Dünya sinemaları ile birlikte Eskişehir sinemalarında da bugünlerde, antik çağda meydana gelen Troya savaşlarını anlatan, ‘Troya’ film oynuyor. Dünya bugün bu filmi konuşuyor. Birkaç gün önce bende bu filmi izlemek için, şehrimizdeki bir sinemaya gittim. Film ilgi çekmiş ki, sinema salonu doluydu. Uzun yıllardan sonra böyle bir durum ile ilk kez karşılaştım. Bu film, Çanakkale'nin tarihini ve kültürel mirasını bir kez daha milyonlarca izleyiciye hatırlatıyor. Dünyanın dört bir yanında çekilen başarılı filmler ve televizyon dizileri, yalnızca birer sanat eseri değildir; aynı zamanda ülkelerin en etkili tanıtım araçlarından biridir. Turizmden ekonomiye, kültürden uluslararası itibara kadar geniş bir alanda önemli katkılar sağlar.
ESKİŞEHİR’DE GÖNÜL DAĞI
Türkiye bunun en başarılı örneklerinden birini yıllardır Gönül Dağı dizisiyle yaşıyor. Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde çekilen dizi, Anadolu'nun sıcaklığını, insan ilişkilerini ve doğal güzelliklerini milyonlarca eve taşıdı. Bir zamanlar daha çok tarihiyle bilinen Sivrihisar, bugün diziyi görmek isteyen ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri haline geldi. İlçede konaklama, yeme-içme ve esnaf hareketlendi; ekonomik canlılık arttı. Özellikle ekonomik sıkıntıların yaşandığı dönemlerde dizi turizmi, ilçe ekonomisine önemli bir destek sağladı.
FİLM KADER DEĞİŞTİRİYOR
Dünyada bunun çok sayıda örneği bulunuyor. Bir film ya da dizi, çekildiği bölgenin kaderini değiştirebiliyor. İnsanlar yalnızca hikâyeyi değil, o hikâyenin geçtiği sokakları, köyleri ve doğal güzellikleri de görmek istiyor. Kültür endüstrisi, bacasız sanayi olan turizmi besleyen en güçlü alanlardan biri haline geliyor.
Ne var ki Türkiye'de uzun yıllar boyunca güçlü bir film endüstrisinin oluşması konusunda yeterli planlama yapılamadı. Bir dönem büyük başarılar kazanan Yeşilçam, ekonomik ve teknolojik dönüşümler karşısında eski gücünü kaybetti. Bugün ise dijital platformların yükselişiyle yeni bir dönem yaşanıyor. Bu dönemde yeni üretim merkezlerine ihtiyaç var.
ESKİŞEHİR FIRSAT NOKTASI
İşte tam bu noktada Eskişehir önemli bir fırsata sahip olduğu görülüyor. Deneyimde var. Üniversiteleri, yetişmiş insan gücü, doğal plato özellikleri, tarihi ilçeleri, ulaşım kolaylığı ve kültürel zenginliğiyle Eskişehir, Türkiye'nin yeni film ve dizi üretim merkezlerinden biri olabilir. Sivrihisar'da elde edilen başarı, bunun mümkün olduğunu açıkça göstermektedir.
Yerel yönetimler, üniversiteler, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile özel sektör ortak projeler geliştirerek film stüdyoları, açık hava platoları ve yapım merkezleri kurabilir. Böyle bir yatırım yalnızca sanat dünyasına değil, otellerden restoranlara, ulaşımdan küçük esnafa kadar yüzlerce sektöre yeni gelir kapısı açacaktır. Gençler de kendi şehirlerinde yaratıcı sektörlerde çalışma imkânı bulacaktır.
Artık sinema ve televizyon dizilerine yalnızca ekran eğlencesi olarak bakma dönemi geride kaldı. Bunlar aynı zamanda ekonomik kalkınmanın, kültürel diplomasinin ve şehir markalaşmasının önemli araçlarıdır. Sivrihisar bunun en somut örneklerinden birini ortaya koymuştur.
DOĞRU PLANLAMA
Şimdi sıra Eskişehir'dedir. Doğru planlama ve uzun vadeli yatırımlarla kent, yalnızca sanayi ve eğitim şehri değil; aynı zamanda Türkiye'nin önemli film endüstrisi merkezlerinden biri olabilir. Böyle bir gelecek, hem Eskişehir'e hem de Türkiye'nin kültürel ve ekonomik gelişimine güçlü katkılar sağlayacaktır.