Eskişehir’de gerçekten çok büyük işler başarıyoruz.
Öyle böyle değil…
2020 yılında açılmış bir parkı, 2026 yılında yeniden açıyoruz.
Alkış mı tutalım, kurdele mi keselim bilemedim.
Gerçi kesenler var!
Şaka değil, gerçek!
Evet, sözünü ettiğim yer Millet Bahçesi.
Hani büyük mücadelelerle “ranta kurban gitmesin” denilen, “kente nefes olacak” diye anlatılan, açılışında bol bol övünülen o park…
Aradan geçen yıllarda ne oldu?
Nefes alması beklenen yer adeta soluksuz bırakıldı.
Bakım mı?
Yok.
Düzenli temizlik mi?
Asla…
Güvenlik mi?
İşte asıl mesele orada başlıyor.
Kentin ortasında bir park düşünün…
Akşam saatlerinde vatandaşın çekinerek geçtiği bir alan hâline gelsin.
Gençlerin aileleri “oraya gitme” demeye başlasın.
Uyuşturucu iddiaları dilden dile dolaşsın.
Ve sonra…
“Yenilenen yüzüyle buluşuyoruz” pankartı asılsın.
Gerçekten sormak istiyorum:
Sayın AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak…
Bu şehirle dalga mı geçiyorsunuz?
Ben Cumartesi günü gittim.
Gezdim.
Baktım.
İzledim.
Rutin iki işçi çalışması dışında “yenilenen yüz” adına gözle görülür bir değişim yoktu.
Belki biz göremiyoruzdur diye düşündüm.
Belki yenilik gözle değil, hayal gücüyle algılanıyordur.
Bilemiyorum.
Çünkü ortada büyük bir dönüşüm yok.
Ama büyük bir tören var.
Açılan parkı yeniden açmak…
Hatta yenilenmeyen yüzüyle yenilenen yüzü algısı yaratarak açmak…
Çok karışık, boşverin…
Siyasetin geldiği yeni aşama bu mu gerçekten?
Açılış bugün saat 12.00’de gerçekleşecek bu arada…
Bir parkı açmak kolaydır.
Zor olan onu yaşatmaktır.
Açılışta kurdele kesmek kolaydır.
Zor olan gece 23.00’te orada güvenliği sağlamaktır.
Pankart asmak kolaydır.
Zor olan o parkta gençleri tehlikeden korumaktır.
Bize asıl şu soruların yanıtı verin!
24 saat güvenlik olacak mı?
Kamera sistemi aktif ve izlenen bir sistem mi?
Polis devriyesi düzenli mi?
Aydınlatma yeterli mi?
Orası gençlerin sosyal olarak güvenli alanı hâline gelecek mi?
Bunların cevabını duymak istiyoruz.
Çünkü mesele “yenilenen yüz” değil.
Mesele kaybolan güven!
Bir parkı bakımsız bırakıp sonra makyaj yapmış gibi yeniden açmak hizmet değildir.
Bu olsa olsa algı yönetimidir.
Eskişehir halkı artık fotoğraf karesi değil, sonuç görmek istiyor.
Bu şehir aklıyla alay edilmesini hak etmiyor.
Millet Bahçesi gerçekten milletin olacaksa, önce milletin kendini güvende hissetmesi gerekir.
Yoksa açılış üstüne açılış yaparsınız…
Ama park yine kapanır.
Bu kez tabelası açık olur, içi boş kalır.
**********************************************************
HİKMET ÇELİK GÜVEN TAZELEDİ!
Son günlerde Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Hikmet Çelik’in görevden alınacağı konuşuldu.
Dedikodular yayıldı.
Oysa işin aslı bambaşkaydı.
Ortada ani bir görevden alma kararı yoktu.
Söz konusu olan şey, 10 yılını dolduran il müdürlerine uygulanan rutin rotasyon süreciydi.
Yani sistemin olağan işleyişi…
Ama malum bizim siyasette hiçbir şey “sıradan” kalmıyor.
Hikmet Çelik ismi de sıradan bir bürokrat profili değil zaten.
Koyu AK Partili kimliğiyle biliniyor.
Zaman zaman bir devlet memurunun siyasete bu kadar açık mesafede durmasının ne kadar doğru olduğu tartışıldı.
Biz de eleştirdik.
Hatta sert eleştirdik.
Çünkü devlet memurluğu ile siyasi aidiyet arasındaki çizginin korunması gerektiğini düşünenlerdeniz.
Ancak şunu da teslim etmek gerekiyor:
Hikmet Çelik’in AK Parti’ye olan sadakati konusunda kimsenin şüphe duyduğu yok.
Hatta öyle ki, “AK Partiliyim” süsü verip köşe kapmaktan başka bir şey yapmayan bazı isimlerden daha fazla sahada olduğu da inkâr edilemez.
Gelelim işin asıl kulis kısmına…
Ankara’da konuşulanlara göre rotasyon kapsamında değişmesi beklenen Çelik, hakkında yayılan “görevden alınıyor” dedikodularının ardından genel merkezi arıyor.
Ve iddiaya göre şu cümleyi kuruyor:
“Bana itibar suikastı yapılıyor.”
Siyasette bir şey vardır:
Zamanlama her şeydir.
Bu çıkışın ardından tablo değişiyor.
Ve görünen o ki rotasyon kapsamında yer değişikliği beklenen Hikmet Çelik görevine devam ediyor.
Üstelik ironik olan şu…
Onu göndermek isteyen dedikodular, koltuğunu sağlamlaştırmış olabilir.
Siyasette bazen saldırı, en güçlü savunmadır.
Sonuç mu?
Hikmet Çelik yerinde.
Dedikodular boşa düştü.
Kulisler susmadı ama hesap tutmadı.