Televizyon kanallarında gazetecilere CHP’nin neden kamuoyunda çok tartışıldığı soruluyor. Gazetecilerde,” Ne yapalım, kamuoyunda en çok tartışılan bu konudur. Gazetecide kamuoyunun çok tartıştığı CHP’yi mecburen tartışıyor” dediler. Tabii ki, gazeteci kamuoyunun çok ilgisini çeken konuları gündeme alır. CHP’de gelişen olaylardan sonra, sosyal demokratlar ile ilgili fıkralarda tekrar hatırlandı. Cehennemde kaynayan bir kuyunun başında zebani olmaması dikkat çeker, cehennemi ziyaret eden kişi merakını gidermek için, soruyu sorar. Cevap ise o kuyuda sosyal demokratların olduğu ve yukarı çıkmak isteyenlerin, ayaklarına kuyunun dibinden asıldığı söylenir. Böylelikle kuyudan kimse çıkamaz.

NE OLACAK?

Eskişehir’de CHP’liler ve CHP’yi izleyenler son günlerde her CHP merkez Yürütme Kurulu’nun toplantısını merak ediyorlar. CHP’nin Eskişehir yönetimlerine kimler atanacak? Kentimizin gazetecileri de bu konuyu merak ediyor. Beni telefonla arayarak, sorular soruyorlar. CHP uzmanı olduk. Yönetimlerin belli olmaması biraz da CHP’lilerden kaynaklanıyor. Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu arasında kalan CHP’liler gölge oyunu izler gibiler. Kim üstün gelirse, onda tarafa eğilim gösterecekler. Belediye başkanları çeşitli açıklamalar yapıyor. Yeni, parti kurulsa geçmeyecekler.

GERİ KALMAK İSTEMİYORLAR

CHP’de küçük bir kesim hesap yapmayarak, Özgür Özel veya Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında saf tutuyor. Diğer kesim, belediye başkanından, meclis üyesine veya ‘hain’ diye slogan atan sade CHP üyeleri, havayı koklamaya devam ediyor. Yarın gelişmeler karşısında tavır alacaklar. Biz demiştik diyecekler. Her şeyi söyle, sonra benim söylediğim çıktı diye konuş.

Ben bu durumu ‘Gölge Oyununa’ benzettim. Tarihimizde de gölge oyunu var. Oyun, insanın varlığının sembolik bir temsili olarak kabul ediliyor. Aydınlık ve karanlık arasındaki düzemde gidilip geliniyor. Işık yardımı ile perdeye yansıtılıyor. Metin, icra ve kullanılan malzemelerde bir bütünlük oluşturuyor.

Kılıçdaroğlu, partiye bir çeki düzen vermeye çalışıyor. Özgür Özel ve arkadaşları Anadolu’yu dolaşıyor. Halkın kendilerinden dolaşmayı istediklerini söylüyorlar. Kalabalıkta topluyorlar. Peki, ortada parti yok. İktidar yürüyüşü nasıl olacak? Burada Demirel’in yollar yürümekle aşınmaz. Sözü aklımıza geliyor. Onun için birkaç gün önce ‘Partini ortak akıl’ olduğunu belirten yazımız yazdım. CHP’lilerin büyük çoğunluğu yazımızı okumuşlar. Beni telefonla aramalarından biliyorum.

BEN SONRA GELİRİM

Yapılan anketlere inanmıyorum. Çünkü ortada olmayan parti birinci parti çıkarılıyor. Kim olursa olsun, kuracağı partinin yüzde 30 çıktığını görse hemen partisini kurar. Yasalara ve hukukun üstünlüğüne inanmak gerekir. İmamoğlu, mahkemede yargılamaya geldiğini söylüyor. Zaman geçiriliyor. Süre uzatılıyor. Sosyal demokratların işi Castro’dan örnek vermek değildir. O adam yıllarca emperyalizme kafa tutuyor. Hem de dünyanın en büyük emperyalisti burnunun ucunda bulunuyor. Kendilerine sosyal demokratım diyenler, dünyada Castro’nun yaptığının hangisini yapmışlar.

GERİLİYOR

Özgür Özel, 30 kişinin yeni parti kuracağını söylüyor. Kendisinin çok sonra bu partiye katılarak, genel başkan olabileceğini söylüyor. Yani, İmamoğlu ve Özel çizgisi CHP’den sonuna kadar yararlanacaklar. Ya da düşünüyorlar. Özel, şunları söylüyor:” Butlan kararından sonra partiden çıkıp yürüyüşe başladığımızda ilk duyduğum sözlerin yüzde 90’ı 'Partiyi bunlara bırakmaydı. Sonra bu oran değişti. Bir ara yüzde 50-50’ye geldi. Şimdi yeni partiyle ilgili beklenti ve aceleyi duyuyorum. Anketlerde yüzde 70 civarı yeni parti söylemi var. Sahada kendi ölçümüm yüzde 80’e 20’ye döndü”.

Kısacası, zaman İmamoğlu ve Özel çizgisinin aleyhine işliyor. Eskişehir’de yaptıkları eylemlerde kadın kolları ve gençlik kollarının sayılarının çok düşük olduğu görüldü. Yani, Kılıçdaroğlu yönetimlerinin Eskişehir’de de işleri zor olacak. Sonra geleceklerini söyleyenlerin başarı şansı nedir? Günışığı çıkınca, gölge oyunu biter.