Yeni sezon öncesi Türkiye Futbol Federasyonu’nun aldığı kararlar, 3. Lig’de rekabeti çok daha sert bir hale getirecek. Takım sayısının 64’ten 54’e düşürülmesi, grup sayısının 4’ten 3’e indirilmesi ve her grupta 18 takımın mücadele edecek olması; artık bu ligin geçmiş yıllara göre çok daha zor geçeceğini açık şekilde gösteriyor.

Yani artık hata payısı daha az.
Rekabet daha yüksek.
Şampiyonluk yarışı daha sert olacak.

İşte tam da bu nedenle Eskişehirspor’un yeni sezon planlamasını kusursuz yapması gerekiyor. Çünkü artık sadece büyük camia olmak yetmeyecek. Doğru kadro mühendisliği, doğru ekonomik planlama ve doğru yönetim anlayışı belirleyici olacak.

Bu noktada Ulaş Entok ve yönetimine ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Çünkü bugün gelinen noktada bazı eksikler konuşulsa da, Eskişehirspor’un son iki sezonda yaşadığı çıkışta yönetimin payını görmezden gelmek büyük haksızlık olur.

Bu yönetim önce siyah-kırmızılı takımı BAL Ligi’nden çıkararak yeniden profesyonel lige taşıdı. Ardından 3. Lig’de birçok kişinin “önce ligde kalıcı olun” dediği bir sezonda Play-Off yarı finaline kadar yükselen bir takım oluşturdu.

Üstelik bunu transfer yasağı, ekonomik zorluklar ve büyük baskı ortamında yaptı.

Ayvalıkgücü karşısında gelen yarı final vedası elbette herkesi üzdü. Ancak sezonun geneline bakıldığında Eskişehirspor’un yeniden yarışmacı kimlik kazandığı açık şekilde görüldü. Bu da sürecin doğru yönetildiğini gösteren en önemli detaylardan biri oldu.

Şimdi ise önümüzde çok daha zorlu bir sezon var.

Yeni sistemde liderler direkt 2. Lig’e yükselecek. Play-Off hattında ise gruplarını 2, 3, 4 ve 5’inci sırada tamamlayan takımlar mücadele edecek. Yani sezon boyunca yarışın içinde kalabilmek için geniş ve doğru kurulmuş bir kadro şart olacak. Çünkü hafta içi maçlarının da oynanacağı yoğun fikstürde sadece ilk 11 değil, kulübenin gücü de belirleyici olacak.

Bu nedenle yönetimin transfer konusunda çok seçici davranması gerekiyor. Eskişehirspor’un artık “tutsun diye” transfer yapma lüksü yok. Bu formanın ağırlığını taşıyabilecek, mücadele gücü yüksek ve aidiyet duygusu olan oyuncular tercih edilmeli. Çünkü önümüzdeki sezon sadece yetenek değil, karakter sezonu olacak.

Ama mesele sadece yönetim ve transferlerle de bitmiyor.

Eğer Eskişehirspor gerçekten yeniden ayağa kalkacaksa, bu şehir artık takımına çok daha güçlü sahip çıkmalı. Taraftar desteği artık sadece sosyal medya mesajlarıyla sınırlı kalmamalı. Kombine satışlarının başladığı gün büyük ilgi görmesi gerekiyor. Fethi Heper Stadyumu’nun kapalı gişe oynaması gerekiyor. Çünkü bu ligde dolu tribünler bazen transferden bile daha büyük güç olur.

Aynı şekilde Eskişehir’in iş insanları, sanayicileri ve şehrin ileri gelenleri de artık bu takımın yanında daha net durmalı. Çünkü Eskişehirspor yalnızca bir futbol kulübü değil, bu şehrin en büyük markası ve ortak değeri.

Önümüzdeki sezon kolay geçmeyecek.
Belki de son yılların en sert 3. Lig sezonlarından biri oynanacak.

Ama doğru planlama yapılır, şehir gerçek anlamda birlik olursa, Eskişehirspor neden yeniden 2. Lig yoluna çıkmasın?

Çünkü bu arma hâlâ ayağa kalkabilecek güce sahip.
Yeter ki artık herkes sadece konuşan değil, gerçekten sorumluluk alan tarafta olsun.