir. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin Avrupa Ödülü programının ikinci aşamasıdır. Avrupa Konseyi ile Avrupa Birliği aynı kurum değildir. Bu ayrımın altını çizmek gerekiyor. Çünkü Türkiye'deki tartışmalarda “Avrupa” kavramı çoğu zaman tek bir siyasi yapıymış gibi kullanılıyor. Avrupa'nın kendi içinde de büyük çatışmalar, farklı çıkarlar ve farklı gelecek tasarımları var. Ülkemizde, Büyükşehir Belediyemizde konuyu iyi değerlendirmelidir.

AVRUPA DA DEĞİŞİYOR

Eskişehir'in Avrupa kurumlarıyla ilişki kurmasını eleştirmek doğru değildir. Tam tersine, Eskişehir'in dünyaya açık olması bir avantajdır. Fakat mesele Avrupa'dan ödül almakla bitmiyor. Önemli olan Avrupa'yı doğru okumaktır. Türkiye'nin Avrupa ile ilişkileri olmalıdır. Ama bu ilişkiler eşitlik temelinde kurulmalıdır. Avrupa'nın kapısında bekleyen bir ülke değil, Avrupa'nın güvenliği, ekonomisi ve geleceği açısından önemli bir ülkedir. Türkiye'nin Avrupa ile ticareti vardır. Sanayisi Avrupa ile iç içedir. Milyonlarca insanın Avrupa ile aile, eğitim, kültür ve ekonomik bağları vardır. Ama Türkiye'nin geleceği yalnızca Avrupa'ya bağlanamaz.

ÖDÜLLERE BAĞLI DEĞİLİZ

Eskişehir'in Şeref Bayrağı alması vesilesiyle asıl konuşmamız gereken de budur. Avrupa'dan gelen ödüle sevinebiliriz.Ama kendi kentimizin geleceğini Avrupa'nın vereceği ödüllere bağlayamayız.

Bir kentin gerçek prestiji, Avrupa'dan aldığı bayraklarla değil, kendi yarattığı değerler ile ölçülür. Eskişehir'in geçmişinde bunu başaran büyük bir damar vardır. Cumhuriyet'in üretim, eğitim ve kamu yatırımlarıyla büyüyen Eskişehir'i, demiryoluyla, uçak sanayisiyle, üniversitesiyle, fabrikalarıyla Türkiye'nin sanayi ve eğitim kentlerinden biri yapan anlayışımızı anlatmalıyız Şeref Bayrağı elbette değerlidir.

Eskişehir'in asıl ihtiyacı yeni bayraklardan önce yeni üretim alanlarıdır. Dün Avrupa'da “küreselleşme” alkışlanırken bugün milli sanayi konuşuluyor. Dün sınırsız göç savunulurken bugün sınır güvenliği tartışılıyor. Dün Avrupa bütünleşmesinin önünde hiçbir engel olmadığı düşünülürken bugün Avrupa'nın geleceği sorgulanıyor. Eskişehir bu yenidünyada nerede duracaktır? Türkiye'nin de değişen Avrupa'yı doğru okuyacak bir akla ihtiyacı var. Ellerde Avrupa Birliği bayrağı sallayarak, bir yere varamayız.

AVRUPALIYIZ

Eskişehir’de 28 Ekimde Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı seçimi için sandık kurulacak. Sosyalist bir kadın cumhurbaşkanı adayı İliyana Yotova anketlerde açık ara önde görülüyor. Eskişehir’de yaşayanlarında büyük çoğunluğunun bu adayı destekleyeceğini düşünüyorum.