Tarihi bir seçim gününde yazımı yazdım. Seçim kampanyaları nedeniyle önemli sorunlarımızı öteleyerek adeta halının altına süpürdük. Depremzedelerin, selzedelerin, çarşıda pazarda vatandaşın, çiftçinin, sanayicinin, esnafın kısacası herkesin seçim sonuna bırakılan sorunları ile yüz yüze geldiğimiz bir haftaya merhaba diyoruz.
Hep birlikte renkli dünyadan vatandaşın dünyasına yeniden merhaba deme zamanı. İşçiler, memurlar, emekliler, ev hanımları, çitçiler, esnaflar, sanayiciler, işsizler toplumun her kesiminin beklentileri ile yüzleşme zamanı.
Seçim için bir gün yetiyor. Akşamında da neticeleniyor. Geçim öyle mi ya. Hayatımızın her evresinde ve bir ömür sürüyor. Kazanımlarımız, maddi durumumuz, statümüz bizlerin ilişkilerini ve davranışlarını belirliyor. İşi olan aldığı maaşla geçinemiyor. İşi olmayan ise hepten kötü durumda.
İktidar sorunlarımızın çözümü için bugünden işe koyulmalı ki, bundan sonra daha ağır sorunlar ile karşı karşıya kalmayalım. İhmal ettiğimiz sorunları tek tek masaya yatırmalı ve bu sorunların çözümü için kafa yormalı. Bizim için başka Türkiye yok. Yeniden kucaklaşmalı, birlik ve beraberlik içinde çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamak için çalışmalı.
Şöyle ki; vatandaş çarşı pazarın pahalılığından dertli, esnafda alışveriş olmadığından. Şimdi seçim bitti. Gündemimiz geçim. İşimiz zor. Enflasyon artışı ile gelirimizdeki artış aynı oranda olmadığı için haliyle bir geçim kaygısı yaşıyoruz.
Çalışanlar ve de emeklilerin büyük çoğunluğu Ocak ayındaki zam ile en fazla 2 ay rahatladılar. Şimdi gözümüz yine maaşlarımıza yapılacak düzenlemelerde, emeklilere nasıl bir düzenleme yapılacağında, asgari ücretin ne kadar olacağında. Seçim neticesini piyasalar nasıl yorumlayacak göreceğiz. Döviz kurları nasıl olacak?
Öyle ya döviz kurları fiyatları, fiyatlar da bir şekilde bizlerin hayat standardını belirliyor. Sanırım hiçbir ülkede insanlar döviz kurlarını bizim insanımız kadar takip etmiyordur. Dolar bugün kaç TL diye merak etmiyordur. Bizde öyle mi? İşçisinden işverenine, esnafından sanayicisine, çiftçisinden emeklisine, öğrencisinden öğretmenine, bütün vatandaşlarımız döviz kurlarını takip ediyor.
Kurban bayramı yaklaşıyor. Yedirilen yemlerinden dolayı kurbanlıkların fiyatlarını dahi döviz kuru etkiliyor. Yaşıyor ve biliyoruz ki; döviz artarsa akaryakıt fiyatları artıyor. Girdi fiyatları artıyor. Sonrasında çarşı pazar, iğneden ipliğe her şeyin fiyatı artıyor. Ulaşım maliyeti artıyor. Ziyaretleri etkiliyor. Tatlı çikolata maliyetleri artıyor. Misafirliğe gitmeyi, ikramlaşmayı etkiliyor. Altın fiyatları artıyor. Beyaz eşya mobilya artıyor. İnsanlar düğün yaparken veya düğünlere giderken zorlanıyor. Kısacası hayatımızın akışı değişiyor. Bu böyle kısır bir döngü şeklinde devam ediyor.
Herkes kendi çapında bir ekonomist olmuş hayat mücadelesi veriyor. Demem o ki; seçim sonrasının en önemli konusu geçim.
Hep birlikte yaşayacağız ve göreceğiz. Seçim bitti şimdi geçim vakti.