Odunpazarı Belediyesi, “İşe Yürüme Günü” kapsamında bir etkinlik düzenledi.
Katılımcılar Kentpark’tan belediyenin ana hizmet binasına kadar yürüdü.
Amaç güzel…
Günlük hayatın yoğunluğu içinde unutulan yürüyerek ulaşım alışkanlığına dikkat çekmek.
Ama yemin ederim yine sormadan edemeyeceğim.
Bu etkinlik gerçekten vatandaş için mi yoksa bürokrasiye bir hatırlatma mı?
Bence bürokrasiye hatırlatma olarak farkındalık yaratılmalı…
Çünkü bu şehirde yürümek zaten bir tercih değil…
Çoğu insan için zorunluluk.
Akaryakıt zamanları ortada…
Geçim derdi ortada…
Sabah işe giden, akşam evine dönen, toplu taşıma ile hayatını sürdüren insanlar her gün bunu zaten yapıyor.
Yani aslında “etkinlik” diye sunulan şey vatandaşın rutini…
Yılda bir gün yürüyerek farkındalık oluşturduğunu söyleyenler, geri kalan 364 gün boyunca o yürüyüşün yanından bile geçmiyor.
Yani…
Trafikten şikâyet edenler trafiğin ta kendisi, egzozdan yakınanlar egzozun sponsoru hâline gelmiş durumda.
Komik değil mi?
Vatandaşa “yarım saat yürüyün” tavsiyesi veren sistem, yarım kilometre yürümemek için kilometrelerce yolu makam aracıyla dolanıyor.
Geçtiğimiz günlerde mesaj kutuma gelen ihbar ise bu tabloyu daha da ilginç hâle getirdi.
İddiaya göre bir müdürün kedisi bile makam aracıyla taşınıyor.
Evet, yanlış okumadınız.
Aşılamaya makam aracıyla götürülüyormuş.
Odunpazarı Park ve Bahçeler Müdürü…
Okuyunca şok oldum.
Hal böyleyken yapılan yürüyüşün kendisinden çok, fotoğrafı önem kazanıyor.
Çünkü mesele yürümek değil, yürümüş gibi görünmek.
Şimdi asıl soruya gelelim…
Bu yürüyüşe kimler gerçekten katıldı?
Örneğin Başkan Yardımcıları Evren Olcay…
Emre Genç…
Bu isimler o gün Kentpark’tan belediyeye kadar yürüdü mü?
Ben fotoğraf karesinde göremedim.
Belki yürümek zor gelmiştir, olabilir.
Hatta Evren Olcay bana kalırsa yakında yarış araçlarını makam aracına çevirir.
Bekliyorum.
Kıssadan hisse…
Bu şehirde insanlar her gün yürürken, yönetenlerin yürümeyi “etkinlik” olarak görmesi çok tuhaf…
Ve asıl problem burada…
Eğer bir farkındalık yaratılmak isteniyorsa…
Bürokratlarla başlayın.
Yürütün onları…
Her gün bir zahmet makam araçlarından insinler, yürüyerek dolansınlar şehri…
Çünkü yılda bir gün yürümekle olmaz.
Asıl fark yürümek değil, makam aracından inmektir.
Yürümek değil yani, inmek mesele.