“Trafiği rahatlatmak” amacıyla alınan kararların sahada nasıl sonuçlar doğurduğu tartışmaya açık bir konu. Uygulamaya alınan kararlar bir yönüyle rahatlatıyorken diğer taraftan pek çok vatandaş için zorlaştırıcı olmamalı. Çünkü şehir içi ulaşımda mesele yalnızca akışı hızlandırmak değil; aynı zamanda erişilebilirliği, güvenliği ve günlük yaşamın sürekliliğini koruyabilmektir.

UKOME tarafından geçmişte Mustafa Kemal Atatürk Caddesi üzerinde uygulanan sola dönüş yasakları ilk etapta olumlu karşılanmış, ancak kısa sürede ciddi mağduriyetlere yol açtığı görülmüştü. İl Sağlık Müdürlüğü ve aynı zamanda Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin 2 Eylül Hizmet Binası’na Odunpazarı’ndan ulaşmaya çalışanlar için adeta bir çileye dönüşmüştü. Hastane giriş kapısının olduğu Ercan Sokak’a girişte ve de çıkışta sola dönüş yasağını ihlal edenler ceza üstüne ceza yedi. Özellikle hastaneye erişimde yaşanan zorluklar, alınan kararın sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini ortaya koymuş ve uygulamadan geri adım atılmıştı. Bu örnek, ulaşım düzenlemelerinde teorik fayda ile pratik sonuç arasındaki farkı açıkça göstermesi açısından önemlidir.

Bugün benzer bir durum Batıkent Kavşağı’nda yaşanıyor. Trafik yoğunluğunu azaltma gerekçesiyle yapılan düzenleme, araç akışını kısmen iyileştirmiş olabilir. Ancak mahalleler arası bağlantıyı zayıflatmış durumda. Batıkent, Uluönder , Zincirlikuyu ve Şirintepe gibi birbirine komşu mahalleler arasında ulaşımın zorlaşması, şehir içi bütünlüğünü olumsuz etkiliyor.

Kısacası, bir noktadaki rahatlama başka bir noktada ciddi bir erişim problemine dönüşmüş görünüyor. Bölge muhtarlarının geçtiğimiz hafta gazeteniz 2Eylül’de dile getirdikleri sorunlar da bu tabloyu destekliyor. Günlük yaşamın içinde aktif olarak kullanılan güzergâhların kesintiye uğraması, vatandaşları daha uzun ve maliyetli yollara yönlendiriyor. Artan akaryakıt fiyatları düşünüldüğünde bu durum yalnızca zaman kaybı değil, aynı zamanda ekonomik bir yük anlamına da geliyor. Ekonomik yük demişken, kavşağın kapatılmasıyla çevredeki esnaflar da bu durumdan olumsuz olarak etkilenmişler. Hatta kapatarak işyerini başka adrese taşımak zorunda kalanlar olmuş.

Yaya ulaşımı açısından da tablo farklı değil. Bölgede üst geçit mevcut olsa da, kullanılabilirlik kriterleri açısından elverişsiz. Çok sayıda basamak içeren üst geçit; yaşlılar, engelliler, bebek arabası veya yük taşıyan vatandaşlar için kullanışlı değil. Dahası, özellikle akşam saatlerinde güvenlik algısının zayıf olması, üst geçidin kullanımını daha da sınırlıyor.

Da36B148 15Ae 469D Afda Fa5622931272

Oysa çözüm seçenekleri mevcut. Gündoğdu Mahallesi’nde uygulanan bağlantı alt geçidi benzeri bir proje, hem araç hem yaya trafiğini kesintisiz hale getirebilir. Alternatif olarak, kavşakta sinyalizasyon sisteminin yeniden devreye alınmasıyla kontrollü ve dengeli bir akış sağlanabilir. Burada önemli olan, tek boyutlu bir trafik yaklaşımı yerine çok boyutlu bir ulaşım planlaması benimsemektir.

Bağlantılı mahallelerin mağduriyetinin giderilebilmesi için Batıkent Kavşağı’nda alınan kararın yeniden gözden geçirilmesi kaçınılmaz görünüyor. Özellikle kavşağın kapatılmasından etkilenen mahalle muhtarlarının ve ilgili tüm paydaşların görüşleri dikkate alınarak daha kapsayıcı bir çözüm üretilmelidir.

Sonuç olarak; mağduriyet oluşturmayacak şekilde Batıkent Kavşağı çözüm bekliyor.