CHP ara verdiği Pazar toplantılarına başladı.
Toplantıda örgüte yeni üyeler de katıldı.
Pazar toplantısında partiye katılan yeni üyelere rozetleri takıldı.
Toplantıya Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekilleri İbrahim Arslan ve Jale Nur Süllü, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım ile çok sayıda partili katıldı.
Tabi biliyorsunuz…
Ben katılanlarla değil, katılmayanlarla ilgilenirim.
Aslında uzun süredir gözlemlediğim bir konuydu.
Yazsam mı yazmasam mı diye çok düşündüğüm, biraz askıya aldığım, emin olduktan sonra dile getirmek istediğim…
Elbette hiçbir şey kesin değildir.
Hepsi benim gözlemimden ibarettir.
Ama gözlem dediğin şey zaten yoruma kapı aralamaz mı?
Ben böyle yorumcuyum kardeşim.
Neyse, gelelim asıl meseleye…
Biliyorsunuz CHP İl Başkanlığı delege seçim süreci Eskişehir’de oldukça hareketli geçmişti.
İl Başkanı Talat Yalaz ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un “ittifakı” o dönem gözle görülür şekildeydi.
Hatta öyle gözle görülürdü ki gözünü kapatan bile hissederdi.
Azınlık sayılabilecek grupların aday çıkarmak istediği süreçte ciddi bir güç gösterisi yapılmıştı.
O dönem herkes “denge kuruldu” diyordu.
Ama siyaset bu…
Denge dediğin şey rüzgârı biraz sert esince karton masa gibi dağılabiliyor.
Şimdi görünen o ki o “ittifak” dediğimiz yapı biraz çatırdıyor.
Neden mi?
Malum…
CHP’de milletvekili adaylıkları daha şimdiden kazanı kaynatmaya başladı.
Kim kimin yanında, kim kiminle yürür soruları da doğal olarak yeniden gündemde.
Kazım Kurt ve Ayşe Ünlüce’nin kime yakın duracağı merak edilirken Talat Yalaz’ın çizgisinde de belirgin bir “yumuşama” gözlemleniyor.
Yumuşama dediğimiz şey de öyle diplomatik bir ifade değil, bildiğin yön değiştirme sinyali.
Eskiden daha net, daha keskin hamleler yapan bir siyasi dil vardı.
Şimdi ise sosyal medyada bile cümle kurarken iki kez düşünüyor.
Hatta üç kez…
Belki de algoritmadan değil, dengelerden korkuluyor.
Kazım Kurt cephesi biliyorsunuz her zamanki gibi daha “ateşli.”
Bu ateşlilik bazen enerji, bazen de kıvılcım etkisi yaratıyor.
Ancak Yalaz’ın ateşinin söndüğü aşikar.
Dikkat edin.
Artık…
Daha temkinli…
Daha dikkatli…
Daha şüpheci…
Öte yandan İl Başkanı Talat Yalaz ile Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce arasındaki yakınlaşma da gözden kaçmıyor.
Sosyal medya hareketliliği bile artık siyasi analiz konusu olmuş durumda.
Talat Yalaz, paylaşım yaparken dahi Ayşe Ünlüce’yi bekliyor.
Onun ardından devreye giriyor.
Etkinliklere sürekli onunla katılıyor.
Yani anlayacağınız…
Siyaset artık konuşarak değil, “kim nerede görünmedi” üzerinden okunuyor.
Odunpazarı cephesinden Pazar toplantısına katılım olmaması bile başlı başına bir mesaj haline gelmiş durumda.
Bana göre…
Katılmak haber, katılmamak ise daha büyük haber.
Bir de tabii arka cephede süren “genel başkan yardımcısı” yarışı var.
Her hafta başka bir isim, başka bir ziyaret…
Bir hafta il başkanlığı, diğer hafta Odunpazarı İlçe Başkanlığı bir genel başkan yardımcısını şehre getiriyor.
İki tarafta da aynı cümle:
“Biz getirdik.”
“Biz yaptık.”
Birisiyle yarış, bilin ki gizli savaştır.
Sonuç olarak tablo şu!
Bir dönem arası bozuk olan İl Başkanı Talat Yalaz ile Kazım Kurt kırılan testiyi yapıştırarak bir süre yola devam etmişti.
“Kırılan testiyi yapıştırdık” denilen yerlerde, şimdi testinin sadece çatlamadığı, tamamen dağıldığı konuşuluyor.
Çünkü yapıştırmak kalıcı değil, geçici bir çözümdür.
Ve en ilginç olanı da şu…
Herkes hâlâ o testinin sağlam olduğuna birbirini inandırmaya çalışıyor.
Ama siyaset dediğin şey bazen en çok şunu sever…
Herkes konuşur…
Gerçek ise sessizce yer değiştirir.
Benim gözümde tablo budur.
İsteyen “ittifak devam ediyor” der, isteyen “yeni denge kuruluyor” der…
Ben sadece şunu derim…
Denge varsa bile, artık eskisi gibi değil!