Eskişehir’de Çifteler denince akla önce Sakaryabaşı gelir. Sakaryabaşı denince de su, yeşil ve huzur gelir. Orası sadece bir mesire alanı değildir. Eskişehirliler için bir hafta sonu alışkanlığıdır. Sakaryabaşı, Eskişehirlilerin doğayla kurduğu en güçlü bağlardan biridir. Bir süre önce o tablo yerini endişeye bırakmıştı. Suyun çekildiği, zeminin çatladığı, yunus bisikletlerin adeta karaya oturduğu görüntüler hepimizi üzmüştü. O günlerde ortaya çıkan manzara sadece kuraklığın değil, ihmallerin, gecikmiş müdahalelerin ve yıllardır ötelenen sorunların da aslında bir fotoğrafıydı. Bu köşede o günlerde şu cümleyi kurmuştuk: “Sakaryabaşı kuruyor, Sakaryabaşı can çekişiyor.”

Abartı değildi. Gerçeğin ta kendisiydi. Çünkü mesele sadece suyun azalması değildi. Mesele, Eskişehir’in göz göre göre en önemli doğal değerlerinden birini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmasıydı. O günlerde röportaj için gittiğimiz Çiftelerde Sakaryabaşı’nda AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve yönetimini, milletvekilimiz Prof.Dr.Ayşen Gürcan ile karşılaşmıştık. Sayın Gürcan ile tekrar gezmiştik. Kendisi burası için gerekli görüşmeleri yapacağını, en kısa zamanda sorun neyse çözüme ulaştırılacağını söylemişti. Aynı cümleleri o dönemde AK Parti İl başkanı Gürhan Albayrak’tan da duymuştuk. Herkesin isteği Sakaryabaşı’nın kurtarılmasıydı. Belediye Başkanı’nın AK Parti İl başkanını ziyareti de bu dönemde olmuştu. Nihayetinde burada herkes topyekün bir şekilde birliktelik oluşturdu.

AK Parti heyetinin bölgede yaptığı açıklamalara göre, Devlet Su İşleri’nin yürüttüğü mühendislik çalışmaları sayesinde geçen yıl yaşanan kuruma tehlikesi büyük ölçüde kontrol altına alınmış durumda. Su seviyesinin yeniden yükseldiği, kaynakların toparlandığı ve bölgenin eski görünümüne doğru dönüş sürecine girdiği ifade ediliyor. Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ile milletvekilleri Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan ve Nebi Hatipoğlu’nun bölgede yaptığı değerlendirmeler de meselenin artık sadece yerel bir çevre sorunu değil, ciddi bir kamu meselesi olarak ele alındığını gösteriyor.

Demek ki istenince oluyormuş… Kurumlar aynı hedefte birleşince sonuç alınabiliniyormuş. Asıl üzerinde durulması gereken nokta tam da burası. Dün “kurudu, bitti” denilen bir alanın bugün yeniden suyla buluşması yalnızca teknik bir başarı değildir. Belki de yıllardır yapılması gerekenlerin ancak büyük bir tehlike ortaya çıkınca hayata geçirilmesidir. Elbette bugün ortaya çıkan olumlu tablo sevindirici. Peki; yetkililer tarafından bu müdahaleler yapılmasaydı bugün neyi konuşuyor olacaktık? Elbette geri dönüşü olmayan bir büyük değer kaybını, kurumuş bir Sakaryabaşı’nı. Çünkü Sakaryabaşı yalnızca bir piknik alanı değildir. Bir ekosistemdir, yaşam kaynağıdır, ekonomik değerdir. Eskişehir’in anılarının biriktiği bir hafızadır. Dolayısıyla burada yaşanan her değişim sadece Çifteleri değil, Eskişehir’in tamamını ilgilendirir.

Bugün piknik alanında farklı söylemler de olsa, suyun yeniden akıyor olması sevindirici, umut verici. Benim için önemli olan herkesin takibinde olan bu güzelim alana yetkililerin ilgisi. Bu isimleri burada tek tek sayamayacağım. Özetle buradan diyebilirim ki; Sakaryabaşı’nı canlandıranlara selam olsun…