Türkiye ve Eskişehir dün beş yıllığına ülkeyi yönetecek Cumhurbaşkanı ve TBMM’nin üyelerini seçmek için sandık başına gitti. Aynı zamanda dün anneler günüydü. İlk önce yurttaşlık görevini yerine getiren Eskişehirliler daha sonra annelerine koştular. Annelere keselere uygun hediyeler alındı. Vefat eden mezarlıklarda ziyaret edildi. Uzakta olanlar telefon ile arandı. Hepimizin yakından tanıdığı bir anne var. Hepimizin yakından tanıdığı anne Zübeyde Hanımdır.
Zübeyde Hanımın yetiştirdiği evladı Mustafa Kemal, dünya tarihini değiştirdi. İşte o annenin yetiştirdiği evladı Mustafa Kemal Atatürk sayesinde oyumuzu kullandık. Bizi millet yaptı. Milletin fertleri olarak dün sandık başına giderek, istediğimiz ülkemizin yöneticilerini oylarımız ile işaret ettik. Özellikle kadınlarımız, bugün dünyanın en ileri ülkeleri arasında gösterilen ülkelerden çok önce kadınlarına seçme ve seçilme hakkı verdi. Kadınlarımız Atatürk’ün değerini kalplerinde taşıyarak, sandıklara erkekler ile birlikte koştu.
Bir Türk annesinin dünyaya getirdiği Türk genci Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu’nun makûs tarihini hem de Eskişehir İnönü’den başlayarak değiştirdi. Karşısında 7 düvel denilen batının en saldırgan ülkeleri vardı. İstanbul, boğazlar başta olmak üzere her yeri işgal ettiler. Polatlı’ya kadar geldiler. Eskişehir iki kez yıllarca hem İngilizler, hem de Yunanlılar işgal altında tutuldu. Annelik sadece çocuk sahibi olmak değildir. Çocuğu olmayan ne kadınlar var. Yetiştirdiği çocuklar dünya çapında önemli gelişmelere damga vuruyor. Annelerinin emeği karşılıksızdır. Onlar karşılıksız severler, emek harcarlar. Emek verirler. En başta emekçi kadınların Anneler günü kutlu olsun. Bir annenin, bir kadının dünyaya değiştirmesine de çok örnek vardır. Mesela, Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım gibi. Zübeyde Hanım Atatürk’e sürekli olarak,” Sen cepheye gidersin. Benim yüreğim bunu bilir. Senin için dua ediyorum bil. Ve de Mustafam, zaferi ele almadan dönme. Ben, seni beklemeyi bilirim…" diyordu. Bugünlerde çocukları ile beklenen, istenilen ölçüde görüşemeyen, Küresel salgın ile mücadele eden doktor, hemşire, sağlık memuru ve polis anneler var. Hepimiz evlerimizdeyken onlar hastanede, sokakta ya da dağ başında görevlerinin başındalar. Bir kısmı korona virüs salgını başladığından beri çocuklarına sarılamıyor, öpemiyor. Uzaktan uzağa hasret gidermekle yetiniyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağlayan Ulu Önderimizin annesi Zübeyde Hanım başta olmak üzere, tüm şehit annelerimizin tüm Annelerimizin Anneler günü kutluyoruz.
Seçim bitti
Bu yazıyı seçimin kesin sonucunu bilmeden yazıyorum. Her gece yaklaşık 12 kilometre yol yürüyorum. Sağlıklı kalabilmek için bu işi yapıyorum. Dün gece yürüyüş yaparken Tabip Odası başkanımız ve milletvekili aday adayımız Uzman Dr. Muharrem Şenel ile karşılaştım. Milletvekili olmak birazda şans işidir. Şansın iyi olacak. Hangi partiden aday olursan ol. Arkan kuvvetli olacak. Çünkü ülkede henüz ciddi bir anlamda siyasi partiler yasası çıkmadı. Üç dönem kuralına takılanlar bile sessiz sedasız aday oldular. Arkasından milletvekili seçildiler. Atatürk sağ olsaydı, tek partili sistemi biraz daha demokrasinin oturması için devam ettirebilirdi. Bir de demokrasinin tam olması için, emperyalizme mesafeli olmak gerekiyor. Emperyalizm ile bir anlamda uzlaşmak, ondan korkmak demokrasiye de zarar verir. Hemen bu seçim öncesinde üçüncü yol iddiası ile seçime girmek isteyen bir aday kaset ile gitti. Demek ki, emperyalizmin uzantıları, 15 Temmuz da şahsen ortaya çıkanlar, halen Atlantik ötesine güvenerek faaliyetlerini sürdürüyor. Sonuçta, dün hepimiz sandık başına koştuk. Beş yıllığına ülkemizin yöneticilerini seçtik. Seçimde halkımız bir karar verdi. Her seçmen ile her yurttaşın işaret ettiği yöneticiler seçildi. Seçim bittiğine göre günlük işlerimize döneceğiz. Birlik ve dayanışmayı arttırmamız gerekiyor. Birlik ve beraberlik her şeyin başlangıcıdır. Seçim sonuçları da hepimize hayırlı olsun.