Son zamanlarda Eskişehir’de özellikle esnaf odaları seçimlerinde dikkat çeken bir hareketlilik var. Daha önce basında açıklamasını dahi duymadığımız odalarda seçim rekabeti yaşanıyor. Başkan adayları üyelerinin oylarını alabilmek için sahada birebir temas halindeler. Slogan ile tekrar seçilebileceğini düşünen esnaf odaları başkanları tek tek koltuklarından oluyorlar.

Oda başkanlığı bir meslek midir? Elbette değildir. Ancak ne hikmetse bu koltuklara bir oturan nedense bir türlü kalkmak istemiyor. Üç, dört, beş dönem aynı koltukta oturan öyle başkanlar var ki bir süre sonra ismi oda ile özdeşleşiyor. Kendisi de başkanlık koltuğunu öylesine benimsiyor ki bir bakıma koltuğu ve başkanlığı adeta mesleği olarak görmeye başlıyor. Yönetenleri eleştiriyorlar, açıklamalarında her fırsatta değişimden söz ederlerken kendileri için böyle bir değişimi düşünmüyorlar.

Bir başkanın uzun süre koltuğunu bırakmamasının elbette pek çok nedeni var. Öncelikle başkan olarak adlandırıldığı için kulağa ve de nefse hoş geliyor. Protokole giriyor. Prestiji oluyor. İşyeri açabilmeniz için bağlı bulunduğunuz odanıza üye olmanız zorunlu. Öyle olunca üye sayısı fazla haliyle geliri yüksek olan odalarda ekstra kazançlar da başkanlar için cazip oluyor. 10-15 yıl oda başkanlığı yapanlara sormak lazım. Bu süreçte odanız için neler yaptınız? Üyeleriniz için başkanlığınız süresince ne gibi kazanımlar sağladınız ki; tekrar seçilince neler yapacaksınız?

Bu seçimlerde dikkatimi çeken en önemli husus oda üyeleri belki de uzun yıllardan sonra ilk kez hatırlandığını, dinlendiğini ve önemsendiğini hissediyor. Daha önce açıklamalarını duymadığım odalarda alternatif listeler çıkıyor. Başkan adayları tanıtım toplantıları yapıyorlar. Tek adaylı seçimlerin yerini çok adaylı yarışlar alıyor. Kısacası meslek odalarında sessiz geçen yılların ardından daha canlı, daha rekabetçi ve daha katılımcı bir dönem yaşanıyor. Bu demokrasi adına güzel bir şey değil mi?

Bu seçim döneminde üyeler için artan ilgi, seçimlerden sonra aynı sıcaklıkla devam eder mi? Kapısı çalınan üyeler, sandıklar kapandıktan sonra da hatırlanır mı? Bugün üyelere verilen sözler yarın tutulur mu? Hep birlikte göreceğiz. Asıl sınav aslında bundan sonra başlayacak.

Odalar; üyelerin söz sahibi olduğu, yönetime katılabildiği, gerektiğinde hesap sorabildiği bir oda kültürü ile yönetildiğinde daha dinamik ve daha güçlü olacaklardır.

Bugün oda seçimlerinde yaşanan bu süreç yalnızca oda yönetimlerini değil, şehrin demokrasi anlayışını da sessizce değiştirebilir. İşte o zaman bu seçimler, geriye dönüp bakıldığında küçük ama tarihi bir başlangıç olarak hatırlanabilir.

Esnaf odalarında başkanlıklarda değişim süreci yaşanıyor. Güven tazeleyenler, değişmeyenler ise çalışmadıklarında, üyelerinin güvenlerini kaybettiklerinde gelecek seçimlerde değişebileceklerini hissettiler.

Halen devam eden seçim sürecinde ise; odalarda değişim rüzgarı esiyor.