TBMM’nin açılışının 106. Yıl dönümünü kutluyoruz. Tarihte önce meclisini açan, sonra ordusunu kuran ve bağımsızlık savaşı vererek, cumhuriyetini kuran başka bir ulus yok. Bugün bazılarımızın 23 Nisan’ın önemini atlayarak, çocuk bayramı konusunda birleştiklerini görüyoruz. Atatürk ile İnönü’nün yaşantısını yakından inceleyen ve kitaplaştıran Şevket Süreyya Aydemir’e göre, “23 Nisan 1920 Türkiye Milli Kurtuluş Hareketi’nin kendi devletinin kurduğu tarihtir. Bu tarihte Milli Mücadele, artık bir Halk Hareketi olmaktan çıkmış, bir Halk Devletinin ekseni etrafında gelişmeye başlamıştır. Bu eksen Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’dir ve yarınki bağımsız Türkiye Cumhuriyeti bu halk devletinin karşılığı olacaktır.”

DÜNYADA BİLİNİR

Dünyanın her yerinde Türk Devrim tarihi 23 Nisan olarak bilinir. Dünyada devrimler sayılırken ‘1920 Türk Devrimi’ denir. Çünkü o tarih, Türkiye’de Devrimci İktidarın kurulduğu tarihtir. Dünya devrim tarihine altın harflerle yazılan 23 Nisan, büyük milletimizin övünç kaynağıdır. Hakkıyla kutlamak ve anmak ise bizim kuşakların görevidir. Tek Adam kitabının ikinci cildinde yazar Aydemir, 23 Nisan için “Biz pek gereği gibi değerlendiremiyoruz sanıyorum” diyor. Bu düşünceye katılmamak elde değil, ‘Ulusal Egemenlik’ düşüncesinin Eskişehir’de bile bazı kesimler tarafından ‘çocuk bayramı’ na indirildiğini görüyoruz. Türkiye geleceği olan çocuklara armağan edilmesi önemli olaydır. Ancak, ‘Ulusal Egemenlik’ kavramı her şeyden önce gelir.

YENİ DEVLET

19 Mayıs tarihinde Samsun’a ayak basan Mustafa Kemal Atatürk, gözünü yeni bir devleti kurmaya dikmişti. Anadolu’ya geçişinin nihai hedefi, yeni bir devlet kurmaktı. Ölü sayılan bir milletten; medeni milletlere eşit bir Türkiye, bir Türk Milleti. Mazlum milletlere kurtuluş yolunu gösteren bir rejim düşünüyordu. O rejim, Türkiye Cumhuriyetidir. Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla, hâkimiyet milletin egemenliğinde toplanmış, Türk milleti kendi kaderini ellerine aldı.

ANKARA’DA MECLİS

İstanbul’un işgali ve 6 Türk askerinin şehit edilmesi her şeyi değiştirdi. Mustafa Kemal Paşa ve çevresi, Ankara’da bir meclis açma fikrinde birleştiler. 23 Nisan 1920 Cuma günü dualarla açılan Meclis, Atatürk’ün İstanbul’dan ayrılırken hedef noktasıydı. Kurulan Meclis, yeni bir devletin ve Cumhuriyetin en büyük adımıydı. Amasya, Sivas, Erzurum kongrelerinin nihai hedefi Ankara’da açılacak Meclis’ti. Şimdi Milli Mücadele artık devlet niteliği kazanmıştı.

İŞBİRLİKÇİLERLE MÜCADELE

İstanbul’un işgalinin ardından açılan meclisin çözmesi gereken zorunluluklar vardı. O dönem Atatürk’ü ve milli mücadele önderlerini en çok zorlayan konular; Damat Ferit Paşa hükümetinin hainliği ve işbirlikçiliği, içeride yükselen ve İstanbul hükümeti tarafından desteklenen isyanlardı. Aynı zamanda Kuvayi Milliye’nin düzenli orduya geçilmesi de önemli bir gündem başlığını oluşturuyordu.

AĞIR ŞARTLARA RAĞMEN

23 Nisan 1920 günü açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde halk iradesi nasıl oluştu? 10 yıllık savaştan yorgun ve bitkin çıkan halk, Mütarekenin ağır şartlarına rağmen milli mücadeleye nasıl atıldı? Bu sorulara verilecek yanıt, bugüne de ışık tutuyor. Yeni Türkiye kurma hedefi İnebolu’dan başladı. Dalga dalga Anadolu’ya yayıldı. Eskişehir mücadelede ve kuruluşta önemli rol oynadı. Şehit verdi ama Cumhuriyet’in kurulmasına giden yolda üzerine düşeni yaptı. Kurulan TBMM’de Eskişehir temsil edildi.