Türk siyaseti önemli bir siyasetçisi olan Hüsamettin’in Cindoruk’u kaybetti. Eskişehir’in gelişmesine katkısı büyüktü. Eskişehir’e önemli katkıları oldu. Cindoruk için, Eskişehir ‘Hanımköy’dü. O dönem Cindoruk Eskişehir milletvekili olarak TBMM başkanlığına uzanırken, yine o dönem Milletvekili adayın olan Cüneyt Arkın, seçilemedi.

Her seçim döneminde seçim bölgelerinde, kimin milletvekili adayı olacağı merak edilir. 1990’lı yıllarda henüz 12 Eylül’ün etkisi devam ediyordu. 12 Eylül’ün liderlerinin üzerinden yasak kalkmıştı. Eskişehir’de Demirel’in partisi Doğru Yol’un kaç milletvekili çıkaracağı, milletvekillerinin kim olacağı merak konusuydu. Herkes DYP’nin birinci sırasını merak ediyordu. Bizde gazetelerimizde tahminler yapıyorduk.

CİNDORUK GELDİ

DYP’nin köprübaşındaki il merkezine 1991 seçimlerine doğru gidilirken, sağ siyasetin etkin isimlerinden Cindoruk geldi. Bizler Cindoruk’un yassı ada mahkemelerinden ve Demirel’in yerine emanetçi konumunda olmasından tanıyorduk. Cindoruk bizi partideki basın toplantısında görünce, “ Hanımköyden aday oluyorum. Kabul ederseniz” dedi. Partide heyecanla karşılandı. Eşi Dilek Cindoruk Eskişehirliydi. DYP’nin seçimden sonra iktidarı görülüyordu. Bu iktidarda Cindoruk’un konumu ne olacaktı? Cindoruk ile birlikte İbrahim Yaşar Dedelek ve Fevzi Yalçın DYP listesinden milletvekili oldular. Cindoruk, seçimden sonra TBMM başkanlığına seçildi.

BÜYÜKŞEHİR OLDUK

Cindoruk ve DYP milletvekillileri “ Eskişehir büyüyecek, büyük şehir olacak” propagandası yapıyorlardı. Cindoruk’un girişimi ve çabası ile Eskişehir Büyükşehir ve Odunpazarı ile Tepebaşı alt belediyeler oldu. Eskişehir’de o dönem hava kirliliği had seviyedeydi. Ardından Eskişehir’e doğalgaz geldi. Eskişehir sanayisi ve kent merkezi ile Türkiye’de doğalgaza geçen birkaç ilden birisi Eskişehir oldu. Bu konuda da ilklerin öncüsü olduk. Sanayiye özel teşvik olanakları sağlandı. Cindoruk’un Eskişehir’e katkıları da oldu. Uluslararası sanat festivaline katkıları oldu. Bizlerde kendisi ile dostluklar kurduk.

MİLLİ POLİTİKALAR

Cindoruk, TBMM de görevini tamamladıktan sonra da Eskişehir ile kurduğu ve geliştirdiği ilişkilerini bozmadı. Kıbrıs da, ayrılıkçı politikalara tavır aldı. Denktaş’ın yanında yer aldı. Kıbrıs’ da Türklerin dışlanması politikalarına karşı durdu. Kıbrıs da Türk devletinin devamına destek verdi. O dönemde KKTC neredeyse, yok oluyordu. KKTC’nin var olmasının önemi bugün daha iyi anlaşılıyor. Türkiye’nin savunması Kıbrıs’tan başlıyor. Cindoruk o dönemde beni bile politikaya sokmak için çaba gösterdi. Zor kurtuldum. Silivri yalanlarında, avukat olarak yerini aldı. Yassıada tecrübelerini, Silivri’ye taşıdı. Dış güçlerin oyunlarını bozdu. Onu Ergenekon davalarında sırtındaki cübbesi ile hatırlayacağız.

ESKİŞEHİR TRENİ

Cindoruk’un Eskişehir ile her konuda emeği ve katkısı var. Onun TBMM başkanlığı döneminde Eskişehir Ekspresi bile vardı. Bu yemek vagonlu özle tren her gün karşılıklı olarak Eskişehir-Haydarpaşa arasında sefer yapardı. Eskişehirliler o dönemde sabah bu tren ile İstanbul’a gider, akşamda geri dönerdi. Eskişehirliler için bu tren, trenden çok Eskişehirlilerin buluşma yeri olmuştu. Kısacası, Cindoruk Eskişehir konusunda üzerine düşeni yaptı. Bir süredir tedavi gördüğünü yakın dostu Orhan Kesikoğlu’ndan biliyorduk. Birkaç kez bizi İstanbul’a da davet etmiştik. Gidemedik. Mekanı cennet olsun. Sevenlerin başı sağ olsun.