31 Mart seçimlerinden hemen sonra iktidar hayalleri kurmaya başlayan CHP’de yaşananlar gerçekten bir hayli ilginç. Şimdi soru şu CHP’nin iktidar hayalleri bir başka bahara mı kaldı? Bu karmaşık yapı içerisinden CHP’li kadroların bir iktidar çıkarması mümkün görünmüyor. “Küçük olsun benim olsun!” anlayışının hakim olduğu, iktidar koltuğundan çok CHP içerisindeki iktidarın çok daha önemli olduğu tablonun vatandaşa umut olması mümkün mü? CHP tabanı ve yönetim kadroları bugün yaşadıkları ağır travmanın sorumlusu olarak iktidarın yargı eliyle siyaset üzerindeki vesayetinin sonucu olarak eleştirseler da olayın öznesi yine CHP’li olanlar ile CHP’li olduklarını iddia edenler değil mi? Elbette iktidar kendisine atılan pası gole çevirmek ister ve nitekim de öyle yapıyor.

Her zaman yazıyorum ve yazmaya da devam edeceğim. Ben bir CHP uzmanı değilim, ama CHP’ye yakın herkes kendini bu işin uzmanı kabul edip bir şekilde olaylara müdahil oluyorlar… Ben dışarıdan gözlemlerimi aktarmaya çalışıyorum. CHP içindeki resmin sokaktaki yansımalarını yazmaya çalışıyorum.

CHP Genel Merkezine polis marifeti ile giren ve o kırmızı koltuklara oturan “Butlancılar!” ülkenin sorunları yerine kongrede kendilerine oy vermeyenleri partiden atmakla meşguller…

Bu çevrede Eskişehir’e sıra ne zaman gelecek diye yorumlar yapılırken sonunda beklenen oldu. CHP’nin seçilmiş ve delege iradesi ile göreve getirilmiş başkanı Talat Yalaz Butlan yönetimi tarafından görevinden alındı. Şimdi CHP içerisinde yeni bir tartışma konusu başladı. İl başkanlığına kim atanacak? Kimisi Egemen Yağcıoğlu diyor, kimisi Volkan Enver Kılıç diyor… Bu iddiaları bir adım öteye taşıyanlarda diyorlar ki, “Kadın Doğum Uzmanı kadın bir doktor il başkanı olabilir.” Peki, bu tercihin gerekçesi ne diye sorguladığımızda “Tepkiler daha az olabilirmiş!” cevabı veriliyor.

Doğrusunu isterseniz CHP’deki bu durumu özetlemek için kullanacağım tabiri hoş görün. “Ne kadar pusuda bekleyen CHP dostu(!) varmış.”

Yalaz’ın görevden alındığı ile ilgili haberler medyayla düştüğü andan itibaren birilerinin ellerini ovuşturduğunu görmek, hissetmek biraz tuhaf bir duyguydu. Talat Yalaz ve CHP’liler haberin ardından il başkanlığına gittiler. Yalaz’ın son derece duygusal bir konuşma yaptığı anları görünce gerçekten üzüldüm. Sen o kadar uğraş, çalış, emek sarf et ve sonunda sana mahkeme kararıyla atanmış birileri kapıyı göstersin… Büyük aidiyet duygusuyla verilen emeğin ödülü acaba bu mu olmalıydı?

Yalaz “baba ocağını terk etmeyeceğiz” diyor… Hatta geceyi parti il binasında nöbet tutarak geçirdiler… Sonuç ne olur? Önümüzdeki günlerde göreceğiz. Genel merkeze bile polis marifetiyle girenler, güvenlik güçlerine bilgi verip gece yarısı çilingir marifetiyle parti il binalarına girmeyi tercih edenler Eskişehir için de bir yol bulabilirler.

Görünen köyün kılavuzu belli. CHP’nin içinden yeni bir CHP’ye doğru adımların sıklaştığını görebiliyoruz… Yaşananlara bakınca CHP’nin dışarıdan bir müdahaleye ihtiyacı gerçekten yok… Onlar kendi kendilerini yok etmek için kendilerine yetiyorlar. Yeni dönemde bakalım daha neler göreceğiz hep birlikte izliyoruz… Türk siyaseti açısından baktığımızda de sorunun sadece bir CHP sorunu olmadığını daha net bir gözle görüyoruz..