Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan iç tartışmalar, artık yalnızca bir kurultay kavgası olmaktan çıkmış, yeni bir siyasi yapılanma iddialarıyla farklı bir boyut kazanmıştır. Türkiye'nin çeşitli illerinde belediye başkanlarının ve milletvekillerinin nasıl bir tutum alacağı merak edilirken, gözlerin çevrildiği kentlerden biri de Eskişehir'dir. Önceki gün ilk önce Yılmaz Büyükerşen’in CHP’den istifa ettiği haberi yayıldı. Büyükerşen’in istifası demek bir anlamda Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin de istifası demekti. Yılmaz Hoca, korsan haberi düzeltti. Beni arayarak, CHP’den istifa etmediğini söyledi. Uzun yıllardır CHP Eskişehir milletvekili olan Utku Çakırözer ile İbrahim Arslan, artık Eskişehir’in Yeni Parti milletvekili oldular. Jale Nur Süllü, yine CHP Eskişehir milletvekili olarak çalışmalarına devam edecek. Şu andaki Yeni Parti’nin tek belediye başkanı unvanı sahip Kazım Kurt. Türkiye genelinde, CHP belediye başkanları, Yeni Parti’ye şu anda mesafeli duruyorlar.

BİR İŞARET

Eskişehir, sıradan bir CHP kenti değildir. Uzun yıllar boyunca Yılmaz Büyükerşen'in oluşturduğu siyasi gelenek, belediyecilik anlayışı ve örgütsel yapı, kentin siyasal kimliğini belirleyen en önemli unsurlardan biri olmuştur. Bugün Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'ın da aynı siyasi çizgide CHP çatısı altında görevlerini sürdürmesi, Eskişehir'de kurumsal devamlılığın korunacağı yönünde güçlü bir işaret olarak değerlendirilmektedir. Bu köşenin yazıldığı saatlerde, Eskişehir’de CHP’li belediye başkanları son durumu değerlendirmek için toplantıya geçtiler. Başkanlar kadar meclis üyeleri de önem taşıyor.

TABELA ASMAK

Yeni bir parti kurmanın en zor tarafı tabela asmak değildir; toplumda karşılık bulacak bir siyasal program ve örgütsel güç oluşturmaktır. Tarih, kişisel hesaplaşmalar üzerine inşa edilen siyasi hareketlerin kalıcı başarı elde etmekte zorlandığını birçok kez göstermiştir. Seçmen, özellikle de yerel yönetimlerde istikrarı önemseyen seçmen, yalnızca isimlere değil, ortaya konulan programa ve ülkeye dair çözümlere de bakmaktadır. Yeni Parti’nin programı nasıl olacak. Çünkü, parti de özellikle Ekrem İmamoğlu’ndan kaynaklanan nedenlerle Neoliberal çizgide mi olacak?

SORUNLAR NASIL ÇÖZÜLECEK

Türkiye'nin bugün karşı karşıya olduğu temel sorun; üretim ekonomisinin güçlendirilmesi, sanayinin yeniden ayağa kaldırılması, tarımın desteklenmesi, gelir dağılımındaki bozulmanın giderilmesi ve dış politikada bağımsız bir çizginin korunmasıdır. Siyasetin odağında bunlar olması gerekirken, muhalefetin önemli bir bölümünün enerjisini parti içi iktidar mücadelelerine harcaması kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.

BİZİM BEKLENTİMİZ

Eskişehir gibi sanayi, üniversite ve üretim potansiyeli yüksek bir kentin de beklentisi, siyasi kamplaşmalar değil; yatırım, istihdam ve kalkınmadır. Kentin gündemini belirlemesi gereken başlıklar organize sanayi bölgelerinin gelişmesi, yüksek teknoloji üretimi, gençlerin istihdamı ve yerel kalkınma olmalıdır.

Sonuç olarak, Eskişehir'de belediye yönetimlerinin CHP'de kalması halinde Yeni Parti oluşumunun güçlü bir zemin bulması kolay görünmemektedir. Ancak asıl mesele, hangi partinin kaç belediye başkanıyla yoluna devam edeceğinden çok, Türkiye'nin hangi ekonomik ve toplumsal programla geleceğe taşınacağıdır. Siyasetin kişisel hesaplardan uzaklaşıp yeniden üretimi, kamuculuğu, ulusal egemenliği ve halkın refahını önceleyen bir zemine oturması, ülkenin en büyük ihtiyacıdır.