Bayram haftasına girdik. Bayram tatili 9 gün olanlar; baba ocağına, köyüne, tatile gittiler bile. Bayramlar aslında hayatın içinde kaybetmeye başladığımız bazı değerleri yeniden hatırlama fırsatıdır. Belki de bu yüzden yıllar geçse de çocukluğumuzdaki bayramların tadını unutamayız. Bayram sabahı erkenden kalkılan evler, mutfaktan gelen kahvaltı kokuları, özenle giyilmiş kıyafetler, büyüklerin elini öpmek için yapılan hazırlıklar. Şeker toplamak için kapı kapı dolaşan çocuklar, avuç içine sıkıştırılan harçlıklar ve yüzlerdeki o samimi tebessüm.

Bugün dönüp baktığımızda o günlerin neden bu kadar güzel olduğunu daha iyi anlıyoruz. Çünkü o günleri güzel yapan şey ne alınan harçlıklar, ne de yeni kıyafetlerdi. O günleri değerli kılan şey; insanların birbirine daha yakın olmasıydı. Sohbetler daha uzundu, kapılar daha açıktı, insanlar birbirinin hayatına daha çok dokunuyordu.

Şimdi ise farklı bir dönemin içindeyiz. Pandemi ile birlikte teknolojinin sunduğu kolaylıklar hayatımızı hızlandırdı. Ancak sanki bazı şeyleri de elimizden aldı. Artık birkaç saniyede dünyanın öbür ucuna ulaşabiliyoruz. Fakat aynı apartmanda yaşayan komşumuzun kapısını çalmayı unutuyoruz. Telefon rehberindeki kişi sayımız, sosyal medya hesaplarımızdaki takipçilerimiz çoğalıyorken aslında maalesef yan yana geldiğimiz insanların azaldığını görmekteyiz.

Bayramlar tam da bu noktada önemli hale geliyor. Çünkü bayramlar bize unuttuğumuz bazı şeyleri yeniden hatırlatıyor. Bayramların özünde paylaşmak, dayanışmak, ihtiyaç sahibini gözetmek, başkasının derdini kendi derdi gibi hissedebilmek var. Bu yalnızca bir ibadetin yerine getirilmesi değil, aynı zamanda toplumsal bir vicdanın diri tutulmasıdır.

Çünkü paylaşmak sadece sofradaki eti bölüştürmek değildir. Paylaşmak bazen zaman ayırmaktır. Bazen yalnız yaşayan bir büyüğün kapısını çalmaktır. Bazen uzun süredir konuşulmayan bir dostu aramaktır. Bazen de hiç tanımadığınız bir insanın yüzünde küçük bir tebessüme sebep olabilmektir.

Çünkü hayatın sonunda hatırladığımız şeyler çoğu zaman kazandığımız paralar, aldığımız eşyalar ya da yaptığımız işler olmuyor. Hafızamızda kalanlar bir sofranın etrafında edilen sohbetler, samimi kahkahalar, dost sesleri ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz zamanlar oluyor. Bayramların bize sunduğu en büyük fırsat da belki budur.

Kurban Bayramı'nın sağlık, huzur ve bereket getirmesi dileğiyle… Bayramımız kutlu olsun.